öküz ile cümle
öküz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Öküz Mağarası'nın büyük girişinden bir görünüm.בכניסה למערה מצוי עץ תאנה גדול.
Öküzgözü bir diğeridir.Разпятието е друга тема.
Sabanlar eşek ve öküzlere çektiriliyordu.Vukli su ih konji ili volovi.
Ancak o misk öküzü tekrar Alaska'ya yerleştirilmiştir.Napriek tomu sa Sediaci býk vrátil do USA.
Misk öküzleri asıl olarak Kuzey Amerika'nın Arktik bölgelerinde ve Grönland'da yaşar.Izvorno živi v arktičnih predelih Severne Amerike ter na Grenlandiji.
Öküz : Tam Bir Boş Beyindir.(COBISS) Neiztrohnjeno srce.
Boğazkere Öküzgözü PapazkarasıLebusi piiskopkond
Misk öküzlerinin savunma tarzıları kendilerine özgüdür.Karjaeluviis kaitseb neid kiskjate eest.
Köyün doğusunda Öküz Gölü vardır.Külas asub Kõrvi järv.
AAh herhangi bir yere indir bizi, seni öküz!Oh, Csak rakj valahova minket, te tehén! Csak nyítsd ki az ajtót!
AAh herhangi bir yere indir bizi, seni öküz!Zawieź nas gdziekolwiek, krowo. Po prostu otwórz drzwi!
Avrupa yaban öküzleri.Een andere sleutelsoort is de befaamde Europese oeros.
Avrupa yaban öküzleri.유명한 동물입니다.
Avrupa yaban öküzleri.llamado el uro europeo.
Avrupa yaban öküzleri.שנקראת "שור הבר האירופאי".
Avrupa yaban öküzleri.يدعى بالأُرْخُص الأوروبي.
Avrupa yaban öküzleri.最近映画が作られました
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.(91:11) а мой рог Ты возносишь, как рог единорога, и я умащен свежимелеем;
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.(92:11) Et tu me donnes la force du buffle; Je suis arrosé avec une huile fraîche.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Aber mein Horn wird erhöht werden wie eines Einhorns, und ich werde gesalbt mit frischem Öl.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Dar mie, Tu-mi dai puterea bivolului, şi m'ai stropit cu untdelemn proaspăt.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Du har løftet mit Horn som Vildoksens, kvæget mig med den friskeste Olie;
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Ecco, i tuoi nemici, o Signore, ecco, i tuoi nemici periranno, saranno dispersi tutti i malfattori
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Engkau membuat aku sekuat banteng liar, dan memberkati aku dengan kebahagiaan
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.For se, dine fiender, Herre, for se, dine fiender forgår; alle de som gjør urett, blir adspredt.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Kijk, HERE, Uw vijanden zullen vernietigd worden. Alle zondaars zullen worden verspreid over de aarde.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.그러나 주께서 내 뿔을 들소의 뿔같이 높이셨으며 내게 신선한 기름으로 부으셨나이다
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Mas tens exaltado o meu poder, como o do boi selvagem; fui ungido com óleo fresco.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Nhưng Chúa làm cho sừng tôi ngước cao lên như sừng con bò tót; Tôi được xức bằng dầu mới.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Nhưng_Chúa làm cho sừng tôi ngước cao lên như sừng con bò_tót ; Tôi được xức bằng dầu mới .
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Pero tú enaltecerás mi poder como el de un toro salvaje, y sobre mí verterás aceite fresco
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Rog moj pa povzdigneš kakor samorogov, maziljen bodem s presnim oljem.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.rt ímé, a te ellenségeid elvesznek, [és ]elszélednek mind a hamisság cselekedõk!
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Ty se, dina fiender, HERRE, se, dina fiender förgås, alla ogärningsmännen bliva förströdda.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Αλλα συ θελεις υψωσει ως του μονοκερωτος το κερας μου εγω θελω χρισθη με νεον ελαιον
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Но моя рог Ти ще въздигнеш като рог на дивия вол; Аз ще бъда помазан с прясно миро;
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.ותרם כראים קרני בלתי בשמן רענן׃
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.وتنصب مثل البقر الوحشي قرني. تدهنت بزيت طري.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.你 卻 高 舉 了 我 的 角 、 如 野 牛 的 角 . 我 是 被 新 油 膏 了 的
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.你 卻高舉 了 我 的 角 、 如 野牛 的 角 . 我 是 被 新 油膏 了 的
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.A drugi reče: Pet jarmov volov sem kupil in grem jih poskušat; prosim, izgovori me!
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.A drugi rzekł: Kupiłem pięć jarzm wołów, i idę, abym ich doświadczył: proszę cię, miej mię za wymówionego.
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.A druhý řekl: Patero spřežení volů koupil jsem, a jdu, abych jich zkusil; prosím tebe, vymluv mne.
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.A iný povedal: Kúpil som päť párov volov a idem ich zkúsiť. Prosím ťa, omluv ma.
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.De ander zei dat hij net vijf paar ossen had gekocht en die zou gaan keuren.
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.El otro dijo: "He comprado cinco yuntas de bueyes y voy a probarlos. Te ruego que me disculpes.
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.És másik monda: Öt iga ökröt vettem, és elmegyek, hogy azokat megpróbáljam; kérlek téged, ments ki engem!
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.Kẻ khác rằng : Tôi có mua năm cặp bò , phải đi xem thử ; xin cho tôi kiếu .
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.Kẻ khác rằng: Tôi có mua năm cặp bò, phải đi xem thử; xin cho tôi kiếu.
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.또 하나는 가로되 나는 소 다섯 겨리를 샀으매 시험하러 가니 청컨대 나를 용서하도록 하라 하고
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.Og en anden sagde: Jeg har købt fem Par Okser og går hen at prøve dem; jeg beder dig, hav mig undskyldt!
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.Og en annen sa: Jeg har kjøpt fem par okser og går ut for å prøve dem; jeg ber dig, ha mig undskyldt!
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.Outro disse: Comprei cinco juntas de bois, e vou experimentá-los; rogo-te que me dês por escusado.
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.Toinen sanoi: `Minä ostin viisi paria härkiä ja menen niitä koettelemaan; pyydän sinua, pidä minut estettynä`.
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.Un altro disse: Ho comprato cinque paia di buoi e vado a provarli; ti prego, considerami giustificato
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.Un altul a zis: ,Am cumpărat cinci părechi de boi şi mă duc să -i încerc: iartă-mă, te rog.`
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.Un autre dit: J`ai acheté cinq paires de boeufs, et je vais les essayer; excuse-moi, je te prie.
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.Yang lain berkata, 'Saya baru membeli lima pasang lembu, dan hendak mencoba lembu-lembu itu. Maafkanlah saya.
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.Και αλλος ειπεν Ηγορασα πεντε ζευγη βοων, και υπαγω να δοκιμασω αυτα παρακαλω σε, εχε με παρητημενον.
‹‹Bir başkası, ‹Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör› dedi.А другий сказав: Пять ярем волів купив я, і йду спробувати їх. Прощу тебе, вибач мені.