ölçü ile cümle

ölçü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sarsıntının büyüklüğü Richter ölçüsüne göre 7,6 idi.La devastazione fu grande, dato che la magnitudo in scala Richter fu valutata del grado 6.7.
Türküler hece ölçüsünün her kalıbıyla söylenir.Il riff può essere udito dopo ogni ritornello.
Bu da onları içinde bulundukları ortam için çok hassas ölçücü yapar.Sono abilissimi nel mimetizzarsi completamente nell'ambiente in cui si trovano.
Radyoaktif atıklar değişik ölçütler çerçevesinde sınıflandırılmaktadırlar.Le cause delle emissioni di raggi X sono identificabili in una combinazione di diversi meccanismi.
Zamanlamanın karmaşıklığı proje yönetimi aracının nasıl kullanıldığına bağlı olarak büyük ölçüde değişebilir.La lunghezza della catena poteva variare a seconda di quanto si voleva enfatizzare l'uso descritto.
Bu zamanlar, Valar Yılları ile ölçülmüştür.Il tempo viene ancora computato in Anni dei Valar.
Cihaz, % 2'lik veya daha üstün bir ışık ölçümü keskinliğinde saniyede 100,000'e yakın ölçüm yapabiliyordu.Era capace di condurre fino a 100000 misurazioni al secondo con un'accuratezza del 2% o maggiore.
Fakat, bu anormallikler, teşhis aracı olarak kullanılabilmeyi sağlayacak ölçüde hassas değildir.Queste ultime caratteristiche sono tuttavia difficilmente utilizzabili come strumenti diagnostici.
Buna karşın "Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu" müdürlüğüne atandı.Il tutto avviene sotto la sorveglianza dell'ufficio internazionale dei pesi e delle misure.
Kurgusallığının yanı sıra büyük ölçüde kendisinin savaş sırasında edindiği deneyimlerle yazılmıştır.Fu sempre legato alle persone che aveva conosciuto durante l'esperienza della Resistenza.
Merkez bölgesi hem yüz ölçümü hem de nüfus açısından ülkenin en büyük bölgesi konumundadır.È sicuramente la frazione più importante del paese sia per numero abitanti che per estensione del territorio.
Bu sayede görüntü kalitesi üst seviyeye ulaşacak ve büyük ölçüde performans artışı sağlancaktır.Questo avrebbe diminuito la superficie frontale del modello aumentandone le prestazioni in velocità massima.
Zekâ standardize edilmiş bu zekâ testleri ile ölçülür.Viene determinato in sede di prova normalizzata.
Dinamometrede ölçülen değerler, Newton birimiyle (N) gösterilir.La misura del dinamometro è il newton.
Bununla birlikte belirli ölçüde doğrulanabilen açıklamalarına sıklıkla başvurulur.Per le ragioni appena descritte, è spesso paragonato a Reasonable Doubt.
"Kaydırılan ölçek" yöntemi, büyük ölçüde eleştirilmiş olmasına rağmen, hala geniş çapta öğretilmektedir.La sua teoria, seppur modificata leggermente, è ancora largamente accettata nella comunità scientifica.
Burada amaç yeni evli çiftlere destek vererek onların Bir ölçüde rahat etmelerini sağlamaktadır.I due promessi sposi, però, la rassicurano con facilità.
Ürünler büyük ölçüde aynıydı.Erano dimensionalmente identiche.
Rütbe büyük ölçüde fahri Amiral Donanması gibi diğer ülkelerde eşdeğer olarak kabul edilebilir.Può essere considerato come l'equivalente del grado di generale e ammiraglio nelle altre nazioni.
Bir ölçüde söylediklerine katılıyorum.В какой-то степени я согласен с тем, что ты говоришь.
Başarı illa kazanılan para ile ölçülecek diye bir şey yoktur.Успех не обязательно должен измеряться деньгами.
Everest'in yüksekliği yeniden ölçülecek.Высоту Эвереста повторно измерят.
Uzaktan eğitimin kazanımları ve kayıpları nasıl ölçülecek?Как будут измеряться выгоды и потери дистанционного образования?
Yabancı uyruklu öğretmenlerin Türkçe yeterlilikleri ölçülecek.Будет проведена оценка уровня владения турецким языком иностранными учителями.
( Olgun kişi sözlerinde dikkatli, yiyip içtiklerindeyse ölçülüdür. )Коран разрешает людям есть и пить, но предостерегает от расточительства.
Ayrıca, İsrail'den gelen turist sayısı önemli ölçüde artmıştır - % 55 oranında.Существенно возросло также количество посетителей из Израиля — на 55 %.
Gözlem, laboratuvar ölçümleri ve modelleme atmosfer kimyasında üç temel öğedir.Наблюдение, лабораторные измерения и моделирование являются тремя центральными элементами в химии атмосферы.
Aynı şekilde idrar yolları da genişletilerek, uygun ölçüde kısaltılır.Он говорит короткую речь и желает им доброго пути.
Dağlar ve kum yuvaları konusunda ölçüm ve hesapları bulunmaktadır.К горам с востока и запада подступают непроходимые леса и болота.
Şayet akım ölçülüyorsa (ampermetre), ölçü aleti devreye seri olarak girmelidir.Если основа заканчивается на 여 (ё), он сливается с 어 (о) в 여 (ё): 켜다 (кхёда) → 켜 (кхё).
Çeşitli ülkelerde taraflı medyanın tanımı ve derecesi büyük ölçüde tartışmalıdır.Направление и степень предвзятости СМИ в различных странах широко оспаривается.
Artık kendi ölçütlerinin neler olduğunu bilemeden, kendi kendisiyle çelişir hale gelmiştir.Когда было освящение его — сведений нет; но, надо полагать, освящение его совершено одновременно с каменным.
O’na göre 'İnsan her şeyin ölçüsüdür'.«Человек есть мера всех вещей».
Büyük ölçüde Slovak hükümeti tarafından finanse edildi.Сумма решается словацким правительством.
Medyan da bir güçlü ölçüdür. .I степень медали является её высшей степенью.
Güney Avustralya ekonomisi diğer Avustralya eyaletlerinden daha fazla ölçüde ihracata dayanmaktadır.Экономика Южной Австралии сориентирована на экспорт больше, чем экономика любого другого австралийского штата.
Bir saldırının saldırganın hedeflerine ne ölçüde ulaşmasını sağladığı da saldırganın tercihlerini etkiler.Степень, в которой атака удовлетворяет целям атакующего также влияет на его выбор.
Ancak demiryolu endüstrisi ve diğer ağır sanayi tesisleri büyük ölçüde kaldırılmıştır.Железные дороги и крупную промышленность следует отдать самим рабочим.
Leo II'nin büyük ölçüde metal-fakir yaşlı yıldızlardan oluştuğu bulundu.Лев II состоит в основном из бедных металлом старых звёзд.
Ölçüsü 2 / 4 tür.Его размер — 2/4.
Japonya bu ölçütlerin bazılarından yavaş yavaş uzaklaşmaya başlamıştır.В последнее время Япония несколько отошла от этих норм.
Bu ABD'de ölçülmüş en yüksek sıcaklık derecesi olmuştur.Здесь отмечена одна из самых высоких среднесуточных температур в США.
Çalışan yazılım ilerlemenin birincil ölçüsüdür.Работающий продукт — основной показатель прогресса.
1143–1180) sarayı önemli ölçüde geliştirmiştir.1143—1180) водрузил на вершину колонны крест.
Güneş sistemindeki gezegenlerin dönüş oranı ilk olarak görsel takip cihazlarıyla ölçülmüştür.Скорость вращения планет Солнечной системы была впервые измерена путём визуального наблюдения.
Şah’ın Sufiler’de yaptığının değeri ölçülemez.”Ценность того, что он сделал в „Суфиях“ — неизмерима».
Bu ölçümler ise sekiz saate kadar uzayabiliyordu.Этот режим мог длиться до 8 часов.
Eğer ciddiyseniz albümünü kıyaslayacağınız ölçüt budur."Если вы ищете правду о человеке, обращайтесь к искусству!»
Sonuç olarak, onların az ölçüde farklı göreceli hızları onları galaksi boyunca görülebilir yapmıştır.В конце концов, из-за небольших различий в своих скоростях они рассредоточатся по Галактике.
Çikatilo bir öğretmen olarak büyük ölçüde etkisiz oldu.Как педагог, он был незаменим.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Путь к совершенной радости.
Uluslararası ölçü, saat ve takvime geçilmesi, 1925-1931.Введение международной системы времени, календаря и мер измерения (1925—1931 годы).
Ölçüm BirimleriЕдиницы измерения
GTAW sisteminde tercih edilecek polarite; büyük ölçüde kaynakyapılacak olan metal türüne bağlıdır.Предпочтительная полярность источника для GTAW зависит в значительной степени от типа свариваемого металла.
Bunlar, prososyal davranış ölçümleridir.Это уровень сенсомоторного поведения.
Gölün bu ismi, hemen kıyısındaki Tiberya şehrinden ötürüdür. ^ ölçülmüştür.Название озера связывают с потерей (гл. калм. төөрх — терять) жеребят (сущ. калм. уңһн).
En yakın açık yıldız kümelerinin uzaklıkları bir ya da iki metodla direkt olarak ölçülebilir.Расстояния до наиболее близких к нам скоплений можно измерить прямо одним из двух способов.
Bu büyük değişiklik okulun öğrenci sayısının önemli ölçüde azalmasına yol açmıştır.Всё вышеперечисленное вызвало существенное сокращение приёма студентов.
Rüzgâr hızı anemometre ile ölçülür.Скорость ветра определяется с помощью анемометра.
Buna sebep ölçüsüz yaşıdır.Формальной причиной являлся преклонный возраст.

İlgili Sayfalar