Ana içeriğe geç
Sözlük

öge ile cümle

öge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Performansta The Knack'in "My Sharona" ve Sex Pistols'ın "God Save the Queen" şarkılarından ögeler bulundu.Płyta zawierała m.in. cover zespołu Sex Pistols God Save The Queen.
Zamanda seyahate çıkmadan önce toplanan öğeler olaydan gerçekleştikten sonra da envanterde tutulmaktadır.Również rzeczy zgromadzone w ekwipunku przed cofnięciem czasu pozostaną w nim po fakcie.
Sırala: Gereksiz öğeleri ayır.Tusk: Uciekajcie bez zbędnych dyskusji.
Albüm parçalarının bazı bölümleri Music for Supermarkets te yapılmış olan öğelerini barındırır.Wykorzystano na nim część utworów z Music for Supermarkets.
Konsept albüm formatındaki çalışma, fantastik öğeler içeren bir öyküye dayanmaktadır.Jednak zawarte w formie tekstu opowieści związane z fantastyką czynią z niego album koncepcyjny.
Sistemin etkinliği RBIPS’in kural tabanının öğe boyutuna ve arşiv istatistiklerinin kalitesine bağlıdır.Jakość danych FCD zależy od ilości i jakości próby.
Bu bulutlar çoğunlukla hidrojenden ve % 23–28 helyum ile az miktarda daha ağır öğelerden ibarettir.Dessa moln består huvudsakligen av väte, med ungefär 23–28% helium och en mindre del tyngre ämnen.
Tevratta yazılana göre: "Gök ve yer bütün öğeleriyle tamamlandı.Berättelsen avslutas: ”Så fullbordades himlen och jorden och allt vad där finns.
Bu ortak ögeler, canlı ögeler (biyotik) ve cansız ögeler (abiyotik) ögelerdir.Dessa grupper är partåiga hovdjur (Artiodactyla) och valar (Cetacea).
Kinley MacGregor mahlasıyla yazdığı kitaplarda ise tarihi ve paranormal ögelere yer vermektedir.Under pseudonymen Kinley MacGregor har hon skrivit historiska romaner, även de med paranormala inslag.
Çünkü bu iki kümeden hiçbirinin ögesi değildir.Det behöver inte vara samma orsak bakom båda fenomenen.
Tam sayılarda çarpmaya göre ters öğe yoktur.Klotsning förekommer numer ingenstans.
Küme tanımına göre bir öge ya kümenin içindedir ya da değildir.Det koncentrerar sig bara på om en enda punkt finns i mängden eller ej.
Matematikte, bir önemsiz grup bir tek ögenin oluşturduğu bir gruptur.Inom matematiken är en trivialgrupp en grupp som bara består av ett element.
Turing makineleri günümüzün hesaplama teorilerinin ana araştırma öğesidir.Turingmaskiner är idag centrala inom studiet av beräkningsbarhetsteorin.
Bestelerinde halk müziği öğelerini etkin biçimde kullanarak bando müziği besteciliği alanında çığır açmıştır.Bolaget hade i början ekonomiska hinder för att få in bandens musik i affärer.
Ejderhanın Gözleri, (İngilizce: The Eyes of the Dragon) Stephen King'in destansı ögeler içeren romanı.Drakens ögon (The Eyes of the Dragon) är en roman från 1987 av Stephen King.
Bu ögeler rakamlar veya kelimeler olabileceği gibi birbiriyle ilişkili bir grup bilgi de olabilir.Ett matematiskt objekt kan till exempel vara ett tal eller en samling tal.
Hay Day ücretsiz bir oyundur, ama oyunun içerisinde bazı ögeler gerçek para ile satın alınılabilir.Spelet är gratis att spela men man kan köpa olika saker med spelets egna valuta för riktiga pengar.
İskandinav mitolojisinde de ruh göçüne ilişkin öğeler bulunmaktadır.Inom nordisk mytologi omtalas händelsen Ragnarök.
Atomların (veya öğeciklerin) bile kendilerine özel mıknatıssal alanları vardır.Ці нерви також мають свої специфічні ядра.
Belçika mutfağının en önemli ögeleri çikolata, patates kızartması, waffle ve biradır.Бельгійська кухня знаменита в першу чергу шоколадом, вафлями, картоплею фрі та пивом.
Ali Öğe öldü.Лі помер десь опівдні.
Ana madde: Güneş Güneş, Güneş Sistemi'nin ana yıldızı ve en önemli öğesidir.Докладніше: Сонце Сонце — єдина зоря Сонячної системи та її головний компонент.
Bu programlarda, ölüm ve cinayet öğelerine yer veriliyordu.У цій програмі показують тортури і вбивства.
Grekçe öğeleri az arkaik Bir Yunanca konuşurlardı.За його словами греків було менше.
Bu türlü çalışmalarda önce problemin ögeleri ve amacı tarif edilir.І тоді перед людиною постає питання про сенс і мету життя.
Yapıtta oluşturulan üç temel öge: Sağduyu, adalet ve dürüstlüktür.«Наша програма побудована на трьох фундаментальних цінностях: воля, правда, справедливість.
Analiz ve sentez onun yönteminin başlıca ögeleridir.Відомо, що аналіз і синтез є головними методами мислення.
Bireysellik bu akımda önemli bir öğedir.Клі в цьому процесі — важлива ланка.
Sevgi, öğeleri birleştirir, nefret ise bunları birbirinden ayırır.Закохані хочуть бути разом, але хтось чи щось заважає їм.
Bu model daha sonra kullanıcının ilgisini çekebilecek öğelerin öngörülmesi için kullanılır.Це, в першу чергу, дозволяє виставити на продаж предмети, що зберігаються користувачами.
Bu, Word tarafından işlenmeyen HTML ve CSS öğelerinin artık desteklenmediği anlamına gelir.Це значить, що елементи HTML і CSS, які не підтримуються Word, не будуть підтримуватися і в Outlook.
Füzyon mutfağı, farklı mutfak geleneklerinin öğelerini birleştiren bir mutfaktır.Ф'южн (кухня) — кухня, що поєднує елементи різних кулінарних традицій.
BUna rağmen turne seksüel ve dini öğeler yüzünden tartışılmıştır.Одночасно з ліквідацією релігійних громад проходила розправа над священнослужителями та віруючими.
Bu oyunda, Shakespeare trajik yapıya doğaüstü bir öge ekler.V této hře Shakespeare přidává ke tragické struktuře nadpřirozený prvek.
Kod editörü aynı zamanda bir çoklu öğe panosu ve bir görev listesi içerir.Editor kódu také obsahuje vícepoložkovou schránku a seznam úkolů.
Turing makineleri günümüzün hesaplama teorilerinin ana araştırma öğesidir.Turingovy stroje jsou až od dnešních dnů objektem studia teorie výpočtů.
Ağır öğelerin oranı ayrıca yıldızın bir gezegen sisteminin olması olasılığının da bir göstergesi olabilir.Podíl těžkých prvků může také naznačovat, že hvězda má planetární systém.
Cinsellik, eşcinsellik, alkol, uyuşturucu ve benzeri öğelere sahiptir.Buďte opatrní s alkoholem, sexem, drogami a jinými záležitostmi.
Sonsuz kümelerin öğe sayısını tanımlamak için transfinite kardinal sayılar vardır.Pro kvantifikování velikostí nekonečných množin slouží kardinální čísla.
Oğulları Çağatay ve Ögedey, Otrar önlerinde kalarak şehri alacaklar.I obyvatelé města si žádají přízeň bohů a hněvají se je-li mizivá.
Öğerencilerinden en tanınmışı Georg Friedrich Händel'dir.Jeho dílo obdivoval i Georg Friedrich Händel.
Oyuncular Dragon Age: Origins'deki benzersiz öğelerin kilidini açacak oyundaki başarıların kilidini açabilir.Hráči mohli odblokovat achievementy ("úspěchy") ve hře, které odemkly unikátní předměty v Dragon Age: Origins.
Oyunun tanıtımı da pekâlâ bu biçimlendirme sürecinin etkin bir öğesi olabilir.Reprezentací takového systému tedy může být konečný automat.
Sağ ucunda kontrol öğesi yoktur.Na trati není taktová doprava.
Element zenginliği genellikle, en bol öğe olan hidrojene göreli olarak ifade edilir.Množství se obecně vyjadřuje relativně vzhledem k vodíku, nejhojnějšímu prvku.
Buna ilaveten seride birçok Hristiyanlık ögesi bulunmaktadır.S podobnou obtíží by se potýkaly i mnohé křesťanské církve.
Şiddet ögeleri içeren film bazı ülkelerde sansürlenmiş, bazı ülkelerde ise yasaklanmıştır.Použití negativní kampaně je neetické a v některých zemích dokonce zakázané.
Kayıp kavramının içeriği maddi ve maddi olmayan öğelerden oluşur.Bonita podniku se skládá z finančních a nefinančních aspektů.
Son olarak sıralanan gruplar müziklerine genellikle metal öğelerini de karıştırmışlardır.Posledních 5 také často přimíchávalo do své hudby metalové prvky.
Matematikte, bir önemsiz grup bir tek ögenin oluşturduğu bir gruptur.V matematice se jako triviální grupa označuje taková grupa, která obsahuje pouze jediný prvek.
Buna göre müziğinin bir veya daha fazla öğesi icracının yorumuna kalır.Ve svém výzkumu se hudební vědec, samozřejmě, zaměřuje na jednu nebo více disciplín.
Peynir ve şarap İtalyan mutfağının önemli ögeleri arasındadır.Každý sýr má v italské kuchyni své místo.
Öğeler ve indirimler 5 Ocak 2014 tarihine kadar kullanıma sunuldu.Žebříček a nasazení jsou platné dle žebříčku ATP k 6. říjnu 2014.
Bu noktalardan hareketle, sistem öğelerden oluşmuştur.Dle jeho výkresů byl stroj sestaven.
Kütlenin yanı sıra helyumdan daha ağır öğelerin miktarı da yıldızların gelişiminde önemli rol oynar.Prvky těžší než hélium hrají vedle hmotnosti velmi důležitou roli ve vývoji hvězdy.
Birinci bölüm için ilk öğe, çizginin var olması veya hidrojen nedeniyle olmamasıdır.Primul element pentru împărțire este prezența sau absența unei linii din cauza hidrogenului.
The Legend of Zelda aksyion, macera, rol yapma ve bulmaca oyunlarının öğelerini içermektedir.De exemplu seria de jocuri Legend of Zelda are elemente de acțiune, aventură și RPG.
Element zenginliği genellikle, en bol öğe olan hidrojene göreli olarak ifade edilir.Abundențele sunt în general exprimate în raport cu hidrogenul, cel mai răspândit element.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod