ölçüde ile cümle

ölçüde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Buna karşın Krusty Bart'ın yardımlarından büyük ölçüde habersiz kalmış ve Bart'a ilgisiz davranmıştır.Pour sa part, Krusty ignore toujours en grande partie l'aide de Bart et le traite avec désintérêt.
Bu pogromlar ayrıca Yahudi sanat ve edebiyatını da önemli ölçüde etkiledi.Ces massacres eurent aussi un impact important sur l'art et la littérature juive.
Bir şeyi kavramak, onu bir ölçüde kavramsallaştırmak demektir.Comprendre quelque chose signifie l’avoir conceptualisée dans une certaine mesure.
Adobe, Flex 2'nin piyasaya sürülmesiyle Flex ürün serisi için lisanslama modelini önemli ölçüde değiştirdi.Avec la sortie de Flex 2, Adobe a complètement modifié sa ligne de produit Flex.
Birleşik Devletler ve NATO, Çekoslovakya'da gelişmekte olan olaylara büyük ölçüde göz yumdu.Les États-Unis et l'OTAN restèrent largement sourds face à l'évolution de la situation en Tchécoslovaquie.
Çalışmaları DNA’nın genlerden oluştuğu varsayımını büyük ölçüde güçlendirdi.Leurs travaux renforcent considérablement l'hypothèse que les gènes sont faits d'ADN.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Ce type de cancer est fortement associé au tabagisme.
SMTP geniş ölçüde 1980 lı yılların başlarında kullanılmaya başlandı.Le SMTP commence à être largement utilisé au début des années 1980.
Doğrusal hızlandırıcılar tıpta da radyoterapi ve radyocerrahi için de geniş ölçüde kullanılır.La médecine utilise des accélérateur pour le radiodiagnostic et la radiothérapie.
Büyük ölçüde olumlu akademik değerlerin bilimsel faaliyetlerinden kaynaklanan itici güç dayanmaktadır.Les valeurs académiques positives sont basées sur la force motrice provenant des activités scientifiques.
Tıp eğitimi ve eğitim büyük ölçüde dünyanın her yerine göre değişir.La formation des médecins varie considérablement à travers le monde.
Plüton'un genel kırmızılığı da 2000 ve 2002 yılları arasında önemli ölçüde artmıştır.La coloration rouge de Pluton a également été substantiellement renforcée entre 2000 et 2002.
Klein büyük ölçüde rahatsız oldu.Mais Klein avait très peur de la prison.
Dizi büyük ölçüde Hank Moody karakteri üzerinde döner.De nombreuses références sont faites à travers le personnage de Hank Moody.
Bu, LFTR yakıt maliyetlerini büyük ölçüde azaltır.Toutefois, cela diminue considérablement son taux de fibres.
Büyük ölçüde göçmen olmayan bir kuş türüdür. ^ BirdLife International (2012).Cette espèce n’est pas considérée comme menacée par BirdLife International (2010).
Bu büyük değişiklik okulun öğrenci sayısının önemli ölçüde azalmasına yol açmıştır.La visée de cette réforme est de passer de l'accès au succès du plus grand nombre d'élèves.
Bu kültürler ülkenin dillerini ve kültürü önemli ölçüde etkiler.Cette influence va significativement modeler leur langue et leur culture.
Kayırma sisteminin ortaya çıkışından itibaren geçen zaman içinde devletin rolü büyük ölçüde değişmiştir.Depuis son ministère le rôle du ministre des Affaires étrangères a changé significativement.
Bu büyük ölçüde ticaretle ilişkili eksikliklerdi.Ça manquait complètement de clients sérieux.
Davranışları son derece kibar, yaşamı da aynı ölçüde sadeydi.S'il était courtisan, il l'était à sa manière.
Petrol sızıntısının etkileri önemli ölçüde harap edici olabilmektedir.Les dégâts causés par des crues peuvent être considérables.
Su ve yiyecek erzakları büyük ölçüde azalmıştı.La qualité et la quantité de nourriture a rapidement diminué.
Bu şeklin büyük ölçüde rağbet görmesi profil şeklinin yapım kolaylığından dolayıdır.La popularité de cette forme est largement due à la facilité de la construction de son profil.
Bu açıklama, aramada daha fazla ilgili kaynağa ulaşmayı önemli ölçüde artıracaktır.Ce mensonge sert à obtenir des moyens de recherche supplémentaires.
Yine de verilen cezalar Sovyetler Birliği standartlarına göre beklenmedik ölçüde hafifti.Cependant, le rayon d'action se révèle insuffisant au regard des exigences des autorités soviétiques.
Oysa Pompeius'un ordusu büyük ölçüde acemi askerlerden oluşuyordu.Néanmoins, l’armée de Pompée se compose principalement de troupes inexpérimentées.
Japan Airlines, Japon kamuoyunun güvenini büyük ölçüde kaybetti.La Japan Airlines en général, souffrit énormément de ce drame.
Sovyetler Birliği’nde de okullarda Rusça öğretim yapılması nedeniyle Nogayca büyük ölçüde geriledi.Le russe est presque parlé dans les mêmes proportions, car il est obligatoire à l'école.
Değerin yüksek olması görüntü kalitesini ciddi ölçüde artıracaktır.Le but étant de signifier à l'utilisateur que la qualité d'image sera fortement dégradée.
Sonuçlar son 20 yıllık süre içerisinde önemli ölçüde değişmiştir.Depuis ces vingt dernières années il semble que les limites extrêmes aient été atteintes.
Bu büyük ölçüdeki mali muameleler haftada bir kez gerçekleştirilecektir.Ces prélèvements auront lieu une fois par semaine.
Önemli ölçüde çift dışı çiftleşme görülür.Mesure du couple terrestre en valeur absolue.
Ticari ölçüde elde edildiği en mühim kaynak mazı meşesidir.Les taux de croissance les plus significatifs sont trouvés dans le secteur commercial.
Fakat, kardeşinin sarayında iyi bir şekilde muamele gördüğüne geniş ölçüde inanılır.Il reste assez effacé à la cour de son frère.
Aralarındaki prestij yarışı büyük ölçüde sona erdi.Une course pour la suprématie commença entre ces grandes puissances.
Cyptokokkal menenjitte intrakraniyel basınç (kafa içi basıncı) önemli ölçüde yükselmiştir.La prise de la pression intra-crânienne montre des niveaux élevés.
Böyle bir kalkınma, siyasi gücün geniş ölçüde iktisadi güce tabi kılınması yüzünden demokratik de değildir."C'est très désagréable quand ce genre de force politique arrive au pouvoir ».
Savaş dönemi boyunca hasıla gerilemesine rağmen tasarruf düzeyi önemli ölçüde artmıştır.Heureusement, à travers toutes les guerres, le Thê Miêu a été remarquablement épargné.
Çok yakıtlı motorların akustik ve sismik izleri birbiriyle kıyaslanabilecek ölçüdedir.Les signatures acoustiques et sismiques des moteurs polycarburants sont comparables.
Modern Öncesi Tarih Japonya'nın erken dönem hukukunun ciddi ölçüde Çin hukukundan etkilendiği düşünülmektedir.Le droit médiéval japonais semble avoir été fortement influencé par le droit chinois.
Böylece Avrupa'da 1990 öncesinin askeri, ekonomik ve siyasi kutuplaşması önemli ölçüde ortadan kalkmıştır.Au début du mois d'octobre, la situation politique et militaire en Europe avait énormément changé.
Ve kendilerini büyük ölçüde geliştirme imkanı buldular.Ils ont atteint un niveau de développement élevé.
Niksar’da büyük ölçüde kavak üreticiliği de yapılmaktadır.On trouve aussi en Alsace une petite production de vin de glace.
Ağızlığın biçimi ve büyüklüğü, ses niteliğini büyük ölçüde etkiler.La taille et la forme de la cloche peuvent affecter le son de la cymbale au complet.
Son 30 yıl içinde sürekli göç olması nedeniyle nüfus büyük ölçüde azalmıştır.La population totale est relativement stable depuis 30 ans.
Savaş sonucunda Gazze Şeridi'nin kontrolü büyük ölçüde Hamas'a geçti.La participation des femmes au sport est limitée depuis que le Hamas a pris le contrôle de la bande de Gaza.
Büyük Vatanseverlik Savaşı sonrasında ülkenin eğitim sistemi önemli ölçüde genişledi.Después de la Gran Guerra Patriótica, el sistema educativo del país se amplió considerablemente.
Bosch, başından beri büyük ölçüde mesleki eğitimi teşvik konusunda endişeliydi.Desde el principio, Bosch estaba muy preocupado por la promoción de la formación profesional.
Şu an geliştirimi büyük ölçüde Matthias Strubel tarafından yapılmakta.Su desarrollo se mantiene en gran parte por Matthias Strubel.
Bu bitkinin tıbbi kullanımı aslında geniş ölçüde bilinememekte ve kullanılamamaktadır.Los usos medicinales de esta planta no son ampliamente conocidos o usados.
1920 ve 1930'lu yılların başlarında RAN'ın boyutu büyük ölçüde azaltıldı.Durante la década de 1920 y principios de 1930, el tamaño de la RAN se redujo drásticamente.
Onun korkusuzca geleneklere karşı çıkması büyük ölçüde filozof Paul Feyerabend tarafından takdir edildi.Su firme iconoclasia fue muy admirada por el filósofo Paul Feyerabend.
Örneğin tıbbi tarihçiler, eski Mısır ilaçbiliminin büyük ölçüde etkisiz olduğuna inanmaktadırlar.Sin embargo, los historiadores médicos creen que la farmacología egipcia antigua no era efectiva.
Güney Avustralya ekonomisi diğer Avustralya eyaletlerinden daha fazla ölçüde ihracata dayanmaktadır.La economía de Australia Meridional se apoya más que la de ningún otro estado en la exportación.
Petrol sızıntısının etkileri önemli ölçüde harap edici olabilmektedir.Los derrames de petróleo pueden tener efectos devastadores.
Type 59 ve onun varisi Type 69'u geniş ölçüde ihraç etmektedir, 100lerce satmaktadır.Este carro y su sucesor el Tipo 69, fue profusamente exportado, con miles vendidos.
Gökyüzü gün içinde büyük ölçüde değişir ve bunun yannında ana sebebi farklılıklara sebep olur.La intensidad del cielo varía mucho a lo largo del día y la causa principal también difiere.
Binanın şekli, yüzyıllar boyunca önemli ölçüde değiştirildi.El edificio ha sido significativamente alterado a lo largo de los siglos.
Bu pogromlar ayrıca Yahudi sanat ve edebiyatını da önemli ölçüde etkiledi.También tuvo un impacto importante sobre el arte y la literatura judía.

İlgili Sayfalar