öküz ile cümle

öküz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bugünlerde tibet öküzlerini nasıl güttüklerini hissediyor.הוא סובל אף מהשיטות כיום לשחיטת יקים (בהמות משא טיבטיות).
Bugünlerde tibet öküzlerini nasıl güttüklerini hissediyor.هو يشعر بكيفية صيد حيوانات الياك تلك الأيام
Bugünlerde tibet öküzlerini nasıl güttüklerini hissediyor.私は彼らが何をしているかすら伝えていないのに、彼は感じるのです。
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.C'est le plus haut point où vous pouvez emmener vos yaks avant de devoir décharger.
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.Das ist der höchste Punkt, zu dem man seine Yaks bringen kann, bevor man sie abladen muss.
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.Đây là điểm cuối cùng mà bò Tây Tạng có thể đến được. Sau đó bạn phải dỡ hành lý xuống.
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.E' il punto più alto al quale gli yak possono arrivare prima di dover scaricare.
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.Es el punto más alto al que puedes llevar los Yaks antes de descargar.
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.Este cel mai înalt punct la care poţi să îţi aduci iacii înainte de a fi nevoit să descarci.
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.Ez a legmagasabb pont, ameddig a yakokat fel lehet vezetni, ahol le kell rakodni.
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.Het hoogste punt waarop je de yaks kan brengen voordat je ze moet afladen.
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.Je to najvyššie miesto kam môžete doviesť svojich yakov pred tým, ako z nich zložíte náklad.
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.야크로 짐을 실어 나를 수 있는 가장 높은 한계 입니다.
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.To najwyższy punkt, do którego dochodzą jaki, potem trzeba je rozładować.
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.Това е най-високата точка, до която може да отведеш яковете си, преди да се наложи да разтоварваш.
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.Це найбільша висота, на яку можуть піднятися яки, далі їх доведеться розвантажити.
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.Это самая высокая точка, до которой добираются вьючные животные, там нужно разгружаться.
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.הנקודה הגבוה ביותר שאליה ניתן להביא את היאקים שלך לפני שחייבים לפרוק אותם.
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.وانها أعلى نقطة يمكن لحيوان النقل " الياك " الوصول إليها قبل أن تضطر إلى أن تفرغ حمولتها
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.ここで荷物をおろします これが私の荷物です
Çadıra koyduğum 4 öküz yükü tıbbi malzemem vardı.4 con bò mang theo thuốc men lên đây, và giờ số thuốc này đang ở trong lều.
Çadıra koyduğum 4 öküz yükü tıbbi malzemem vardı.텐트 안의 이 많은 의약품을 운반하기 위해 4마리의 야크를 이용했습니다.
Çadıra koyduğum 4 öküz yükü tıbbi malzemem vardı.Am avut patru iaci încărcaţi cu provizii medicale, care sunt aruncate într-un cort.
Çadıra koyduğum 4 öküz yükü tıbbi malzemem vardı.Ich hatte vier Yak-Ladungen mit medizinischem Bedarf, die in ein Zelt entladen wurden.
Çadıra koyduğum 4 öküz yükü tıbbi malzemem vardı.Ik had vier ladingen medische voorraad die in een tent worden gedumpt.
Çadıra koyduğum 4 öküz yükü tıbbi malzemem vardı.J'avais l'équivalent de quatre yak plein d'équipement médical, qui ont été déversé dans une tente.
Çadıra koyduğum 4 öküz yükü tıbbi malzemem vardı.Mal som štyroch yakov naložených lekárskymi zásobami, ktoré sú uložené v stane.
Çadıra koyduğum 4 öküz yükü tıbbi malzemem vardı.Na czterech jakach miałem ładunki środków medycznych, które zrzucono do namiotu.
Çadıra koyduğum 4 öküz yükü tıbbi malzemem vardı.Медицински припаси, товарът на четири яка, изсипани в една палатка.
Çadıra koyduğum 4 öküz yükü tıbbi malzemem vardı.У меня было четыре яка с грузом медикаментов, который свалили в палатку.
Çadıra koyduğum 4 öküz yükü tıbbi malzemem vardı.היו לי ארבע יאקים עמוסים באספקה רפואית, שנזרקה בתוך אוהל.
Çadıra koyduğum 4 öküz yükü tıbbi malzemem vardı.نقلت إمداداتي الطبية هذه بواسطة 4 من " الياك " وقد فُرغت في الخيمة
Çadıra koyduğum 4 öküz yükü tıbbi malzemem vardı.テントに投げ込まれました それで荷物を整理しているのです
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.Ako se najde v roki njegovi, kar je ukradel, živo, bodi vol ali osel ali ovca, naj povrne dvojno.
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.dacă ceeace a furat, fie bou, fie măgar, sau oaie, se găseşte încă viu în mînile lui, să dea îndoit înapoi.
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.Ha elevenen kapják kezében a lopott jószágot, akár ökör, akár szamár, akár juh: két annyit fizessen érette.
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.Jestliže nalezena bude v rukou jeho krádež, buď vůl, neb osel, buď dobytče ještě živé, dvénásobně navrátí.
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.Keď sa najde ukradené v jeho ruke, už či je to vôl či osol či nejaké dobytča, a je živé, nahradí dvojnásobne.
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.도적질한 것이 살아 그 손에 있으면 소나 나귀나 양을 무론하고 갑절을 배상할지니라
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.Se o furto for achado vivo na sua mão, seja boi, ou jumento, ou ovelha, pagará ele o dobro.
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.Si lo robado es hallado vivo en su poder, sea buey, asno u oveja, pagará el doble
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.если украденное найдется у него в руках живым, вол ли то, или осел, или овца, пусть заплатит вдвое.
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.И ако откраднатото, било вол, осел, или овца, се намери живо в ръката му, ще плати двойно.
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.אם המצא תמצא בידו הגנבה משור עד חמור עד שה חיים שנים ישלם׃
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.ان وجدت السرقة في يده حيّة ثورا كانت ام حمارا ام شاة يعوّض باثنين
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.若 他 所 偷 的 、 或 牛 、 或 驢 、 或 羊 、 仍 在 他 手 下 存 活 、 他 就 要 加 倍 賠 還
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.若 他 所 偷 的 、 或 牛 、 或驢 、 或 羊 、 仍 在 他 手下 存活 、 他 就 要 加倍 賠還
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Älä kynnä yhtaikaa härällä ja aasilla.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Chớ cày bằng một con bò thắng chung với một con lừa .
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Chớ cày bằng một con bò thắng chung với một con lừa.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Du må ikke pløje med en Okse og et Æsel sammen.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Du skal ikke pløie med en okse og et asen for samme plog.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Du skall icke plöja med oxe och åsna tillsammans.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Du sollst nicht ackern zugleich mit einem Ochsen und Esel.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Gdy się ruszysz z wojskiem naprzeciwko nieprzyjaciołom twoim, strzeż się od wszelkiej złej rzeczy.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Jangan memasang seekor sapi dan seekor keledai pada satu bajak
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.너는 소와 나귀를 겨리하여 갈지 말며
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Não lavrarás com boi e jumento juntamente.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Nebudeš orati volem a oslem spolu.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Nebudeš orať spolu na volovi a na oslovi.

İlgili Sayfalar