ölçü ile cümle
ölçü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu, kuantum mekaniğindeki ölçümlerin prensibiyle alakalıdır.This follows from the principles of measurement in quantum mechanics.
Tüplerin yüksek mukavemetli ve düşük ağırlıklı olması önemli ölçüde açıklık kapasitesini arttırır.The high strength but low weight of tubes substantially increases span capability.
Bazen sıcaklık ölçümü için de kullanılır.It is also sometimes served at room temperature.
Matematiksel olarak, birleşime bir SU(2) × U(1) ölçüm grubu altında ulaşılır.Mathematically, the unification is accomplished under an SU(2) × U(1) gauge group.
'C' pil uzunluğu 50 milimetre (1.97 inç), çapı 26.2 milimetre (1.03 inç) olarak ölçülür.A 'C' battery measures 50 millimetres (1.97 in) length and 26.2 millimetres (1.03 in) diameter.
Örneğin kara deliklerinin özelliklerini ölçülmesi için benzersiz bir yöntem sağlar.For example, they provide a unique method of measuring the properties of black holes.
Ölçümler kesindir ama doğru olmayabilir.Maybe they're right, but maybe they're wrong.
Binalar, 164 x 145 metre (538 x 476 fit) ölçülerinde bir dikdörtgen oluşturur.The buildings form a rectangle measuring 164 by 145 metres (538 by 476 ft).
Atlar, 14.2 el ve daha uzun ölçülere sahiptir.Horses are 14.2 or taller.
Alcopop markaları çoktur ve alkolik bazları büyük ölçüde farklılık gösterir.Brands of coolers are numerous and their alcoholic base vary greatly.
Sanal cihazlar, çağdaş ölçü araçlarının geliştirilmesinde geniş ölçüde kullanılır.Virtual instrumentation is widely used in the development of modern measuring instruments.
Bu sabit, katalitik verimliliğin bir ölçütüdür.This constant is a measure of catalytic efficiency.
Bu enzimlerin inhibe edilmeleri karmaşık karbohidratların sindirimlerini büyük ölçüde azaltır.Inhibition of these enzyme systems reduces the rate of digestion of complex carbohydrates.
Az ölçüde tuz da eklenebilir.Salt may also be added.
Klein büyük ölçüde rahatsız oldu.Klein was greatly offended.
Büyük ölçüde birinci tekil kişinin anıları olarak aktarılır.My testimony A first-person report of some kind.
SNG tarafından ölçülen bütün nötrino çeşitlerinin akısı, teorik tahmin ile uyuştu.The total flux of all neutrino flavours measured by SNO agrees well with the theoretical prediction.
Dişin yüzeyi büyük ölçüde katkısı vardır.It contributes to a significant portion of the tooth's surface.
Önümüzdeki on yılda yapılacak ölçümlerin bu konuya açıklık getireceğini beklemektedirler.He hoped that further observations would clear the matter up in the following months.
Günümüzde büyük ölçüde derin sulara hapsolmuşlardır.Today, they are largely confined to deep water.
Cıvata kesicinin uzunluğu çene ucundan sapın sonu kadar ölçülür.The length of the lower lip is measured from Sti to Me.
Girişimciler elektrikli otomobil üretmek için kolları sıvadı, ancak büyük ölçüde başarısız olmuştur.Attempts were made to produce electric cars, but they were largely unsuccessful.
Bir enzim ölçümü için bir ilerleme eğrisi örneği yukarıda gösterilmiştir.An example progress curve for an enzyme assay is shown above.
Schwarzenbach, punk/emo/indie müzik çevrelerince büyük ölçüde etkileyici bir figür olmuştur.Schwarzenbach largely remains an influential figure in the punk/emo/indie music scene.
Bu serumlar Hindistan'da büyük ölçüde mevcuttur.The order is growing numerically in India.
1 trilyon (1012) civarında 1 parçanın doğruluğu için g ölçümü gereklidir.This required measuring g to an accuracy of around 1 part in 1 trillion (1012).
Bu ölçümler ise sekiz saate kadar uzayabiliyordu.Talk time is up to 8 hours.
Zwicky, gökada araştırmaları ve katalog üretimi için önemli ölçüde zaman ayırmıştır.Zwicky devoted considerable time to the search for galaxies and the production of catalogs.
Konular divan şiirinin konularıdır, ölçü olarak da aruz kullanılıştır.They enter into meditation on emptiness with little effort.
Güney Avrupa'da, nuga büyük ölçüde Noel sezonu ile ilişkilidir.In southern Europe, nougat is an important component of all Christmas meals.
Öte yandan Homo erectus’un dişleri, başka hiçbir insan türünde rastlanmayan ölçüde iridir.He seems to know more about the mysterious Societas Eruditorum than any non-member.
Bir başka test yöntemi de sinir iletim hızının (NCV) ölçülmesidir.Another common test measures nerve conduction velocity (NCV).
Arşivindeki fotoğrafların sayısı da yüz binlerle ölçülmektedir.Its global audience figures will be counted in the billions.
Parametre α {\displaystyle \alpha } ölçüm verilerinden uyan bir ampirik bir parametredir.The parameter α {\displaystyle \alpha } is an empirical parameter fitted from measurement data.
Bu sıcaklık kondansatör bir vücudun merkezi çekirdek ısısı olarak ölçülebilir.This temperature is measurable as core temperature in the center of a capacitor body.
Nasırcılık büyük ölçüde sekülarist bir ideolojidir.That count, in turn, is a reasonable measure of disparity.
Bunyip tanımları büyük ölçüde değişmektedir.His character also alters significantly.
Pakistan'da TV izleyicileri Gallup BRB tarafından ölçülür.In Pakistan TV audience measurement is done by Gallup BRB & Medialogic Pakistan.
Ölçü kullanımı olağanüstü bir biçimde çok yönlüdür.The average speed is highly directional.
Bunun başlıca nedenleri ekonomik politika ve daha az bir ölçüde aile birleşimidir.Politics was based on the small city and probably the family unit.
Parçacıkların her zaman kesin pozisyonları olduğundan ölçüm sorununu çözmüştür.The measurement problem is resolved, since the particles have definite positions at all times.
Sıcak, verimsiz iklimlerde yaşamalarına rağmen suya yüksek ölçüde güvenirler.Though they live in hot, arid climates, they are highly reliant on water.
Görünümlerden/masivadan (appearances) uzaklaşıldığı ölçüde "Benliğin Lütfu" artar."İlham Əliyev Azərbaycan Xalq Cümhuriyyətinin şərəfinə ucaldılmış abidəni ziyarət edib".
Oyunun merasim ve ölçüşme boyutları vardır.Time's Arrows and Quantum Measurement.
Kore mutfağı büyük ölçüde pirinç, sebze ve ete dayanmaktadır.Korean cuisine is largely based on rice, vegetables, and meats.
Elektronik Sanat büyük ölçüde bilgisayar sanatı ve dijital sanat ile aynı anlamda kullanılır.The term electronic art is almost synonymous to computer art and digital art.
Genom boyutu türler arasında büyük ölçüde değişir.Genome size varies greatly between species.
ÖLÇÜ Ey benim gönlüm, devasız kaygılarla çırpınan gönlüm!And chastise, O God, the recklessness of my clumsiness with the reins of contentment!
Kalorimetri kimyasal reaksiyonlarda yayılan veya emilen ısının ölçümüdür.Calorimetry is the measurement of the heat released or absorbed by chemical reactions.
SMTP geniş ölçüde 1980 lı yılların başlarında kullanılmaya başlandı.SMTP became widely used in the early 1980s.
Aynı zamanda simplektit ölçü grupları da düşünülebilir.Other panel sizes may also be available.
Proxima Centauri b'nin görünür yörünge eğikliği daha ölçülememiştir.The apparent inclination of Proxima Centauri b's orbit has not yet been measured.
Oyunun konusu büyük ölçüde Half-Life 2 ile benzerlik göstermektedir.An example for such a game with multiple codepaths is Half-Life 2.
Yüz ölçümü 150,000 Dönümdür.Both ships will 150,000 GT.
Bir popülasyonda enfeksiyon ölçüsü genelde insidans olarak adlandırılır.The measure of infectivity in a population is called incidence.
Yine de bu ölçüm, M7-tipi bir düşük kütleli yoldaş yıldız ihtimalini dışlamamaktadır.This measurement does not rule out a low mass stellar companion of spectral class M7.
Insan en yüksek mükemmelliği temsil ettiği için, canlılar insana yaklaştıkları ölçüde mükemmeldi.Primitive man was held to be the most perfect, for he was closest to nature.
Asıl ününü hece ölçüsüyle yazdığı koşma, semai, destan, nefes ve şathiyeleriyle kazanmıştır.Then he established his own business, he traded wool, tea, leather, grain.
Diğer Büyükşehirlerin sınırları için coğrafi ölçüm şartı getirilmiştir.Many other upper bounds for the magnitudes of all roots have been given.
Şehir, Alman birliğinden beri dikkate değer ölçüde gelişmiştir.The city has changed considerably since German reunification.