ölçü ile cümle
ölçü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Komünizm sonrası geçiş dönemi sona erdi. 1990’larda yaşanan sorunlar büyük ölçüde çözüme kavuştu.The post-communist transition is over. The conflicts of the 1990s are mostly resolved.
Raporda olumlu sonuçlara varıldığı takdirde, iki ülkenin katılım süreci önemli ölçüde hızlanacak.Favourable conclusions would significantly accelerate the two countries' accession process.
Bazı münferit ihlal olayları da kaydedilmesine rağmen bunlar sonuçları önemli ölçüde etkilemedi.Some isolated cases of noncompliance were noted, but these did not significantly affect the results.
Wolfowitz "Türkiye'nin büyük ölçüde katkı sağlayacağı konusunda güvenim tam..."I am quite confident that we will in fact have a significant level of Turkish participation....
Bu miktarın 2003 yılında ciddi ölçüde artması bekleniyor.This figure is expected to rise sharply in 2003.
Yatırımla birlikte ciddi ölçüde altyapı iyileştirme çalışmaları da gerçekleştirilecek.The investment will bring massive infrastructure improvements.
Telekom Srbija büyük ölçüde devlete ait bir şirket.Telekom Srbija is predominately state-owned.
Chukov, "Moskova'nın Kosova ile ne ölçüde ilişki kuracağı Belgrad'a bağlı." dedi."It is up to Belgrade regarding how Moscow will deal with Kosovo," Chukov concluded.
Turizm sektörüne büyük ölçüde bağlı bir ülke içinse, bu ciddi bir sorun teşkil ediyor.In a country that counts heavily on its tourism industry, this could mean trouble.
SAA, ülkedeki iş koşullarını önemli ölçüde değiştirecek.The SAA will significantly change domestic business conditions.
Türkiye'nin ABD'ye karşı sıcak tavrı önemli ölçüde soğumuştu.Turkish warmth towards the United States cooled significantly.
Yeni otobüsler AB standartlarını karşılıyor ve emisyonları önemli ölçüde azaltıyorlar.The new buses fulfill the EU standards and drastically reduce emissions.
Bölgede ciddi ölçüde varlık gösterdiğimiz için, sahip olduğumuz görev de güvenlikle ilgili.Since we have a considerable presence in the field, our role is security-related.
Yalnız Struga’da ve küçük ölçüde de Üsküp’te sorun yaşandı.They created unrest in Struga and to a small extent in Skopje.
Kosova hükümetine göre, cezaevlerindeki durum önemli ölçüde iyileşti.According to the Kosovo government, the situation in prisons has undergone substantial improvement.
Ordumuz, sadece Balkanlar'da olmamak üzere büyük ölçüde bir istikrar unsuru olarak görülüyor.Our army is largely seen as a factor of stability, not only in the Balkans.
Bağımsızlıktan sonra, yeni ülkenin Hırvatistan'la olan ilişkileri büyük ölçüde iyileşti.After independence, the new country's relations with Croatia greatly improved.
Tüm bunların istikrar ve güvenliği önemli ölçüde iyileştirdiğini düşünüyorum.I think this tremendously improves stability and security.
Ayrıca ülkedeki ve bölgedeki güvenlik koşulları da önemli ölçüde değişti.Moreover, the security situation in BiH and the region has changed tremendously.
SETimes: Peki ekonomik durumu ne ölçüde bir güvenlik tehdidi sayabiliriz?SETimes: How much of a security threat is the economic situation?
Hamur: (yaklaşık ölçüler, iki büyük pasta için yeterli.Dough: (approximate measures, sufficient for two big cakes.
Yeni üye ülkeler, AB bütçesine önemli ölçüde katkı sağlamalıdır.New member countries must contribute significant amounts to the EU budget.
Sunulanlar arasında İstrian müzik ölçüsü ve Glagolic yazı biçimi de yer aldı.These included the Istrian musical scale and the Glagolic script.
SETimes: Şu anda Kosova'nın mali durumu ne ölçüde istikrarlı?SETimes: How stable is the financial situation in Kosovo?
SETimes: Kosova hükümetinden ne ölçüde destek görüyorsunuz?SETimes: How much support do you get from the Kosovo government?
Belgrad ise sadece önemli ölçüde özerklik vermek istediğini söylüyor.Belgrade says it is only willing to grant substantial autonomy.
Kadın nüfusta işsizlik oranı, erkek nüfusa göre önemli ölçüde daha yüksek.The jobless rate is significantly higher for women than for men.
SETimes: Makedonya GRECO'nun yönlendirici ilkelerine ne ölçüde uyuyor?SETimes: What are your perceptions regarding Macedonia’s responsiveness to GRECO guiding principles?
Makedonya'daki bir ısıtma tesisindeki gaz akışı ölçüm cihazı. [Reuters]A gas flow meter in a heating plant in Macedonia. [Reuters]
Leviev Bulgar halk ölçülerini modern caza taºımayı baºarması ile tanınıyor.Leviev has been praised for incorporating Bulgarian folk metres into modern jazz.
Komisyon seçimlerden men kararının AB'nin demokratik ölçütleri ile bağdaşmadığını ifade etmişti.That decision was out of step with EU democratic standards, the Commission said.
Sizin hikayeniz, kitabın hikayesi ile ne ölçüde benzerlik gösteriyor?How similar is your story in relation to the fiction presented inside the book?
Aslında ülke genel olarak ciddi ölçüde ilerleme kaydetti.In fact, the overall picture has been improving substantially.
Fakat yine de son yıllarda durum dikkate değer ölçüde gelişme gösteriyor.In recent years, however, the situation has evolved markedly.
Cihazlar, yoğunluk ölçümü ve röntgen çekimleriyle kaçak eşyaların tespitinde kullanılacaklar.The equipment will help the service to detect smuggled items by measuring density and taking X-rays.
"Itiraf edelim, bunu büyük ölçüde başardılar."Let's admit it, to a large extent they [AKP] have been successful.
Romanya’daki tatil eğilimleri Balkanların geri kalanıyla büyük ölçüde benzerlik gösteriyor.Trends in Romania have much in common with the rest of the Balkans.
Üyeleri getiren uçağın gemiye inişi de aynı ölçüde unutulmaz bir tecrübe oldu.Particularly unforgettable, though, was their landing on the ship.
Sınırın her iki tarafında da aynı ölçüyle hareket etmeliyiz." şeklinde konuştu.We have to act with the same measure on both sides of the border," Gvozdenovici said.
Orgutlu suç ve aşırıcılık büyük ölçüde iç kaynaklıdır.It is largely internal -- organised crime and extremism.
Drobnjak, "Bunun değeri ölçülemez." dedi."That value is beyond measure," Drobnjak said.
Bir çoğu ise ABD ortaklığının B92'nin konumunu büyük ölçüde iyileştireceğini belirtiyor.Many say that the US partnership will greatly enhance B92's position.
Ülkede enflasyon oranı yüzde 5,7’ye çıkarak maliyetlerin önemli ölçüde artmasına neden oldu.Inflation has risen to 5.7%, raising costs in the country significantly.
Saraybosna’da Hırvatların sayısı çok ciddi ölçüde azaldı.In Sarajevo, the number of Croats has declined sharply.
Rumen cumhurbaşkanı yeni önerisi hakkında, "Devletin masrafları önemli ölçüde azalacak." dedi."State costs would be considerably reduced," the Romanian president says of his new proposal.
Aynı zamanda kamu harcamaları da önemli ölçüde azalacaktır." diye de ekledi.At the same time, state costs would be considerably reduced," the president added.
NATO yetkilileri KFOR askerlerinde önemli ölçüde küçültmeye gidilmesine karar verdiler.NATO officials have decided on a significant scaleback of KFOR troops.
Gerek Wilson gerekse ASK başarılarını eski öğrencilerinin başarılarıyla ölçüyor.Both Wilson and ASK measure their success with the success of former students.
Bilim ve Teknoloji: Ankette Yunanistan'daki İnternet kullanımı ölçüldüScience and Technology: Survey gauges Greek internet use
“Evde Bakım” görevlisi, İkonija Stamenkoviç’in tansiyonunu ölçüyor. [Biljana Pekusiç/SETimes]A "Help at Home" aide checks Ikonija Stamenkovic's blood pressure. [Biljana Pekusic/SETimes]
Wheeler ayrıca "Bu, şaşırtıcı ölçüde çabuk gerçekleşti."They've been done amazingly quickly," he said.
SETimes: Arnavutluk siyasetinde üst düzey makamlarda bir kadın olmak ne ölçüde zor?SETimes: How difficult is it to be a woman in Albanian politics, in senior posts?
Daha önceki kriz bölgelerinde varlığını sürdürdüğü şüphesiz olan bu radikal grubun gücü ne ölçüde?How strong is this radical group that undoubtedly exists in the former crisis regions?
Tahmin edileceği üzere genel fiyat düzeyleri ciddi ölçüde daha yüksek.As one would expect, the overall price levels are substantially higher.
Son on yılda görülen büyük sosyal değişim, büyük ölçüde nüfus hareketliliğine yol açtı.The social upheaval of the last ten years led to high population mobility.
Bu projeyle birlikte Arnavutluk, Avrupa ölçü ve kriterlerine uygun ilk otoyoluna kavuşmuş olacak.This project will give Albania its first highway which meets European measures and criteria.
Diğer iki parti önemli ölçüde siyasi deneyime sahip adaylar seçtiler.Two other parties chose candidates with significant political experience.
İlçe yetkilileri ve CNH de önemli ölçüde maddi destek sözü verdiler.County authorities and the CNH have also pledged substantial financial support.
LDP genel başkan yardımcısı Andrej Zernovski, "Sınırın önemli ölçüde değiştiği ortada," dedi."It is clear that the border is changed significantly," LDP Vice-President Andrej Zernovski said.
Örnekol, "Bu olmazsa taşımacılık önemli ölçüde tıkanır." dedi."If you don't have it, transportation is effectively blocked," Ornekol said.