ölçü ile cümle

ölçü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
2005'te yapılan değişiklikle on ölçüt belirlendi.En 2005, la conversion a été faite 20 fois.
Klein büyük ölçüde rahatsız oldu.Mais Klein avait très peur de la prison.
Başkanı ^ "İl ve İlçe Yüz Ölçümleri" (PDF).Tout et n'importe quoi sur le cigare (préf.
Her evin yaklaşık 5 metre çapında olduğu ölçülmüş ve üstleriyse çamurlu fırçalarla kapatılmıştı.Chaque maison mesurait environ 5 mètres de largeur et était couverte de broussailles.
Dizi büyük ölçüde Hank Moody karakteri üzerinde döner.De nombreuses références sont faites à travers le personnage de Hank Moody.
Böylece toplam kapasite sadece daha uzun ölçüm süreleri sonunda elde edilir.En conclusion, sa mise en œuvre dans sa totalité ne peut se faire que progressivement.
Bu, LFTR yakıt maliyetlerini büyük ölçüde azaltır.Toutefois, cela diminue considérablement son taux de fibres.
Büyük ölçüde göçmen olmayan bir kuş türüdür. ^ BirdLife International (2012).Cette espèce n’est pas considérée comme menacée par BirdLife International (2010).
Bu büyük değişiklik okulun öğrenci sayısının önemli ölçüde azalmasına yol açmıştır.La visée de cette réforme est de passer de l'accès au succès du plus grand nombre d'élèves.
Bu kültürler ülkenin dillerini ve kültürü önemli ölçüde etkiler.Cette influence va significativement modeler leur langue et leur culture.
Balkan edebiyatını açıklamada “dil” ölçüt olarak koyulursa, hata kaçınılmaz olur.La lecture littérale « uest » en accentuant la finale est fautive.
Kayırma sisteminin ortaya çıkışından itibaren geçen zaman içinde devletin rolü büyük ölçüde değişmiştir.Depuis son ministère le rôle du ministre des Affaires étrangères a changé significativement.
Bu büyük ölçüde ticaretle ilişkili eksikliklerdi.Ça manquait complètement de clients sérieux.
7'li 8'li 11'li hece ölçüleri ile yazılır.On parlera ici d'une tension à 13/8.
Davranışları son derece kibar, yaşamı da aynı ölçüde sadeydi.S'il était courtisan, il l'était à sa manière.
1983 - Uzunluk ölçüsü metre, ışık hızı üzerinden yeniden tanımlandı ama uzunluğu yine aynı kaldı.17e (1983) - Le mètre redéfini à partir de la vitesse de la lumière .
Popüler risk ölçüsü riskteki değerdir (RD).La propension moyenne à consommer est la part du revenu consacrée à la consommation (C/R).
Petrol sızıntısının etkileri önemli ölçüde harap edici olabilmektedir.Les dégâts causés par des crues peuvent être considérables.
O’na göre 'İnsan her şeyin ölçüsüdür'.Tel est le sens de la célèbre formule : la personne humaine est la mesure de toute chose.
İlk şiirlerini aruz ölçüsüyle yazdı.Il édite son premier volume de poésie.
Su ve yiyecek erzakları büyük ölçüde azalmıştı.La qualité et la quantité de nourriture a rapidement diminué.
Bu şeklin büyük ölçüde rağbet görmesi profil şeklinin yapım kolaylığından dolayıdır.La popularité de cette forme est largement due à la facilité de la construction de son profil.
Gram, bir kütle ölçüm birimi.Gill : une unité de mesure de volume.
Bunun için standart ölçü birimleri kullanılır.Dans ce qui suit, on utilisera les notations standard.
Volkanik Patlayıcılık İndeksi (VPİ), volkanik patlamaların patlayıcı özelliğinin göreli bir ölçüsüdür.The volcanic explosivity index (VEI) : an estimate of explosive magnitude for historical volcanism.
Daha sonraki yıllarda yapılan bütün ölçümlerin sonuçları bu sonuca tutarlı olacak şekillerde elde edilmiştir.Les règlements adoptés dans les années suivantes les vident de toute substance.
Bu açıklama, aramada daha fazla ilgili kaynağa ulaşmayı önemli ölçüde artıracaktır.Ce mensonge sert à obtenir des moyens de recherche supplémentaires.
Şu an bunu çok ölçüp biçemiyorum ama muhakkak vardır.On pourrait croire que ça n'avait pas beaucoup d'importance, mais pourtant ça en avait.
Temmuz 2017 itibarıyla, 3,5 standart sapmalarla Standart Model ölçümü uyuşmamaktadır.Fin juillet 2017, il ne recueille que 5 % d'opinion favorable.
Bu değişim ölçüsü örneği çok fazla etkiler.Ce changement de paradigme a de très grandes conséquences.
Zaman ölçüsü birimi saattir.On travaille heure par heure.
Yine de verilen cezalar Sovyetler Birliği standartlarına göre beklenmedik ölçüde hafifti.Cependant, le rayon d'action se révèle insuffisant au regard des exigences des autorités soviétiques.
Bu familyanın üyeleri arasında büyük ölçü farkları vardır.Cette famille compte parmi ses membres plusieurs personnalités politiques.
Bir iç açısının ölçüsü 160 derecedir.L’angle de vue serait de 160 degrés.
Oysa Pompeius'un ordusu büyük ölçüde acemi askerlerden oluşuyordu.Néanmoins, l’armée de Pompée se compose principalement de troupes inexpérimentées.
Japan Airlines, Japon kamuoyunun güvenini büyük ölçüde kaybetti.La Japan Airlines en général, souffrit énormément de ce drame.
Sovyetler Birliği’nde de okullarda Rusça öğretim yapılması nedeniyle Nogayca büyük ölçüde geriledi.Le russe est presque parlé dans les mêmes proportions, car il est obligatoire à l'école.
Faraday etkisinin ölçüm cihazları üzerinde birkaç uygulaması vardır.Plusieurs instruments de mesure utilisent l'effet Faraday.
Değerin yüksek olması görüntü kalitesini ciddi ölçüde artıracaktır.Le but étant de signifier à l'utilisateur que la qualité d'image sera fortement dégradée.
Bu değer ölçülen gerçek değere oldukça yakındır.Leur taille est en effet assez proche.
Sonuçlar son 20 yıllık süre içerisinde önemli ölçüde değişmiştir.Depuis ces vingt dernières années il semble que les limites extrêmes aient été atteintes.
Ölçüleri 38DD-36-48'dir.Mensurations américaines : 54DD-38-48.
Depremin büyüklüğü 6,8 Ms olarak ölçüldü.La femelle holotype mesure 6,8 mm.
Bu büyük ölçüdeki mali muameleler haftada bir kez gerçekleştirilecektir.Ces prélèvements auront lieu une fois par semaine.
Önemli ölçüde çift dışı çiftleşme görülür.Mesure du couple terrestre en valeur absolue.
Bu ölçümlere polarimetre denir.On parle pour décrire ceci de polarisation.
Ticari ölçüde elde edildiği en mühim kaynak mazı meşesidir.Les taux de croissance les plus significatifs sont trouvés dans le secteur commercial.
Fakat, kardeşinin sarayında iyi bir şekilde muamele gördüğüne geniş ölçüde inanılır.Il reste assez effacé à la cour de son frère.
Bir ölçümün doğruluğu, hatalardan ne kadar arındırılmış bir ölçüm olduğunu gösteren bir ifadedir.L'exactitude est plus aisée à définir par l'erreur de mesure.
Aralarındaki prestij yarışı büyük ölçüde sona erdi.Une course pour la suprématie commença entre ces grandes puissances.
Bu durum için, ölçü grubununn değişmeyen durumu temeldir.Donc dans ce groupe, l’accent est invariable.
Cyptokokkal menenjitte intrakraniyel basınç (kafa içi basıncı) önemli ölçüde yükselmiştir.La prise de la pression intra-crânienne montre des niveaux élevés.
Bunun yerine, kendilerine ölçünlü ödeme yapılıyor ve devletçe belirlenmiş bir süreliğine işe alınıyorlardı.Ils sont serviles à son égard, et créés pour une fin purement pratique.
Böyle bir kalkınma, siyasi gücün geniş ölçüde iktisadi güce tabi kılınması yüzünden demokratik de değildir."C'est très désagréable quand ce genre de force politique arrive au pouvoir ».
Bir başka ifadeyle, doğruluk, ölçümlerin ortalaması ile standart arasındaki örtüşmenin bir derecesidir.La justesse est l'accord entre la moyenne des résultats et la valeur de référence.
Savaş dönemi boyunca hasıla gerilemesine rağmen tasarruf düzeyi önemli ölçüde artmıştır.Heureusement, à travers toutes les guerres, le Thê Miêu a été remarquablement épargné.
Çok yakıtlı motorların akustik ve sismik izleri birbiriyle kıyaslanabilecek ölçüdedir.Les signatures acoustiques et sismiques des moteurs polycarburants sont comparables.
Modern Öncesi Tarih Japonya'nın erken dönem hukukunun ciddi ölçüde Çin hukukundan etkilendiği düşünülmektedir.Le droit médiéval japonais semble avoir été fortement influencé par le droit chinois.
Öz ısı ölçümlerinin yanında hangi şartlar altında yapıldıkları da belirtilir.Pourquoi les obliges-tu à sortir de leurs tranquilles demeures?
Güvenlik bir ölçü aletinde tüm parametrelerin önünde gelmektedir.Temps d'attaque paramétrables pour chaque instrument.

İlgili Sayfalar