ölçüde ile cümle

ölçüde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Malzeme kompozisyonları ve üretim prosesleri önemli ölçüde değişir.Составы материалов и процессы их производства существенно различаются.
Bu nedenle bir fırlatma borusu roketin hızını ve irtifasını önemli ölçüde artırır.Такая высота полёта позволяет значительно увеличить дальность и скорость ракеты.
Hem ticari ilişkiler önemli bir ölçüde gerilemiş hem de siyasi ilişkiler ciddi bir krize girmiştir.Хозяйственные связи неизбежно разрушаются, разворачивается глубокий экономический кризис.
Filyos Çayından balıkçılık sektöründe önemli ölçüde bir işletim vardır.В озере Танганьика ведётся промышленный лов рыбы.
Hırvatistan, Sırbistan ve Bosna-Hersek'e göre sellerden daha az ölçüde etkilendi.Шудрам, женщинам и млеччхам вышеперечисленное запрещалось.
Adalar arasındaki ulaşım büyük ölçüde hava ve deniz yolu ile yapılır.Транспортное сообщение между поселениями осуществляется, в основном, морским и авиационным транспортом.
Intel bugün, Pentium markasından büyük ölçüde çekilmiştir.Функциональность в основном соответствовала Intel Pentium.
Buna karşılık son 75 yıl içinde bu özellik büyük ölçüde değişime uğradı.Таким образом, за ~75 лет ось совершает полный оборот.
Kıtlık ender olmasına rağmen Norveçliler genellikle hatırı sayılır ölçüde kıtlık koşullarında yaşıyorlardı.Норвежцы обычно жили в условиях значительной нехватки продовольствия, хотя голод был редок.
Şimdiki Avrupa kültürüne de büyük ölçüde yön vermiştir.На сегодняшний день Финляндия занимает значительное место в европейской культуре.
Cadde, büyük ölçüde genişletilen ve düzleştirilen Sundukyan Sokağı'nın üstünden geçti.Проспект прошёл по линии прежней улицы Сундукяна, которая была значительно спрямлена и расширена.
Ekonomi büyük ölçüde merkezi olarak düzenlenmişdi ve işleyişi sıkı bir biçimde denetlenmekteydi.Там он находился в тяжёлой коме, его состояние оценивалось как стабильно тяжёлое.
Devletinin topraklarını büyük ölçüde genişletti.В его правление значительно увеличился фонд государственных земель.
Trafik sıkışıklığı önemli ölçüde arttı.Транзитное значение дороги ещё более возрастало.
Okyanusya'ya hiçbir zaman büyük ölçüde yerleşme olmamıştır.Ни разу не покидал Средиземного моря.
Ancak askerlere karşı büyük ölçüde kullanışsızdırlar.Против воинов не эффективен.
Yurt dışında çalışan gurbetçilerden de önemli ölçüde döviz girdisi sağlanmaktadır.Всё большую роль в сфере занятости играют трудовые мигранты из-за рубежа.
Bu çekingenliğinin sonucu olarak Amiral Ingenohl'un itibarı büyük ölçüde zarara uğradı.По воспоминаниям адмирала Грейга, выполнить порученное ему оказалось крайне тяжело.
Çocukken Morrissey büyük ölçüde film, televizyon ve Gene Kelly müzikalleri ile ilgili oldu.Дэвид с детства интересовался кино и телевидением, в особенности — мюзиклами Джина Келли.
Büyük ölçüde kendi kendini yetiştirmişti.А Он ведь увеличил вашу численность.
Aile bireylerinin elinde bulunan şirketin hisseleri de büyük ölçüde bir araya toparlandı.Таким образом, жители одного общинного дома держали все запасы вместе.
Çünkü Rus ordusu mühimmat stoklarını büyük ölçüde tüketmiş durumdadır.Потом у русских, наверное, вышли все боеприпасы.
Cesurca farklı, çılgınca seksi ve inanılmaz ölçüde dans edilebilir ses kaydı, dinleyicileri perçinledi.Смелая, дико сексуальная и сказочно танцевальная запись приковала слушателей.
İşin laboratuvar kısmı da ortaya çıkan görüntüyü önemli ölçüde farklılaştırabilecek niteliktedir.Поведение устройства в том или ином случае может отличаться от описанного здесь.
Bu durum büyük ölçüde 366.Число зверя равно 666.
Bu zaman dilimi boyunca, Sasaniler'in din politikası kraldan krala önemli ölçüde değişiklik gösterdi.В отличие от прошлых лет, на этот раз вассалы Карла гораздо энергичнее откликались на призывы короля.
Bu sahanın içinde nüfusun dağılımı çoğunlukla geniş ölçüde yıldan yıla değişir.Численность популяции из года в год сильно варьируется.
14. yüzyılda veba salgınları nüfusu önemli ölçüde azaltınca kent bir duraklama dönemine girdi.Например, чума в 14 веке привела к значительному сокращению населения.
Manyetik alan her maddeyi belli bir ölçüde etkiler.Магнитными свойствами, выраженными в той или иной степени, обладают все вещества.
"Bütün şeyler belli ölçüde her şeyde bulunurlar."Все, что вы найдете, можно где-то использовать».
Atami'nin ekonomisi büyük ölçüde kaplıca merkezli turizm sektörüne bağlıdır.Мезмай активно развивается как центр горного туризма.
Martin Luther’in görüşleri ve okulu İngiltere’de geniş ölçüde tanındı ve tartışıldı.كانت وجهات نظر المصلح الألماني مارتن لوثر ومدرسته معروفة على نطاق واسع ومُتنازع عليها في إنجلترا.
Grev 25 Şubat günü başlamış ve ertesi gün büyük ölçüde bastırılmıştı.بدأ الإضراب يوم 25 فبراير، وانخفض إلى حد كبير في اليوم التالي.
Tıbbın yanı sıra, kimya, coğrafya ve jeoloji gibi bilimler de özellikle Çin'de büyük ölçüde gelişmiştir.بجانب الطب يوجد علوم مثل الكيمياء والجغرافيا أو الجيولوجيا تقدموا بشكل كبير خاصة في الصين.
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.التكاليف الاقتصادية لالتهاب الكبد C باهظة لكلٍ من الفرد و المجتمع.
Ekonomisi büyük ölçüde çeşitlendirildi ve İzlanda, 1994 yılında Avrupa Ekonomik Alanına dahil oldu.جرى تنويع الاقتصاد إلى حد كبير وتحريره عندما انضمت آيسلندا إلى المنطقة الاقتصادية الأوروبية في 1994.
Cumhuriyet dönemi edebiyatı Türkiye'nin gerçeklerine gittikçe genişleyen ölçüde eğildi.إن أدب فترة الجمهورية قد مال في مقياس يتسع تدريجياً نحو حقائق تركيا.
Buna karşın Krusty Bart'ın yardımlarından büyük ölçüde habersiz kalmış ve Bart'a ilgisiz davranmıştır.ومع ذلك ظل كروسيتى يتجاهل كثيراً من مساعدات بارت وتعامل كأنه لا علاقة له ببارت .
Birleşik Devletler ve NATO, Çekoslovakya'da gelişmekte olan olaylara büyük ölçüde göz yumdu.الولايات المتحدة والناتو تحولت لحد كبير لإهمال تطور الحالة في تشيكوسلوفاكيا.
9 voltluk piller bile karanlık bir odada bu mekanizmayla fark edilebilir ölçüde kıvılcımlanabilir.حتى صغيرة 9 V بطارية يمكن أن تشعل ملحوظ من قبل هذه الآلية في غرفة مظلمة.
Ancak, Swazi geleneklerine belli ölçüde bağlıdır ve mirasçısı seçme yetkisine sahip değildir.ومع ذلك فهو ملزم بدرجة معينة من تقاليد إي سواتيني ولا يملك سلطة اختيار خليفته.
Örneğin tıbbi tarihçiler, eski Mısır ilaçbiliminin büyük ölçüde etkisiz olduğuna inanmaktadırlar.حيث يعتبر المؤرخون أن علم الصيدلة في مصر القديمة على سبيل المثال لم يكن فعالا.
Ekonomi önemli ölçüde dışsal ranttan beslenmektedir; bu yüzden, güçlü bir yerli üretime gereksinim yoktur.يعتمد الاقتصاد على الإيجار للخارج بشكل كبير وبالتالي مامن حاجة لقطاع إنتاجي محلي قوي.
Bir zamanlar Funj krallarına tabi oldular, ancak pozisyonları bağımsız bir ölçüdedir.كانوا في وقت واحد تخضع لملوك فونج، ولكن موقفهم كان في تدبير مستقل.
Bilimlerin sınıflandırılması üzerine çalışmalar ve ilgi de 20. yüzyılın başlarında büyük ölçüde sona ermiştir.وانتهت الأبحاث والاهتمامات بتصنيف العلوم بشكل كبير في بدايات القرن العشرين.
Yanık önleme programları ciddi yanıkların oranını önemli ölçüde azaltmıştır.عملت برامج الوقاية من الحروق على خفض معدلات الحروق الخطيرة بشكل كبير .
Sanal cihazlar, çağdaş ölçü araçlarının geliştirilmesinde geniş ölçüde kullanılır.تستخدم الأجهزة الافتراضية على نحو واسع في تطوير أجهزة قياس حديثة.
Rütbe isimleri de büyük ölçüde değişti.تغيرت أسماء الرتب أيضاً إلى حد كبير.
Dünya üzerinde otomobil üretimi büyük ölçüde artar.وزاد انتاج السيارات في العالم إلى حدٍ كبير.
4 yaşında beste yapmaya başladı ve büyük ölçüde kendi kendini yetiştirdi.والآن وبعد عشر سنوات، كبرت لتصبح جراحةً بنفسها.
Eski sahiplerine gayrimenkul iadesi yoluyla özelleştirme büyük ölçüde 1992 yılında tamamlandı.اكتمل إلى حد كبير من خلال الخصخصة رد العقارية لأصحاب السابق في عام 1992.
Geleneksel dini kurumlar dağıtılınca hiyeroglif yazı bilgisi, büyük ölçüde kayboldu.وفي الوقت الذي تم فيه حل المؤسسات الدينية التقليدية، فُقدت تقريبا المعرفة بالكتابة الهيروغليفية.
Abhazya etnik nüfusu'da 1992-1993 Savaşı'ndan sonra büyük ölçüde değişmeye başladı.سكان أبخازيا ظلوا متنوعيين عرقيا جدا حتى بعد حرب 1992-1993.
Düzenli yapılan haşere mücadelesi yılan tehdidini önemli ölçüde düşürebilir.يمكن لمنظمة مكافحة الآفات أن تحد من خطر الثعابين إلى حد كبير.
Avrupa'nın tümünde süs bitkisi olarak geniş ölçüde yetiştirilmektedir.كان سعر الحبوب ، في جميع أنحاء أوروبا عالية .
Abuja özel olarak planlanmış bir şehirdir ve büyük ölçüde 1980'li yıllarda imar edilmiştir.العاصمة النيجيرية: أبوجا نفسها هي مدينة مخطط لها وتم إنشاءها في الثمانينات من القرن العشرين .
Ejderhanın stili Çin ejderhasından büyük ölçüde etkilenmiştir.جالب حظ الفريق هو التنين الصيني.
Başçavuşun savaşın bir insanı ne ölçüde mahvedebileceğini anlayacak birine ihtiyacı vardır.هو لديه احتياج إلى احدا عارفا بأن Başçavuş سوف يستطيع أن يدمر أى إنسان في الحرب مهما كان .
Sonraki eserlerinde sürekli tekrarlanan delilik ve satranç temaları, bir ölçüde bu romanda da mevcuttur.كما لوحظ في روايات بيكيت الجنون و الشطرنج مكررا بكثره و اللذان ذكرا باستمرار في أعماله بعد ذلك.
Binanın şekli, yüzyıllar boyunca önemli ölçüde değiştirildi.وتم تعديل مبنى الكاتدرائية على نطاق واسع على مر القرون.

İlgili Sayfalar