ölçü ile cümle

ölçü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bilimsel araştırmalarında telsiz ve hava fotoğraflarından büyük ölçüde yararlandı.Dalle sue ceneri nacque Radio Libera/mente.
Bu sayıların irrasyonalite ölçüsü nedir?Quanto è "naturale" questo tipo di selezione?
Bulunan temellerin en büyüğünün ölçüleri 28.8 metreye 15.6 metredir ve çok sayıda odadan oluşmaktadır.La costruzione più grande misurava 28,8 metri per 15,6 e consisteva in numerose stanze.
Şu an bunu çok ölçüp biçemiyorum ama muhakkak vardır.So che adesso questo significa ben poco, ma mi dispiace.
"Mrs. Potato Head", eleştirmenlerden büyük ölçüde beğeni topladı.Mrs. Potato Head ha ricevuto consensi da parte della critica.
2010 gelir ölçümlerine göre, dünyanın 6. ve Avrupa'nın 3. en büyük havayolu şirketidir.In base al fatturato 2015, IAG è la sesta compagnia aerea più grande al mondo e la terza in Europa.
Bu veriler tekrar eden işlemlerin sürekli olarak ölçülmesiyle olacaktır.Il valore dovrà essere periodicamente aggiornato.
Bu test de tam güvenilecek bir ölçü değildir.Senza dubbio si tratta di un attestato di stima non da poco.
İnsanların düzgün yaşaması, özellikle çocuk hakları için bir ölçün teşkil eder.Una delle sue priorità è promuovere un'alimentazione sana, in particolare tra i bambini.
Bütün performans Gaga'nın önceki performanslarına kıyasla ölçülüydü.Il video è considerevolmente più semplice dalle opere precedenti di Gaga.
Ölçüm teorisinin bakış açısından,tüm Liouville sayıları Lin kümesi küçüktür.Si dimostra facilmente che ogni numero di Liouville è irrazionale.
Bu eğiklik oldukça küçüktür ve ölçülmesi çok zordur.Ha il cappello di piccole dimensioni ed è alquanto difficile da notare.
Böylece Kosova geniş ölçüde bir özerklik kazanmış oldu.Stalin ottenne una maggioranza schiacciante.
Bu enzimlerin inhibe edilmeleri karmaşık karbohidratların sindirimlerini büyük ölçüde azaltır.Questo enzima parteciperà alla riduzione delle lunghe catene di zuccheri.
Başlangıçta ana kartlar büyük ölçüde ISA idi ve az sayıda PCI yuvası içeriyordu.Inizialmente il monastero era piuttosto povero e contava solo pochi monaci.
Dünya üzerinde otomobil üretimi büyük ölçüde artar.Nel nostro mondo sviluppa un grande amore per le automobili.
Vancouver Limanı dünya ölçülerinde önemli büyüklüktedir.Il lupo di Vancouver è di medie dimensioni.
Eğilim, "daldırma daire" kullanımıyla ölçülebilir.Si può misurare facendo uso di un sestante.
Köyde tarım büyük ölçüde gelişmiştir.Il villaggio infatti si sviluppa in livelli.
Bu ölçütleri “İyi Oluş Teorisi” olarak adlandırmıştır.A differenza delle altre, definite essa costituì un «salto di qualità».
Somun dişleri, kullanıldığı standarda göre metrik veya inç ölçülerinde olabilir.Quando possibile si può utilizzare la tecnica dei punti intradermici.
Franklin'in bazı durumlarda hakkındaki hikâye değiştiği için, suçu tam ölçüde belirsizdir.Quale parte Stephen abbia avuto in tutto questo è difficile da dire.
Ölçüm hata toleransı ±4 olarak verilmiştir.La causa del peccato Questione 4.
Zihinsel yeteneklerin ölçümünde (bkz.Incapacità per cause di natura psichica (can.
Bu ölçüm Stoke'un teoremiyle (Stoke's Theorem) uyumludur.Questo discende dal teorema di Stokes.
Fakat bazı palet ölçüleri diğerlerine nazaran oldukça yaygın kullanılmaktadır.Altri praticano la nudità pubblica più casualmente.
Bu da liberal çağın ekonomik ölçülerine ters düşer.Partecipano al senso di decadenza morale della loro epoca.
Zaman, fizikte en hassas ölçülebilen niceliklerden biridir.Il tempo è una delle grandezze fondamentali della fisica.
Geleneksel Burma ölçüm birimleri Burma’da kullanılır.L'età di consenso viene equiparata nel Burkina Faso.
Bir sayısal görüntünün kalitesi çeşitli ölçütlerin bir toplamıdır.La qualità di una chitarra elettrica è data da molti parametri.
Yanık önleme programları ciddi yanıkların oranını önemli ölçüde azaltmıştır.I programmi di prevenzione hanno notevolmente diminuito i tassi di gravi ustioni.
Borç ve kamu para yardımları önemli ölçüde artarken, kalkınma harcamaları keskin bir şekilde azaltıldı.I profitti e le perdite per un centro di profitto sono calcolate separatamente.
Suya dalmaları en az 22 dakika olarak ölçülmüştür.Sono state misurate immersioni di un massimo di 22 minuti.
Zwicky, gökada araştırmaları ve katalog üretimi için önemli ölçüde zaman ayırmıştır.Zwicky dedicò una consistente parte della sua vita alla ricerca di galassie e alla produzione di cataloghi.
Bu μ {\displaystyle \mu } ölçüsüne f {\displaystyle f} nin Lyubich ölçüsü denir.Per tale ragione h {\displaystyle h} è detto parametro di imperfezione.
Ölçüm kondansatör şarj ile başlar.Atterrò con l'autorotazione.
Optik bölgede olmayan ilk gözlemler Güneş’in termal yapısı ölçülerek yapıldı.Le primissime misurazioni non ottiche furono fatte riguardo alle proprietà termiche del Sole.
Aile, bununu bedelini servetini büyük ölçüde yitirerek ödedi.Il padre, infatti, aveva dilapidato gran parte delle sue fortune.
Ölçüsü 2 / 4 tür.Ha una misura di 4/4.
Kıtlık ender olmasına rağmen Norveçliler genellikle hatırı sayılır ölçüde kıtlık koşullarında yaşıyorlardı.Inoltre, per quanto scomodi, erano più abitabili nel clima desertico.
Ekonomi büyük ölçüde merkezi olarak düzenlenmişdi ve işleyişi sıkı bir biçimde denetlenmekteydi.La sua attività era regolata dagli statuti, e la sua gestione era strettamente controllata.
Bu göç, köy nüfusunun önemli ölçüde azalmasına sebep olmuştur.Il problema prioritario di quest'area è quello di ridurre considerevolmente il numero di abitanti.
“Anormal davranışlar sergileyen birisi ne ölçüde davranışlarından sorumlu tutulabilir?In base a quale procedimento qualcosa di esteriore ci può spingere ad agire?
1450 yılında 50.000 adet kitabın olduğu söylenir ve bu kitapların basılma amacı büyük ölçüde dindir.I critici ci hanno scritto sopra 500mila volte, dicendo che era stupendo...
Karasal ölçümler üst limitini şart koydu.Introdusse quindi le linee di livello di quota costante.
17. yüzyıl ortalarından itibaren de önemli ölçüde azalmıştır.Già a partire dal Seicento, tuttavia, incominciò un grave declino.
Ölçüleri 38DD-36-48'dir.34, pp. 36-38.
Hurri kültürü Hititlerin dini üzerinde önemli ölçüde etkili olmuştur.La cultura hurrita ebbe grande influenza sulla religione ittita.
Bu kitabın büyük ölçüde revize edilmiş ve genişletilmiş baskısı 1977 yılında yayınlandı.Un'edizione riveduta e ampliata fu stampata nel 1979.
Bazen sıcaklık ölçümü için de kullanılır.A volte si ricorre anche a metodi termici.
Salurlar içinde ciddi ölçüde Kıpçaklık da var.Inoltre nella serie ha una grande paura dei tassi.
1955 ve 1972 yılları arasında gerçekleşen Birinci Sudan İç Savaşı'nın büyük ölçüde devamıdır.La maggior differenza, forse, tra il 1961 e il 1952, fu la presa di posizione del governo iracheno.
Bu ölçütlerle Türk dili dünya da en fazla konuşuru bulunan diller arasında sekizinci sırada yer almaktadır.Fra tutte le lingue medio iraniche, il medio persiano è quella che offre il maggior numero di documenti.
Ölçüler 65 mm'den 100 mm'ye kadar çıkar.L'apertura alare va dai 55 ai 65 mm.
Ayrıca, İsrail'den gelen turist sayısı önemli ölçüde artmıştır - % 55 oranında.In Israele si adottano le percentuali, la sufficienza parte dal 55%.
Önemli olan bütündür, parçalar bu bütüne katkıda bulunduğu ölçüde önemlidir.Il totale parziale mostrerà quanto essa sia piena.
Örneğin, her insan şu ya da bu ölçüde köpekten korkar.Ogni uomo era malato per questo o quel motivo.
Kadının seksi aşağı konumdadır ve tepkisiyle erkek gücünün ölçümü olarak görev yapar.Questa volta però funge da riserva e svolge esclusivamente le funzioni di quarto uomo.
Ölçüm BirimleriStrumento di misura
O zamandan bu yana bilimadamları giderek daha isabetli hale gelen ölçümler yapışlardır.Da questa data in avanti le nostre conoscenze sono sempre meglio documentate.

İlgili Sayfalar