ölçü ile cümle

ölçü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Her dizesinde 11 hece bulunan bir şiirin kalıbı "11’li hece ölçüsü" olarak gösterilir.Ein Knabe mit einem Maikäfer Auf Holz hoch 11‘‘, breit 10‘‘.
Dünya ölçüsünde geniş bir bakış açısıyla benimsenen, global.Eine Einführung in globaler Perspektive.
Örneğin timestap mesajları kullanılarak internet üzerindeki gecikmeler ölçülebilir.Antwortzeiten für die Anwender sowie Transfervolumen können über den Internetzugang verringert werden.
Darbeler arasındaki zaman oldukça belirlidir ve çok kesin olarak ölçülebilir.Die Intervalle zwischen den Punktstreifen sind ziemlich flach und fast unmerklich punktiert.
Güneş zamanı bir güneş saati tarafından kabaca ölçülebilir.Bei einer Höhensonnenuhr wird der Höhenwinkel der Sonne gemessen.
Daha sonra ölçüm birimleriyle ilgili olarak tekrar göreve çağrılmıştır.Er kehrte unverzüglich zum Observatorium zurück um Messungen anzustellen.
Bu ölçü limitasyonları olmalıdır.Die Methode hat Limitationen.
Bu roman daha sonraki antik Sami kültürlerine ilişkin portreleri büyük ölçüde etkilemiştir.Ihr Einfluss auf die Malerei späterer Generationen war überwältigend.
Trafik sıkışıklığı önemli ölçüde arttı.Trotzdem stieg das Verkehrsaufkommen auf der Strecke erheblich an.
Öte yandan uzun mesafeli ticaret büyük ölçüde kesilmiştir.Der Fernhandel brach weitgehend zusammen.
Çatalca ilçesinde önemli ölçüde hayvansal gıda üretilir.Der Schwerpunkt liegt aber deutlich auf tierischer Nahrung.
Topraklar büyük ölçüde koyun beslemeye yönelik tahsis edilmiştir.Die Fläche wird zum Großteil mit Schafen beweidet.
Slug bir İngiliz ölçü birimidir.Todi war ein englisches Gewichtsmaß.
Bu dikilitaşın yüksekliği 2,35 metre olarak ölçülmüştür.Diese magische Zahl wird auf etwa 33,5 Meter umgerechnet.
Kiyarüstemi'nin filmleri önemli ölçüde belirsizlik içerir.Stumvols Spielfilme sind weitgehend bedeutungslos.
Çok kullanışlı olan bu makine 1767 yılında James Watt tarafından büyük ölçüde geliştirildi.Eine entscheidende Verbesserung gelang James Watt, der 1769 darauf ein Patent erhielt.
"İnsani değer ölçüleri".Sondern 'Der Wert des Menschen'.
Yazar kitabında yer alan oyunları seçerken üç ölçütü gözettiğini belirtir.Der Autor unterscheidet in seinem Buch drei Phasen der Jugendbewegung.
Ölçüde doğruluk gereklidir.La mesure nécessite de la précision.
Aleklett ayrıca, “Bilinen kimyasal reaksiyonlar ölçülen enerji miktarını açıklayamazlar.Il affirme également : « Les réactions chimiques connues ne peuvent expliquer la quantité d'énergie mesurée.
Onun yeryüzündeki ölçü aletlerine, tartılara benzemediği söylenmiştir.La Terre Sainte, ainsi appelle-t-on l'en-but adverse, n'était pas chez eux un vain mot ».
Virginia'nın ölümü Poe’yu önemli ölçüde etkiledi.La mort de Virginia eut un grand impact sur Poe.
"Sister City" büyük ölçüde Chavez ve onun sosyalist ideolojisini olumsuz bir bakış açısıyla tasvir eder.Sister City représente largement Chavez et son idéologie socialiste dans une lumière négative.
Ömürleri milisaniye olarak ölçülmüştür.Des miracles lui sont même attribués.
Bu etkinin ilk ölçümü, Merkür gezegeni için, 1859’lere dayanıyor.La première mesure de cet effet, pour la planète Mercure, date de 1859.
Dağlar ve kum yuvaları konusunda ölçüm ve hesapları bulunmaktadır.Ils adorent le ciel (tengueri) et les esprits des montagnes et des cols.
Kapasitelerdeki eksiklikleri ölçülebilir bir şekilde analiz edin ve anlayın.Analyser et comprendre les lacunes de ses capacités de façon quantifiable.
Şu an geliştirimi büyük ölçüde Matthias Strubel tarafından yapılmakta.Son développement est très largement maintenu par Matthias Strubel.
Buna karşın Krusty Bart'ın yardımlarından büyük ölçüde habersiz kalmış ve Bart'a ilgisiz davranmıştır.Pour sa part, Krusty ignore toujours en grande partie l'aide de Bart et le traite avec désintérêt.
NGC 404'ün uzaklık ölçümleri için en az iki metot kullanılabilir.Au moins deux techniques ont été utilisées pour mesurer les distances à NGC 404.
Güneş'in yarıçapı merkezinden ışık küresinin (fotosfer) kenarına kadar ölçülür.Le rayon du Soleil est mesuré de son centre jusqu'à la photosphère.
Bu pogromlar ayrıca Yahudi sanat ve edebiyatını da önemli ölçüde etkiledi.Ces massacres eurent aussi un impact important sur l'art et la littérature juive.
Bir şeyi kavramak, onu bir ölçüde kavramsallaştırmak demektir.Comprendre quelque chose signifie l’avoir conceptualisée dans une certaine mesure.
Adobe, Flex 2'nin piyasaya sürülmesiyle Flex ürün serisi için lisanslama modelini önemli ölçüde değiştirdi.Avec la sortie de Flex 2, Adobe a complètement modifié sa ligne de produit Flex.
Bu ölçüt tüm türlerle ve dünyanın her bölgesi ile ilgilidir.Ces critères s'appliquent à toutes les espèces et à toutes les parties du monde.
Birleşik Devletler ve NATO, Çekoslovakya'da gelişmekte olan olaylara büyük ölçüde göz yumdu.Les États-Unis et l'OTAN restèrent largement sourds face à l'évolution de la situation en Tchécoslovaquie.
Bu bize on kat daha hassas bir ölçüm imkanı verir.Cette option présente pour vous une valeur ajoutée nette de 10 €.
Ölçüsü 2 / 4 tür.Elle est marquée à 2/4.
Çalışmaları DNA’nın genlerden oluştuğu varsayımını büyük ölçüde güçlendirdi.Leurs travaux renforcent considérablement l'hypothèse que les gènes sont faits d'ADN.
Depremler sismograf ile ölçülür.Les données sont enregistrées à l'aide de sismographes.
Halley bu düzeni anormal pusula ölçümlerini açıklamak için ortaya attı.Halley a proposé ce modèle pour expliquer des anomalies dans l'affichage des boussoles.
Örneğin bir mekânın ölçülmesi.La Mesure d’un continent.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Ce type de cancer est fortement associé au tabagisme.
Daha büyük cisimlerin kuantum kütleleri direkt olarak watt dengesi yöntemi kullanılarak ölçülebilir.La masse quantique d'objets plus grand peut être mesurée directement au moyen d'une balance du watt.
Artık kendi ölçütlerinin neler olduğunu bilemeden, kendi kendisiyle çelişir hale gelmiştir.Et qu'elles ne frappent pas avec leurs pieds de façon que l'on sache ce qu'elles cachent de leurs parures.
1899 yılında katı gövde üzerindeki radyasyon basıncını ölçümleyen ilk kişi oldu.Il fut le premier à mesurer la pression de la lumière sur un corps solide, en 1899.
İlk ölçüm geniş bantlı bir ölçümdür.La première note a un ton mesuré.
SMTP geniş ölçüde 1980 lı yılların başlarında kullanılmaya başlandı.Le SMTP commence à être largement utilisé au début des années 1980.
Doğrusal hızlandırıcılar tıpta da radyoterapi ve radyocerrahi için de geniş ölçüde kullanılır.La médecine utilise des accélérateur pour le radiodiagnostic et la radiothérapie.
Büyük ölçüde olumlu akademik değerlerin bilimsel faaliyetlerinden kaynaklanan itici güç dayanmaktadır.Les valeurs académiques positives sont basées sur la force motrice provenant des activités scientifiques.
Tıp eğitimi ve eğitim büyük ölçüde dünyanın her yerine göre değişir.La formation des médecins varie considérablement à travers le monde.
Ölçüm için FLOPS (floating point operation per second) kullanılır.Le nombre d'opérations en virgule flottante par seconde (FLOPS) est également utilisé.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Refrain Caminemos pisando la senda De nuestra inmensa felicidad.
İlerleme, projenin ömrü boyunca temel çizelgesine göre ölçülecektir.Les progrès seront mesurés au niveau de référence pendant toute la durée du projet.
Plüton'un genel kırmızılığı da 2000 ve 2002 yılları arasında önemli ölçüde artmıştır.La coloration rouge de Pluton a également été substantiellement renforcée entre 2000 et 2002.
En düşük sıcaklık ise 20 Temmuz 1976 tarihinde Yongala'da ölçülmüştür (-8.0 °C).La plus basse température est de −8,0 °C à Yongala le 20 juillet 1976.
Hırvatistan Meteoroloji ve Hidroloji Servisi, Zavižan'da kalıcı bir ölçüm istasyonuna sahiptir.L'Institut suédois de météorologie et d'hydrologie possède une station météorologique à Stekenjokk.
Ödenen tazminat miktarıyla ölçülür.Détourne à son profit le montant des amendes.
Uluslararası ölçü, saat ve takvime geçilmesi, 1925-1931.Adoption des systèmes internationaux pour l'heure, le calendrier et les poids et mesures (1925 - 1931).
Ekim 2014'te the POLARBEAR deneyinde yapılan 150 GHz deki B-Mode polarizasyonu ölçümleri yayımlanmıştır.En octobre 2014, l'équipe de l'expérience POLARBEAR publie une étude des modes B à 150 GHz.

İlgili Sayfalar