ölçü ile cümle

ölçü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Devlet, kayda değer hükümet harcamalarıyla ekonomiyi bir ölçüde kontrol eder.وتسيطر الدولة على جزء من الاقتصاد، ويد الإنفاق الحكومي كبيراً.
Trafik sıkışıklığı önemli ölçüde arttı.وتزايد المشاكل الحدودية بشكل ملحوظ.
Abbasiler döneminde seci denen ölçülü, uyaklı düzyazı yapıtları da hızla çoğaldı.وتم العثور على نفس أنماط نشاط الدماغ التي تحدث أثناء النوم بشكل أسرع.
Bu olay neticesinde devletin gücü önemli ölçüde sarsıldı.منذ عام 1996 ، انخفضت قوة الكيانات المتعلقة بحكومة الولاية بشكل ملحوظ .
Çatalca ilçesinde önemli ölçüde hayvansal gıda üretilir.تعتمد آكلات الحشرات على الغذاء الحيواني اعتماداً أساسياً.
Konteyner boyutları ISO 6346 standartıyla belirlenmiş çeşitli farklı ölçülerde olabilmektedir.العديد من الهياكل الرئيسية تميز سطح 243 إيدا.
Ancak, ölçülen yoğunlukları etkiye neden olamayacak kadar küçüktür.هذا لا يعني أن الأطفال ثقيلي الوزن أقل مدعاة للقلق.
Bu serumlar Hindistan'da büyük ölçüde mevcuttur.لا تزال هذه البذور شائعة الاستخدام في الهند.
Ancak, benzer bir süreçte akıntının yarattığı voltaj İngiliz Kanalı’nda 1851’de ölçülmüştür.ومع ذلك، فقد تمّ قياس الجهد الناجم عن حركات المد والجزر في القنال الإنجليزي عام 1851من خلال عملية مشابهة.
Mil bir mesafe ölçüm birimidir.وحدة قياس المسافة هي البعد.
Bu etki elektrik üretiminde, sıcaklık ölçümünde veya maddenin sıcaklıklığını değiştirmek için kullanılabilir.يستخدم هذا القياس في تحديد درجة حرارة الجسم المشع، أو بالأغلب درجة حرارة سطحه.
Kıtlık ender olmasına rağmen Norveçliler genellikle hatırı sayılır ölçüde kıtlık koşullarında yaşıyorlardı.ولكن حتى في ظل ظروف أكثر استقرارًا، يستمر الجوع في بعض الدول.
Çalışan yazılım ilerlemenin birincil ölçüsüdür.البرمجيات الصالحة للاستعمال هي المقياس الرئيسي للتقدم.
Bagan'dan sonra sadece daha çok küçük ölçüde Gu tarzı tapınaklar inşa edilmiştir.لم يتم بناء سوى معابد أصغر بكثير وفقًا لنمط غو بعد باجان.
19. yüzyılda yüz ölçümünün yaklaşık 20.020 km2 olduğu bilinmektedir.بلغت مساحتها في القرن التاسع عشر حوالي 4220 كم2.
Bayrak ölçüsü 1:2'dir.مقياسه يُعادل 2:1.
Tabloda figürler normal insan ölçülerinden çok farklı resmedilmiştir.لا علاقة لقياساتها في الرسم بقياساتها الحقيقية على الطبيعة.
Böylece, bir ölçüm aracı olmasa da, yetiyitiminin derecesini değerlendirmeyi sağlar.كنتيجة لذلك، لا يجب أخذ مستوى المعيشة كمقياس لمستوى السعادة.
Franklin'in bazı durumlarda hakkındaki hikâye değiştiği için, suçu tam ölçüde belirsizdir.ونظرا لأن فرانكلين قد غير مرارا إعترافاته ، فإنه من المحتمل أن المحققين لم يحددوا المدى الكامل لجرائمه.
Patates bitkisi Ev ortamında ekimi Farklı ölçülerde Farklı türlerde pek çok patates vardır.إنتاجية الدجاج البياض تحت ظروف مساكن مختلفة .
Japon şiiri hece ölçüsünden ziyade niceliğe bakar.تُحدِّد التّقاليد اليابانيَّة بشكلٍ صارم شكل هذه الحلوى.
Nem ölçümlerinde mutlak nem, bağıl nem ve spesifik nem hesaplanır.ولكن بالنسبة لهم، كون كلماتها بلا معنى وغير متصلة وغير محسوبة على الإطلاق.
"Sister City" büyük ölçüde Chavez ve onun sosyalist ideolojisini olumsuz bir bakış açısıyla tasvir eder."Sister City" retrata Chávez e sua ideologia socialista de um ponto de vista negativo.
1983 - Uzunluk ölçüsü metre, ışık hızı üzerinden yeniden tanımlandı ama uzunluğu yine aynı kaldı.1983 - metro redefinido em termos da velocidade da luz, mas mantém o mesmo tamanho.
Geleneksel Burma ölçüm birimleri Burma’da kullanılır.As tradicionais Unidades de Medida Birmanesas são usados ainda em Burma (Myanmar).
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.O impacto económico da hepatite C é bastante significativo, quer a nível individual, quer a nível social.
Hulse-Taylor sistemi ölçümleri otuz seneden fazla bir süreden beri yapılmaktadır.As medidas no sistema Hulse-Taylor foram realizadas há mais de 30 anos.
Croc 2'deki oynayış, önceki oyunuyla önemli ölçüde değişmiştir.A jogabilidade em Croc 2 tem avançado consideravelmente em relação ao jogo anterior.
Bu zamana kadar birçok çift yıldız ölçüldü ve kataloglandı.Desde então, várias outras estrelas duplas foram catalogadas e medidas.
Bazı araştırmalar ortaya koymaktadır ki mutluluklar verimli bir şekilde ölçülebilir.Alguns estudos sugerem que a felicidade pode ser de facto quantificada.
O zamanlar gözüme çok gülünç görünmüştü, ki bugün de aynı ölçüde gülünç görünüyor.Parecia ridículo para mim naquela época e parece muito pior hoje.
Çin'in ekonomik reformları, bankacılık sisteminin ekonomik rolünü büyük ölçüde artırdı.As reformas econômicas aumentaram grandemente o papel econômico do sistema bancário.
İktisadi verimlilik büyük ölçüde pozitif niteliklidir ve "pastanın büyüklüğü" ile ilgilenir.A eficiência econômica é grandemente positiva e lida com o "tamanho do bolo".
Ticaret bu dönemde önemli ölçüde arttı, bu nedenle yılda 400,000 nomismata katkıda bulundu.Durante este período, o comércio cresceu exponencialmente, contribuindo com 400 000 nomismas anuais.
Komünist dönemde, endüstriyel gelişme büyük ölçüde hızlanmıştır.Durante a era comunista, o desenvolvimento industrial acelerou significativamente.
Bu birçok ölçüm daha sonra o zaman anında sistemin durumunu üretmek için matematiksel olarak birleştirilir.Essas múltiplas medições são combinadas matematicamente para gerar o estado no sistema naquele instante.
Japonya bu ölçütlerin bazılarından yavaş yavaş uzaklaşmaya başlamıştır.Recentemente, o Japão começou a gradativamente se distanciar de algumas dessas normas.
Büyük Vatanseverlik Savaşı sonrasında ülkenin eğitim sistemi önemli ölçüde genişledi.No rescaldo da Grande Guerra Patriótica do sistema educacional do país expandiu-se dramaticamente.
Şarkı büyük ölçüde gitarist Dave Murray tarafından yazılmıştır.A canção foi escrita em grande parte pelo guitarrista Dave Murray.
Depolama hafızasının ve RAM'in boyutu büyük ölçüde değişiklik gösterebilir.Tamanho da memória de armazenamento e memória RAM pode variar significativamente.
Bazı köprüler, giriş rampasının başından çıkış rampasının sonuna kadar ölçülür.Algumas pontes são medidas desde o início da rampa de entrada até ao fim da saída.
1600 - San Marino'da geçerliliği halen büyük ölçüde devam eden Anayasa kabul edildi.1600 - San Marino adota sua constituição, utilizada até hoje.
Bunun yerine, kendilerine ölçünlü ödeme yapılıyor ve devletçe belirlenmiş bir süreliğine işe alınıyorlardı.Pelo contrário, agora recebiam um pagamento fixo, e eram empregues pelo Estado por uma duração determinada.
Davranışlardaki ölçü de etkili olabilmektedir.Algumas medidas comportamentais também podem ser eficazes.
Plüton'un genel kırmızılığı da 2000 ve 2002 yılları arasında önemli ölçüde artmıştır.A vermelhidão geral de Plutão também aumentou consideravelmente, entre 2000 e 2002.
Görünümlerden/masivadan (appearances) uzaklaşıldığı ölçüde "Benliğin Lütfu" artar.Nãnã purãga yaú arama yawẽtu asuí purãga mĩgaú arama yuiri.
Metrik dönüşüm fonksiyonu: Metrik birimler ve başka bir ölçüm birimi arasındaki dönüştürme.Alarme Função de conversão de métrica: realiza conversão entre unidades métricas e outras unidades de medida.
Uzay zaman geometrisi dilinde Minkowski metriği ile ölçülmez.Na linguagem da geometria do espaço-tempo, ela não é medida pela métrica de Minkowski.
Ekonomi büyük ölçüde merkezi olarak düzenlenmişdi ve işleyişi sıkı bir biçimde denetlenmekteydi.Grande parte da economia estava organizada a nível central e era estritamente controlada.
1899 yılında katı gövde üzerindeki radyasyon basıncını ölçümleyen ilk kişi oldu.Foi o primeiro a medir a pressão da luz sobre um corpo sólido em 1899.
Düzgün beşgenler, her bir kenar uzunluğu ve her bir iç açısının ölçüsü birbirine eşit olan beşgenlerdir.São cinco as vogais nasais, também longas e curtas: /ĩ ẽ ã õ ũ/; /ĩː ẽː ãː õː ũː/.
Modern işlemci mimarileri üzerinde daha ayrıntılı performans ölçümleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.Medidas de desempenho mais detalhadas sobre arquiteturas de processadores modernos são dados na tabela abaixo.
Bu sayıların irrasyonalite ölçüsü nedir?Mas que Irracionais fazem essa diferença?
Klein büyük ölçüde rahatsız oldu.Klein foi muito ofendido.
Örneğin tıbbi tarihçiler, eski Mısır ilaçbiliminin büyük ölçüde etkisiz olduğuna inanmaktadırlar.Historiadores médicos acreditam que a farmacologia do Antigo Egito, por exemplo, era na maior parte ineficaz.
Bir boyutlu cisimlerde tek ölçü vardır: uzunluk.As linhas têm uma única dimensão; o comprimento.
Tipik olarak bu tarz ölçüm sadece yakın yıldızlar için geçerlidir, örneğin 10 parsel içinde.Tipicamente, este método pode ser utilizado apenas em estrelas próximas, geralmente a menos de 10 parsecs.
Ölçü kuramının bir sonucu olan önerme Émile Borel ve Francesco Paolo Cantelli'ye adanmıştır.É nomeado em referência a Émile Borel e Francesco Paolo Cantelli.
Sonra, güncelleme fazında, kamyonun pozisyonunun bir ölçümü GPS biriminden alınır.Depois, na fase de atualização, a medição da posição do carro é obtida do GPS.
Daha sonra, termometrenin icadından sonra, hassas sıcaklık ölçülebildi.Mais tarde, após a invenção do termômetro, a propriedade temperatura pôde ser quantificada.

İlgili Sayfalar