ölçü ile cümle

ölçü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu test de tam güvenilecek bir ölçü değildir.This behavior is not a reliable indicator, however.
Herodot, Mısır tıbbının önemli ölçüde uzmanlaşmış olduğunu belirtmektedir.Schwarzenegger appears to have received much medical attention.
Ancak, daha ayrıntılı ölçümlerin yararlı olduğuna dair bulgular artmaktadır.This makes it very important that provisional applications be sufficiently detailed.
22 Mayıs 1766'da iki ay süren depremlerden dolayı İzmit büyük ölçüde yıkıldı.For instance, he proposed the construction of two sea watches on May 7, 1766.
Yetersiz beslenen bir çocuk beslenme programının bir parçası olarak ölçülüyor.A malnourished child being measured as part of the supplemental feeding program.
Bir toplumda herhangi bir insanin olumunun olculemez sonuclari vardir.Bármely emberi lény halála felmérhetetlen fontosságú a társadalomban.
[Aracı ofset ölçü birimi] tuşuna basınPress the [TOOL OFFSET MEASURE] key
Fakat, ötesinde derken, zaman ve ölçüm içinde, mekânsal olarak ötesinde olmayı kastetmiyorum.When I say beyond, I don't mean beyond spatially, in time and measurement.
Medyanı merkezi eğilim ölçüsü olarak alırsak, 21 yıl olduğunu görürüz. -So if you view median as your central tendancy measurement it's only at 21 years.
Spektrum ölçümü nasıl yapılır?How we get spectra?
Biz Güneş sistemi dışı gezegenlerden birinde Toryum'un yoğunluğunu ölçüyorduk.Now, we have been measuring abundance of thorium in one of the stars with extrasolar planets.
Mars yüzeyinin topografik ölçümlerini aldık.We have obtained topographic measurements of the surface of Mars.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.This is a measurement we obtained a few years ago from a Mars-orbiting satellite called Odyssey.
Telefondaki kadın, "bir üniforma" dedi ve ölçülerimi sordu.A uniform, she said, and asked for my measurements.
Benim ölçülerimi.My measurements.
Azimuth ise kuzeyden ölçülen doğudan 0 ile 360 arasında değişen bir değişkendir.Pole has no well defined longitude. We have the horizon.
Nathan için iki tane boy ölçüsü yok.There are not two heights for Nathan.
Sadece bir tane boy ölçüsü var.There is only one height.
Hemen bir grafik çizeyim. Bakalım, en büyük boy ölçüsü 6 fut 1.Let me graph that out for you.
Bütün bu değerler sadece bir boy ölçüsü ile ilişkilendirilebilir.Each of these values can only have one height associated with it.
Eğer bir kişi için birden fazla boy ölçüsüne sahipsen, o bir fonksiyon olmaz.If you had more than one height associated with it, it would not be a function.
Hastayı alın ve ekranda resimler gösterin ve galvanik deri tepkisini ölçün.You take the patient and show him pictures on the screen and measure his galvanic skin response.
Ama ben size yalnızca büyük ölçüde yapılmış olduğuna işaret edeceğiz bakteri.But I'll just point out that you are to a large degree made up of bacteria.
Ölçülebilen duygular hangileri?What are the emotions that can be measured?
Ama bu iki ölçü birbirine eşit, yani DEA'nın ölçüsünün yerine CEA'nın ölçüsünü yazabilirim. -So CEA is supplementary and equivalent to DEA. So they're also supplementary.
Biz aslında balığın oksijen ve enerji tüketimini ölçüyoruz.We're actually measuring its oxygen consumption, its energy consumption.
Bu görüntüde balığın ölçümünü yapıyoruz.In this case, we're actually going to measure the fish.
Nüfus ölçüsü artmaya başladı.The population size started to expand.
Fakat burda grafiğini çıkardığım şey sadece ne kadar hızlı araştırdığımızın ölçüsü.But what I plotted here is just some metric that shows how fast we're searching.
Ve buradaki 180 derecelik bir açıdır veya ZXY açısının ölçüsü 180 derecedir deriz.So anything, this is acute, that is an acute angle, and that is an acute angle right over here.
Ölçüleri 90 dereceden küçüktür. Peki, dar olmayan bir açı neye benzer?We call this an obtuse angle.
Artık belli ölçülere getirilmiş materyallerimiz var.So now we have standardized materials.
Onun ölçüsü bu, çağrısımsal bellek olan bu.That's his yardstick, associated memory.
Fakat, o bir doğrunun ne kadar doğru olduğunun bir ölçüsüBut it's a measure of how good this line is actually fitting. So let's use that.
İkinci hikaye de, aynı zamanda başka bir kavramı gösteriyor, değişen bel ölçüsü.The second story, also to illustrate another concept, is called shifting waistline.
Şimdi büyük ölçüde yaptığımız bu.And that, to a large extent, is what we want to do now.
Dünya ölçülemeyecek kadar veri zengini haline gelmiştir.The world has become immeasurably data-rich.
Gerçek zamanlı enerji ölçümü gibi mükemmel teknolojilerin aciliyetini görmeye başlıyoruz.We're beginning to see the emergence of wonderful technologies like real-time energy meters.
Yapacaklarımızı mükemmel ölçümlenmiş küçük görevlere bölebiliriz.We can break things down into highly calibrated small tasks.
Yapılması gereken ilk yöntemlerden biri başarı için bazı ölçüler belirlemektir.A good recipe is to, one, define metrics for success.
- kaynama noktası ise 100 C kabul edilerek bir sıcaklık ölçüm birimi kabul edilmiştir.100 degrees for Celsius is boiling, and that's how they rated it.
Çalıların yoğunluğu büyük ölçüde azaltıldı.The density of bushes on it is now a lot lower.
Burada, aynı eşitsizlik ölçüsüyle olan ilişkisi var.Here it is in relation to that same measure of inequality.
Aslında, gelire bağlı olarak hareketliliğin ölçüsü.It's actually a measure of mobility based on income.
Aynı ülkeler, aynı eşitsizlik ölçüleri, problem üstüne problem.The same countries, the same measure of inequality, one problem after another.
Ancak, hepsi farklı sürelerde ölçüm almış.However, they all use different time intervals.
Bu adamın ölçümünü hesaplamak oldukça basit.So this guy's pretty straightforward.
O açının ölçüsü de (θ) olsun.Let's say that's my angle theta.
Peki, o zaman, bu açının ölçüsü nedir?So what angle is this?
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.And we've know for a long time that this is not a good measure of the welfare of nations.
Neden bunu gosteren bir gelismislik olcutu yaratmiyoruz?Why don't we create a measure of progress that shows that?
MPE, gezegensel kaynak kullanimimiza karsin ne kadar refah elde ettigimize dair bir olcuttur.And this is a measure of how much well-being we get for our planetary resource use.
Bu bir verimlilik olcutudur.It is an efficiency measure.
Dikey eksende ise "mutlu yasam yillari" adli bir olcut var.Running vertically upwards, is a measure called "happy life years."
Ve bunların hepsi joule biriminden ölçülür.And these are all measured in joules.
Ölçüleri Celcius cinsinden yapacağım çünkü aşina olduğumuz birim Celcius. .I'll do it in Celsius because that's what we're familiar with.
Görüş büyük ölçüde onun işgali hakkında ikiye bölündü.Opinion was greatly divided about his occupation.
O yuvarlak büyük ölçüde söz konusu geldi.He came round greatly concerned.
O da çok korkmuş ya da çok büyük ölçüde sürpriz olmuş görünmüyor şu anda.He does not appear to have been either very much frightened or very greatly surprised at the moment.
Bir görüş, güzel sanatlar için kamu desteğini büyük ölçüde azaltmak.One idea is to drastically reduce public support for the arts.

İlgili Sayfalar