Colnect Collectors Club Community, Colnect toplanabilir öğeler katalogları içeren bir internet sitesidir.Colnect Clube Comunitário de Colecionadores é um website que contém catálogos wiki de artigos colecionáveis.
Şarkı Coldplay'in önceki kayıtlarına oranla daha karanlık ögeler içermektedir.A canção é mais sombria do que qualquer gravação feita anteriormente pelo Coldplay.
Kanye West ile yapmayı planladığı turneden ögeler bazı yerlerde kullanıldı.Elementos da cancelada excursão com Kanye West foram incorporados em certas partes do espetáculo.
Launcher’ın bazı tasarım öğeleri özel algoritmalar tarafından otomatik belirlenir.Diversos elementos do design do Launcher são gerados por algoritmo.
Yeni öğeler site katkıcıları tarafından eklendi ve gönüllü editörler tarafından onaylandı.Novos itens são adicionados pelos colaboradores e verificados por editores voluntários.
Ejderhanın Gözleri, (İngilizce: The Eyes of the Dragon) Stephen King'in destansı ögeler içeren romanı.Seu nome é uma referência ao livro "Os Olhos do Dragão" de Stephen King.
Element zenginliği genellikle, en bol öğe olan hidrojene göreli olarak ifade edilir.As abundâncias se expressam geralmente relativas ao hidrogênio, o elemento mais abundante.
Uzay gemileriyle yıldızlar arası yolculuk konsepti bilim kurgunun temel öğelerinden biridir.O conceito de viagem interestelar em espaçonaves é uma matéria-prima básica da ficção científica.
Cümlede vurgulanmak istenen ögeye bağlı olarak soru ekinin yeri değişebilir.Nota: A classe da palavra pode alterar conforme a frase.
Albümün müzikal yapısı bubblegum pop ağırlıklı olup çoğu yerde disco ve funk ögeleri içerir.O estilo musical do álbum contém pop bubblegum misturado com influencias de funk e disco.
Ayrıca oyun içi araçlarda, silahlarda, dairelerde ve diğer öğelerde indirimler verdi.Também já fizeram shows em cozinhas, calçadas, e estacionamentos.
Gölgeler pek az görülür ve sayfadaki panellerden her birinde tüm öğeler temiz siyah hatlarla çizilir.O uso de sombras é esparsa e todos os elementos de um painel são claramente delineados com linhas pretas.
Bu dört öğe baştan beri vardır.Quatro séculos faz já que existes.
Bazı oyunlar, yağmalanan ögelerin satılmasına veya diğer takım üyeleri arasında paylaşımına izin de verebilir.Cada mentor/a pode salvar um/a concorrente eliminado/a de outra equipa.
Resmi internet sitesi, program bilgileri, web sitesi oyunları ve indirilebilir öğelerle halen çevrimiçi.O site oficial ainda está on-line, com informações de programa, site de jogos e download de materiais.
Bu yöntemi kullanan sanatçı orijinal eserin sadece bazı öğelerini kullanır.Ele conta uma história incrível usando apenas essas ferramentas.
Metro Exodus hayatta kalma-korku ve gizlilik öğeleri barındıran birinci şahıs nişancı tarzında bir oyundur.Metro Exodus é um jogo eletrônico de tiro em primeira pessoa com elementos de survival horror e stealth.
Buna ilaveten seride birçok Hristiyanlık ögesi bulunmaktadır.Além dos citados acima, ainda há outros credos cristãos.
Bütün görüntülerde "varlık" ve "yokluk" öğeleri bir aradadır.Em cada uma das células existe, portanto, “um pouco de tudo”.
Bir menü öğesi ile de erişilebilir.Um guarda vem deixando um almoço para ele.
Birebir fonksiyon: Tanım kümesinde birbirinden farklı her öğenin, görüntüsü de birbirinden farklıdır.Hino: Para cada dia e cada momento do mesmo há um hino diferente.
Bilgisayar oyunu olarak sürülen orijinal versiyonu yetişkin öğeler içermektedir.A versão original, feita para PC, contém conteúdo adulto de natureza sexual.
Miiverse Kullanarak, oyuncular öğeleri değiştirebilirler.Adicionalmente, em Elseworlds, os expectadores podem ver atores trocando de papel.
Bu programlarda, ölüm ve cinayet öğelerine yer veriliyordu.Foram feitos planos para sua morte e funeral.
Madde işaretli liste öğesi Madde işaretli liste öğesi YerelnetMuito gostoso Receita Tudo Gostoso Receita Guia de mulher Receita
Bu stil çerçevesinde mimari öğelerin 14.Louis stiline benzer ahenkli bir şekilde kullanımı hedeflenmiştir.Nesta via, temas como a boa governação foram desenvolvidos com Luís XIV como figura-chave.
Oyunlaştırmada kullanılabilecek bir başka oyunsal öğe de rekabettir.Também precisa de brinquedos variados para se exercitar.
Açıklık ve şeffaflık en önemli öğelerdendi.Tamanho e conforto eram prioridades.
Gözlemin nesnesi bireysel insan öğeleri değil, daha çok 'yapı'dır.Não são mais consideradas "doidas", e sim pessoas especiais.
Her doğal sayının "-1" denen yeni bir ögeyle çarpılarak kümeye katılması olarak düşünülebilir.Cada uma admite 1 "Poder", que é necessário para que se joguem outras cartas.
Ses, bir kelimenin en küçük dil ögesidir.A palavra, para ele, é a parte mais importante da língua.
Bu çalışmalarda Keynes düşüncesinin öğeleri bulunmasına karşın, Keynes’ten hayli eleştiri aldı.As pessoas, em vez disso, voltaram-se ansiosamente para as ideias de Keynes.
Algoritma aşağıdaki gibi çalışır: Listedeki en küçük değerli öğeyi bul.De methode werkt als volgt: Zoek de kleinste waarde in de lijst.
Altıncı öge ise bildirinin göndergesini oluşturan bağlam’ (context) dır.De zesde kaart is de (nabije) toekomst en wat er te verwachten valt.
Sonsuz kümelerin öğe sayısını tanımlamak için transfinite kardinal sayılar vardır.De transfiniete kardinaalgetallen beschrijven de groottes van oneindige verzamelingen.
Bütün sıfır-olmayan nilpotent ögeler sıfır kalandir.Alle nilpotente elementen die van nul verschillen zijn nuldelers.
Hindistan öğeleri taşısada batı senyezinde çekilmiş bir konusu mevcuttur.Ze maken onderweg naar West-Indië de meest hilarische dingen mee.
Suprematist elemanları figüratif öğeleri ile birleştirilmiştir.Stembiljetten worden verbrand door separatisten.
Ancak boş kümelerin hiç ögesi yoktur.Zij hebben echter geen scherpe snavels.
Beş ögeyi ifade eder.Bedoeld voor vijf vingers.
"Partition" The Big Lebowski'den (1998) ögeler içermektedir.Hij speelde de hoofdrol in The Big Lebowski (1998).
Şiîr İran kültürünün çok önemli bir öğesidir.Geneeskunde was een belangrijk onderdeel in de islamitische cultuur.
OpenType biçimindeki yazıtipleri 65.535 glyph (grafiksel yazı karakteri öğesi) barındırabilir.OpenType-lettertypen kunnen tot 65.536 tekens bevatten (16 bit).
Buna ilaveten seride birçok Hristiyanlık ögesi bulunmaktadır.Er zijn een groot aantal christelijke elementen in de tekst.
Filmlerinin de en önemli öğelerinden biri müziktir.Een van de meest kenmerkende onderdelen van de film is de muziek.
Örneğin 4 sayısı, N doğal sayılar kümesinin bir ögesidir.De verzameling N van natuurlijke getallen is bijvoorbeeld oneindig.
Sirklerin önemli ögelerinden biridir.Het is een van de markante punten van het circuit.
Bu örnekte sistem öğeleri müşteri kuyruğu ve gişe görevlileridir.Hieronder een voorbeeld van de tabellen Klanten en Facturen.
Korku türüne ait öğeler, diğer türlerde de görülmeye devam etti.Later werd tijgeroog ook in andere staten bekend.
Unutmadan böyle bir 1 ögesi o hiç var olmadığından tek olmalıdır.Voor zover bekend werd er geen single van geperst.
Diğer bir deyişle birinde diğerinde olmayan hiç öge olmaması gerekir.Het zou met andere woorden dan niet mogelijk zijn dat het een zonder het ander voorkomt.
Hikâyelerde cinler, periler, büyü, sihir gibi olağanüstü ögeler bulunmaktadır.Net als alle andere tovenaars hebben Pief, Kijfje en Domoli uitzonderlijk lange levens.
Gözlemin nesnesi bireysel insan öğeleri değil, daha çok 'yapı'dır.Przedmiotem obserwacji nie jest jednostkowy element ludzki, lecz raczej ‘struktura’.
Birebir fonksiyon: Tanım kümesinde birbirinden farklı her öğenin, görüntüsü de birbirinden farklıdır.Patrząc od wewnątrz, Wieczerza Pańska była czymś zupełnie odmiennym.
Var olan sadece öğelerin bir araya gelmesi ve birbirlerine karıştıktan sonra ayrılmasıdır.Możemy kochać się tylko ze sobą, inaczej się przekształcimy.
Oyuncular Dragon Age: Origins'deki benzersiz öğelerin kilidini açacak oyundaki başarıların kilidini açabilir.Gracze mogą odblokować osiągnięcia w grze, które odblokują unikalne przedmioty w Dragon Age: Początek.
Film, Araplar'ın 1001 Gece Masalları'ndaki pek çok fantastik öğeyi içerir.Film swobodnie nawiązuje do arabskich opowiadań z Księgi tysiąca i jednej nocy.
QNX'de görsel öğeler kolay bir şekilde işlenebilmektedir.Mimo to, w operacjach DX 9 okazują się bardzo wolne.
System 7, Apple Menu Öğeleri klasörü Sistem Klasörü'nde tanıtıldı.Od 7. edycji dostępna jest aplikacja mobilna Mam Talent!
Bu öğeler izleyicinin kolayca algılayabileceği bir şekilde birbirinden ayrılmaktadır.Zgodnie z tym przekazem tacy kochankowie mogą się bardzo szybko rozstać.