öküz ile cümle

öküz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Skriger et Vildæsel midt i Græsset, brøler en Okse ved sit Foder?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Skriker vel et villesel midt i det grønne gress? Eller brøler en okse foran sitt fôr?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Zdaliž řve divoký osel nad mladistvou travou? Řve-liž vůl nad picí svou?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Zurrará o asno montês quando tiver erva? Ou mugirá o boi junto ao seu pasto?:
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Ογκαται ο αγριος ονος παρα τη χλοη; η μυκαται ο βους παρα τη φατνη αυτου;
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Реве ли дивият осел, когато има трева? Или мучи ли волът при яслите?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Ревет ли дикий осел на траве? мычит ли бык у месива своего?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?הינהק פרא עלי דשא אם יגעה שור על בלילו׃
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?هل ينهق الفراء على العشب او يخور الثور على علفه.
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?野 驢 有 草 、 豈 能 叫 喚 . 牛 有 料 、 豈 能 吼 叫
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?野驢 有 草 、 豈能 叫喚 . 牛有料 、 豈能 吼叫
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.(68:32) и будет это благоугоднее Господу, нежели вол,нежели телец с рогами и с копытами.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.(69:32) Cela est agréable à l`Éternel, plus qu`un taureau Avec des cornes et des sabots.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Budem chváliť meno Božie piesňou a zvelebovať ho budem vďakou.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Das wird dem HERRN besser gefallen denn ein Farre, der Hörner und Klauen hat.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.det er mer for HERREN end Okser end Tyre med Horn og Klove!
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Dicsérem az Istennek nevét énekkel, és magasztalom hálaadással.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Ðiều ấy sẽ đẹp lòng Ðức Giê-hô-va hơn con bò đực, Hoặc con bò đực có sừng và móng rẽ ra.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Ðiều ấy sẽ đẹp_lòng Ðức_Giê - hô-va hơn con bò đực , Hoặc con bò đực có sừng và móng rẽ ra .
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Esto agradará a Jehovah más que sacrificios de toros o de novillos que echan cuernos y pezuñas
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.I buduť chváliti jméno Boží s prozpěvováním, a velebiti je s děkováním.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Isto será mais agradável ao Senhor do que um boi, ou um novilho que tem pontas e unhas.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Itu lebih berkenan kepada TUHAN daripada kurban sapi, kurban sapi jantan yang besar
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Jag vill lova Guds namn med sång och upphöja honom med tacksägelse.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Jeg vil love Guds navn med sang og ophøie ham med lovprisning,
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.이것이 소 곧 뿔과 굽이 있는 황소를 드림보다 여호와를 더욱 기쁘시게 함이 될 것이라
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Loderò il nome di Dio con il canto, lo esalterò con azioni di grazie
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Lucrul acesta este mai plăcut Domnului, decît un viţel cu coarne şi copite!
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.niin minä veisuulla kiitän Jumalan nimeä ja ylistän häntä kiitosvirsillä.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Tedy będę chwalił imię Boże pieśnią, a będę je wielbił z dziękczynieniem.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.To bode všeč GOSPODU bolj nego vol, junec z rogovi in z razdeljenimi parklji.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Τουτο βεβαιως θελει αρεσει εις τον Κυριον, υπερ μοσχον νεον εχοντα κερατα και οπλας.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.И това ще угоди Господу Повече от вол, - от юнец имащ рога и копита.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.ותיטב ליהוה משור פר מקרן מפריס׃
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.‎فيستطاب عند الرب اكثر من ثور بقر ذي قرون واظلاف‎.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.這 便 叫 耶 和 華 喜 悅 、 勝 似 獻 牛 、 或 是 獻 有 角 有 蹄 的 公 牛
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.這便 叫 耶和華 喜悅 、 勝似獻牛 、 或是 獻有角 有蹄 的 公牛
Resimde en çok göze çarpan figürler bu öküzler.Ano, hvězdami.
Resimde en çok göze çarpan figürler bu öküzler.Саме так.
Roa, sen neydin? Öküz mü?Ρόα, τι είσαι είπαμε; Βόδι;
Sonbahardayız, öküzler toprağı sürüyorlar , gelecek yıl için hazırlıyorlar.A máme tu tento krásný obrázek volů orajících půdu, aby bylo připravená na příští rok.
Sonra ayağa mücadele ilk işçi olarak, bir darbe yanlamasına atıldı bir öküz kesilmiş olabilir.Aztán, ahogy az első munkás feltápászkodott, ő rúgott oldalra egy csapás volna, hogy a kidöntött egy ökör.
Sonra ayağa mücadele ilk işçi olarak, bir darbe yanlamasına atıldı bir öküz kesilmiş olabilir.그렇다면, 그의 발 고생 최초의 노동자로, 그는 타격에 의해 옆으로 걷어되었습니다 그 황소를 넘어가는 할 수도 있습니다.
Sonra ayağa mücadele ilk işçi olarak, bir darbe yanlamasına atıldı bir öküz kesilmiş olabilir.Pak, jako první dělník se vyškrábal na nohy, byl vyhozen do strany ránou které by mohly mít pokáceny vola.
Sonra ayağa mücadele ilk işçi olarak, bir darbe yanlamasına atıldı bir öküz kesilmiş olabilir.Potem, kot prvi delavec boril na noge, ga je brcnil vstran ga udarec , ki so morda posekanih vola.
Sonra ayağa mücadele ilk işçi olarak, bir darbe yanlamasına atıldı bir öküz kesilmiş olabilir.ثم ، كما عامل first كافح على قدميه انه تعرض للركل من قبل ضربة جانبية قد قطعها على أن الثور.
Sonra ayağa mücadele ilk işçi olarak, bir darbe yanlamasına atıldı bir öküz kesilmiş olabilir.それは雄牛を伐採しているかもしれません。 彼がダウンしたように、村の緑の方向からのラッシュはラウンドでした
Sümer dilinde su kelimesinin sesi tıpkı "daki" ekininki gibi. Ve "dağlardaki öküz".Beh, la parola sumera per acqua sembrava proprio la loro parola per "su", così si ha "bue sulle montagne".
Sümer dilinde su kelimesinin sesi tıpkı "daki" ekininki gibi. Ve "dağlardaki öküz".Bueno, la palabra sumeria para agua sonaba justo como la palabra para "en", por lo tanto "buey en montañas".
Sümer dilinde su kelimesinin sesi tıpkı "daki" ekininki gibi. Ve "dağlardaki öküz".Ei bine, cuvântul sumerian pentru apă suna ca și cuvântul lor pentru "în", deci "bou în munți".
Sümer dilinde su kelimesinin sesi tıpkı "daki" ekininki gibi. Ve "dağlardaki öküz".Nos a sumér szó a vízre úgy hangzik, mint a "-ben" szavuk, így "ökör a hegyekben".
Sümer dilinde su kelimesinin sesi tıpkı "daki" ekininki gibi. Ve "dağlardaki öküz".Nou, het Soemerische woord voor water klinkt precies zo als hun woord voor "in". dus "os in bergen".
Sümer dilinde su kelimesinin sesi tıpkı "daki" ekininki gibi. Ve "dağlardaki öküz".Nuže, sumerské slovo pro vodu zní stejně jako jejich předložka "v". proto "vůl v horách".
Sümer dilinde su kelimesinin sesi tıpkı "daki" ekininki gibi. Ve "dağlardaki öküz".Otóż, sumeryjskie słowo "woda" brzmiało dokładnie tak jak przyimek "w" więc "wół w górach".
Sümer dilinde su kelimesinin sesi tıpkı "daki" ekininki gibi. Ve "dağlardaki öküz".Vâng, từ "nước" của người Sumerian nghe có vẻ như từ "trên" của họ, thế nên mới thành "bò trên núi".
Sümer dilinde su kelimesinin sesi tıpkı "daki" ekininki gibi. Ve "dağlardaki öküz".Η λέξη των Σουμερίων για το νερό ακουγόταν όπως η λέξη "στο", άρα "βόδι στο βουνό".
Sümer dilinde su kelimesinin sesi tıpkı "daki" ekininki gibi. Ve "dağlardaki öküz".Ами шумерската дума за вода звучи точно като думата за "в," така имаме "вола в планините".
Sümer dilinde su kelimesinin sesi tıpkı "daki" ekininki gibi. Ve "dağlardaki öküz".Взагалі, шумерське слово "вода" звучить майже як їхнє слово "в", тому "віл" "у" "горах".
Sümer dilinde su kelimesinin sesi tıpkı "daki" ekininki gibi. Ve "dağlardaki öküz".В языке шумеров слово "вода" звучало точно так же как предлог "в", поэтому "бык в горах".
Tanrının yüceliğini, Ot yiyen öküz putuna değiştirdiler.(105:20) и променяли славу свою на изображение вола, ядущего траву.

İlgili Sayfalar