ölçü ile cümle
ölçü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu yerçekimi sabiti ilk defa Henry Cavendish tarafından 1797 yılında ölçülmüştür.La medida de G fue obtenida implícitamente por primera vez por Henry Cavendish en 1798.
Bu ölçümde, suyun donma ve kaynama noktası sırayla 32 °F ve 212 °F olarak belirlenir.La escala establece como las temperaturas de congelación y ebullición del agua, 32 ℉ y 212 ℉, respectivamente.
Sonuç olarak savaşlar büyük ölçüde masraflı ve uzun süren kuşatmalar şeklinde olmuştur.Las operaciones militares sólo se cumplieron parcialmente y con un alto costo.
Bu da yüksek hızlarda hava direncinin önemli ölçüde artmasına neden olur.Esto logra incrementar la carga aerodinámica a muy altas velocidades.
Samba 2/4 ya da 4/4 ölçüsüyle yapılan bir salon dansıdır.La samba de salón se baila con música en 2/4 o 4/4 tiempos.
Bu ölçülerle orta boy bir höyük olarak görülmektedir.Estarían entre las consideradas de tamaño medio.
Kayıt diski üzerindeki verilere ulaşılması için geçen zaman büyük ölçüde bu hıza bağlıdır.Estamos llevando a otro nivel lo que hacemos en este disco.
Tıp eğitimi ve eğitim büyük ölçüde dünyanın her yerine göre değişir.Como en todas las áreas de la educación médica, la regulación varía considerablemente a través del mundo.
Oysa Pompeius'un ordusu büyük ölçüde acemi askerlerden oluşuyordu.Los partidarios de Pompeyo aún eran fuertes.
Başlangıçta ana kartlar büyük ölçüde ISA idi ve az sayıda PCI yuvası içeriyordu.Originalmente el programa funcionaba en MS-DOS con una cantidad relativamente pequeña de páginas.
Bu da, bugün ayak ölçüsü bir "ayak" olan çok az adam vardır demektir.Hay tanta gente que tengo que meter “mis gambas” un poco por debajo del instrumento.
Popüler risk ölçüsü riskteki değerdir (RD).El riesgo relativo (RR) no tiene dimensiones.
Bu tasarruf şimdiye kadar istenilen ölçüde yatırıma dönüştürülememiş durumdadır.Este es el tipo de economía por el que hemos apostado hasta el infinito.
Ancak bu kümbetin bakımsızlıktan bazı yerleri önemli ölçüde tahrip olmuştur.Sin embargo, parece sorprendente que estos elementos arquitectónicos fuesen desplazado tan gran distancia.
Bütünler açılar, toplamlarının ölçüsü 180 derece olan açı çifti.Cuentan con un par de grandes mandíbulas, capaces de abrirse 180 grados.
En geniş anlamı ile, ışıkölçer(fotometre), aydınlık ölçümü yapmaya yarayan herhangi bir aygıttır.En un amplio sentido, un fotómetro es cualquier instrumento usado para medir la intensidad de la luz.
Büyük ölçülerde yarasa kanadına benzeyen kanatları vardır.Tiene listas estrechas en las alas como major.
Nielsen televizyon izleme ölçümleri iki yolla toplanabilir: 1.Su trabajo para la televisión se puede dividir en: 1.
Bir ölçüm sistemi hem doğru hem de kesinse, ona geçerli denir.Un sistema de medición se considera válido si se comporta de ambas maneras, exacta y precisa.
Nüfusu 1.151 olarak ölçülmüştür.Su población está estimada en 1,151 habitantes.
1731 yılında çıkan yangında ise yerleşim büyük ölçüde yandı.Tras el devastador incendio en 1731, fue reconstruida.
Doğrusal hızlandırıcılar tıpta da radyoterapi ve radyocerrahi için de geniş ölçüde kullanılır.Estos aceleradores son los que se usan en radioterapia y radiocirugía.
İnsanın normal vücut sıcaklığı genellikle iki yöntem ile ölçülür.Las válvulas con cuerpo de dos piezas suelen ser de paso estándar.
Scoville ölçüm sistemi, 1912 yılında Wilbur Scoville isimli farmakolog tarafından geliştirilmiştir.Esta escala fue nombrada por Wilbur Scoville, quien desarrolló el Examen Organoléptico Scoville en 1912.
Sıcak, verimsiz iklimlerde yaşamalarına rağmen suya yüksek ölçüde güvenirler.Si bien viven en climas calurosos y áridos, son sumamente dependientes de la existencia de agua.
Enzim ölçümleri enzim aktivitesini ölçmek için laboratuvar yöntemleridir.Los ensayos enzimáticos son métodos de ensayo químico para medir actividades enzimáticas.
Sürat SI metrik sistemde saniyede alınan yol (metre cinsinden) olarak ölçülebilir.La aceleración se puede tomar en unidades de metro por segundo al cuadrado.
Bu da 100.000 yıllık bir eksen sapmasıyla önemli ölçüde benzerlik göstermektedir.Este período es muy similar al período de excentricidad de 100.000 años.
Bağıl nem oranı tropik ölçülere göre düşüktür.Así la energía pasa de nivel trófico a nivel trófico.
Balığın su içerisindeki yüzme işlemi büyük ölçüde kaslarla sağlanır.El cultivo de los peces en piscinas merece atención.
Dişilerin ve erkeklerin ölçüleri aynı olur, ama erkekler daima biraz daha ağır olurlar.Los machos y las hembras tienen un plumaje idéntico, pero los machos suelen ser algo más grandes.
SI ölçü sisteminde betivorlyy birimi Bekerel (Becquerel, Bq) onun ismine ithafen verilmiştir.La unidad establecida en el Sistema Internacional es el Becquerelio (Bq).
Ürün tarif ve ölçümlerinin, süreç tasarımına dönüştürülmesi.Minimizar el esfuerzo humano y tiempo de producción por procesos.
Standart sapma belirsizligin bir ölçüsü olarak hizmet edebilir.La desviación estándar puede servir como una medida de incertidumbre.
FIBA millî basketbol takımlarını çeşitli ölçütlere göre sıralar.Hoy empiezan transmisiones de beisbol por Multimedios.
Eylemsizlik kütlesi, bir nesnenin ivmelenmeye karşı direnci ile ölçülen kütlesidir.El posmaterialismo tiene que ver con la discriminación, como grado de molestia hacia un grupo.
Para değer denkliğinin bir göstergesi olarak değer ölçütü, değişim ve saklama aracı olarak kullanılır.Empieza por describirla como unidad dialéctica de valor de uso y valor de cambio.
Anayurtlarında da yaşamlarını büyük ölçüde kıyılarda ve ovalarda sürdürürler.Entonces los grupos que vivían sobre sus costas debían migrar hacia lugares más altos y seguros.
Bunlar arasında Domenico Ghirlandaio'nun indirilmiş ölçülerdeki Last Supper'ın versiyonu.En uno de ellos está enterrado el pintor Domenico Ghirlandaio.
Günümüzde Grafik tasarım büyük ölçüde bilgisayar programları aracılığı ile yapılmaktadır.Con ello establece las bases que conocemos hoy en día sobre los gráficos interactivos por ordenador.
Daha önceleri ortalama 160 cm olarak ölçülen göl derinliği, 1993’te 100 cm olarak tespit edilmiştir.La profundidad máxima en 1993-94 fue descrita como «de unos 30 cm de profundidad».
Sapir’in öğrencileri sonraki yıllarda disiplinin gelişmesini bir ölçüde sağlamışlardır.Los graduados médicos de Tokelau aliviarán esta falta de médicos en los próximos años.
İlçe ekonomisi büyük ölçüde tarımsal üretime dayalıdır.El área es predominantemente industrial.
Trafik sıkışıklığı önemli ölçüde arttı.El tráfico por las rutas comerciales sufre un notable incremento.
Sıcaklık kırılma indisi ölçümünde oldukça önemli bir etkiye sahiptir.La temperatura tiene una influencia muy importante en la medición del índice refractivo.
Unutmamak gerekir ki yapmış olduğumuz ölçümler sistemimiz hakkında bilgi edinmek içindir.Lo que ustedes y yo tenemos que hacer es aprender a olvidarnos de nuestras diferencias.
'Çalışma gücü' ve 'dayanıklılık'ta onunla kimse boy ölçüşemezdi.Nadie esperaba esta eficiencia, esta velocidad.
1467'deki ayaklanma sırasında büyük ölçüde tahrip oldu.Fue derruida durante el levantamiento irmandiño en el año 1467.
Rusya'nın zayıflığı büyük ölçüde, köhnemiş askeri ve bürokratik bir otokrasiyle yöneltilmesinden geliyordu.El cine mexicano, por su parte, se había estancado por líos burocráticos y sindicales.
İstatistiksel yayılma ölçüleri için değişik sınıflama şekilleri vardır.Tienen diferentes grados de uso en la investigación estadística.
ABD geleneksel ölçü birimleri, ABD'de kullanılan ölçü birimleri.Se importa desde Estados Unidos unidades usadas.
Artık kendi ölçütlerinin neler olduğunu bilemeden, kendi kendisiyle çelişir hale gelmiştir.Jamás se ha revelado su nombre y ninguno de sus compañeros lo sabe, todos solo le dicen inchou.
Aynı şekilde, iki dalganın faz farkı da radyan cinsinden ölçülebilir.En este caso, la distancia entre sus centros es igual a la diferencia de los radios.
Masa tiplerindeki farklılık oyun stillerini büyük ölçüde etkilemektedir.Las diferencias en los tipos de mesas tienen una gran influencia en los estilos que se juegan.
Arjantin'de radyo ve televizyon ölçümleri Ibope ve Infortecnica tarafından yapılır.El rating del primetime en Argentina es medido por IBOPE.
Minoksidil kedilerde yüksek ölçüde toksik olup derilerine uygulandığında ölümlerine yol açabilir .Minoxidil es altamente tóxico para los gatos y puede causarles la muerte.
Direnç yolunda ise polimer membranın emdiği suyun, geçirgenliği değiştirmesiyle nem ölçülür.Mejor resistencia al impacto que el poliestireno sin modificar.
7'li hece ölçüsü ile söylenir.Intercambiando el sabor 7.
Bir boyutlu cisimlerde tek ölçü vardır: uzunluk.Se debe considerar en los ijares: Su amplitud.
1990'dan beri, bilim ve teknolojideki insan kaynakları büyük ölçüde azalmıştır.El nivel de la tecnología y la educación en España eran reducidos.