ölçü ile cümle
ölçü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Zwicky, gökada araştırmaları ve katalog üretimi için önemli ölçüde zaman ayırmıştır.Zwicky devotou em um tempo considerável na procura de galáxias e na produção de catálogos.
Nero'nun saltanatında aureus'un ölçüsü pound'un 1/45'ine düşürüldü.Durante o reinado de Nero, o peso do áureo foi reduzido para 1/45 da libra.
Vücut ölçüleri önemli değişiklikler gösterir.Seu corpo parece ter alterações mínimas.
Okur yazarlık büyük ölçüde gelişti ve standart bir edebi dil ortaya çıkarıldı.A alfabetização aumentou e uma língua padrão foi introduzida.
Fiziksel teori bir veya birden fazla çeşitli ölçülebilir nicelikler arasındaki ilişkiyi içerir.Uma teoria física envolve uma ou mais relações entre as várias grandezas físicas.
Daha büyük cisimlerin kuantum kütleleri direkt olarak watt dengesi yöntemi kullanılarak ölçülebilir.A massa quântica de objetos maiores pode ser diretamente medida pela balança de Watt.
Bu ölçüm dışı analizin sonucu Leibniz’in matematiksel muhakemesinin gecikmiş bir intikamı olarak görülebilir.A análise não-padrão resultante pode ser vista como uma vindicação tardia do raciocínio matemático de Leibniz.
Aynı zamanda gök ölçümü sonuçları, galaksideki karanlık maddenin dağılımını belirlemede kullanılıyor.Resultados astronômicos também são usados para medir a distribuição de matéria escura na galáxia.
Her iki durumda da çözüm, ölçümü düzeltmek için fazladan şartların kullanılmasıdır.A resolução em ambos os casos é usar condições extras para fixar um instrumento de medição.
Güneş'in yarıçapı merkezinden ışık küresinin (fotosfer) kenarına kadar ölçülür.O raio do Sol é medido do centro solar até o limite da fotosfera.
Tıp eğitimi ve eğitim büyük ölçüde dünyanın her yerine göre değişir.A estrutura da educação médica varia consideravelmente em todo o mundo.
Zamanla Claudius tarihçilerin anlatıları dışında büyük ölçüde unutuldu.À medida que passou o tempo, Cláudio foi praticamente esquecido fora dos relatos históricos.
Proxima Centauri b'nin görünür yörünge eğikliği daha ölçülememiştir.A inclinação aparente da órbita de Proxima b ainda não foi medida.
Amerika'nın önde gelen kriptologlarından William Friedman Poe'dan oldukça önemli ölçüde etkilenmiştir.William Friedman, um dos principais criptologistas da América, foi profundamente influenciado por Poe.
Varsağı: 8 li hece ölçüsü ile söylenir.O nome ficaria: 3-oxapentano.
Herzen, Belinsky ve Feuerbach fikirlerini büyük ölçüde etkilemiştir.Suas ideias foram influenciadas por Herzen, Belinsky e Feuerbach.
Depremler sismograf ile ölçülür.Os terremotos são medidos através de observações de sismógrafos.
Tıbbi kuruluş tarafından büyük ölçüde dışlandı.O número é considerado muito alto pelo Ministério da Saúde.
Ölçüm yapılacak kişinin kolundaki atardamar el yardımıyla bulunur.A ajuda dada a ele pela Mércia deve ser reconhecida.
Büyük ölçüde kendi kendini yetiştirmişti.Depois, aumentavam de tamanho por si próprios.
Billboard Hot 100 listesi ABD'de bir şarkının popülaritesinin ölçüldüğü standarttır.A Billboard Hot 100 ainda é o padrão pelo qual a popularidade de uma canção é medida nos Estados Unidos.
TNT eşdeğeri, patlamalarda salınan enerjinin miktarının ölçülmesinde kullanılan bir birimdir.O equivalente em TNT é um método de quantificação da energia libertada em explosões.
Bu eğiklik oldukça küçüktür ve ölçülmesi çok zordur.O efeito é muito pequeno e de difícil mensuração.
Ne var ki bu ölçüt, günümüzün değişken ekonomik yapısıyla pek uyumlu değildir.Um tema semelhante é a insatisfação com o próprio mundo moderno.
1143–1180) sarayı önemli ölçüde geliştirmiştir.1143–1180) — assegurou-lhe sua ascensão.
Fonemler ses ölçü birimlerinden farklıdır.Os sistemas diferem no tamanho das unidades de fala armazenada.
Genom boyutu türler arasında büyük ölçüde değişir.Variando de tamanho entre as espécies.
165.000 km²'lik yüz ölçümü ile Güney Amerika'nın en küçük ülkesidir.Com pouco menos de 165.000 quilômetros quadrados, é o menor país da América do Sul.
Güneş sistemindeki gezegenlerin dönüş oranı ilk olarak görsel takip cihazlarıyla ölçülmüştür.A taxa de rotação dos planetas no sistema solar foi medida pela primeira vez rastreando recursos visuais.
Bu da onları içinde bulundukları ortam için çok hassas ölçücü yapar.Isso também os torna sensíveis em seus ambientes.
Abhazya etnik nüfusu'da 1992-1993 Savaşı'ndan sonra büyük ölçüde değişmeye başladı.A população da Abecásia permanece etnicamente muito diversificada, mesmo depois da Guerra 1992-1993.
Atom saati icadının öncülüğüyle bu mevcut zamanın ölçümde en güvenilir kaynak oldu .Antes da invenção relógio atômico, esta era a maneira mais precisa para medir o tempo.
ABD de ise hala eski İngiliz ölçü sistemi kullanılır.O sistema educacional foi baseado no antigo sistema educacional britânico.
Böylece de filmde onların geçmişlerini büyük ölçüde iç içe geçirmişler" dedi.Ele depois colocou em sua lista de "Grandes Filmes".
Astronomlar, gök ölçümü tekniklerini Dünya’ya yakın cisimleri izlemek için kullanıyorlar.Astrônomos usam técnicas astrométricas para rastrear Objetos Próximos da Terra.
Bu kitabın büyük ölçüde revize edilmiş ve genişletilmiş baskısı 1977 yılında yayınlandı.Uma terceira edição, maior e significantemente revisada, foi lançada em 1977.
Bu ölçülerle orta boy bir höyük olarak görülmektedir.Acima deste limite, considera-se alta montanha.
Togo sahip olduğu 56.785 km2 yüz ölçümü ile Afrika kıtası standartlarına göre küçük bir ülke konumundadır.O Togo é um país de 56.785 km² localizado na África Ocidental, sendo uma pequena nação subsaariana.
Oyun birçok ödül kazanırken kendi türünden gelecek oyunlarda önemli ölçüde bir etkisi olmuştur.O jogo ganhou múltiplos prêmios e deu um impacto significante nos jogos futuros em seu gênero.
Bu da ölçümdeki insan hatasını ortadan kaldırır ve yüksek örnek verimliliği sağlar.Isto elimina o erro humano e assegura o alto rendimento da amostra.
İngiliz ölçü birimleriGrão inglês Unidades de massa
1964'teki 12. Genel Ağırlık ve Ölçü Birimleri Konferansı'nda kabul edilmiştir.O prefixo foi adotado em 1964 pela décima segunda Conférence Générale des Poids et Mesures.
Kuantum durumu sistemde gerçekleşen her türlü ölçümün sonucunu belirler.O estado quântico determina a probabilidade das respostas de qualquer medição realizada no sistema.
İlde ölçülen en yüksek sıcaklık 42,5 °C'dir (31 Temmuz 2000).O recorde máximo de temperatura é de 36,5°C. em 31 de julho de 2000.
Gelişmeler ölçülmüyor olabilir.O aumento pode ser desigual.
Lityum aslında T Tauri yıldızlarında ölçülür.É o protótipo das estrelas T Tauri.
En yakın açık yıldız kümelerinin uzaklıkları bir ya da iki metodla direkt olarak ölçülebilir.Pode-se medir diretamente a distância dos aglomerados abertos mais próximos mediante vários métodos.
Ağustos ayında göl büyük ölçüde kurur.Em agosto, a média subiu.
Sonuç olarak, onların az ölçüde farklı göreceli hızları onları galaksi boyunca görülebilir yapmıştır.Finalmente, as suas diferentes velocidades relativas farão que se disseminem por toda a galáxia.
Saniye başına komut (IPS) bilgisayar işlemcisinin hızının bir ölçüsüdür.Instruções por segundo (IPS) é uma medida da velocidade do processador de um computador.
Herhangi bir eksende fırılları ölçülürse, sonuç her zaman birbirlerinin tersi olur.Lembrando que os efeitos relativísticos são sempre atribuídos ao outro.
Fakat gözlem ve ölçümlerin bilimsel yasaları aydınlatmaktan başka amaçlar için yapıldığı görülmektedir.Mas suas observações e medições eram feitas por propósito em vez de de ser pelas leis da ciência.
Hizmetkârlarını çok çalıştırır, ölçüsüz davranırdı.Os criados achavam-na dura e difícil de servir.
Watt olarak ölçülür ve P harfi ile gösterilir.UP contém P e está contida em NP.
Şimdiki Avrupa kültürüne de büyük ölçüde yön vermiştir.Porém atualmente também estão sendo inseridos elementos da cultura européia.
En basit ısı ölçü birimi, bir kilogram buzu eritmek için gerekli ısı miktarıdır.1 Ct é a quantidade de calor necessária para derreter um centímetro cúbico de gelo.
Karasal ölçümler üst limitini şart koydu.Nós esticamos nosso cronograma até os limites absolutos.
Seax-Vika, büyük ölçüde tarihsel anglo-sakson paganizminden esinlenerek ortaya çıkmış bir Vikan geleneğidir.Seax-Wicca é uma tradição da Wicca, extremamente inspirada no paganismo Anglo-Saxão.
Önümüzdeki on yılda yapılacak ölçümlerin bu konuya açıklık getireceğini beklemektedirler.Ele esperava que mais observações esclarecessem a questão nos meses seguintes.
Tümülüs dikkatli, ölçülerek ve sıkça kontrol edilerek ve ustalıkla yapılmıştır.Tudo é devidamente absorvido, controlado e classificado.