Ana içeriğe geç
Sözlük

öfkeyi ile cümle

öfkeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Nechaj hnev a opusti prchlivosť! Nehnevaj sa, a to ešte aby si urobil zlé!
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Odjenjaj od jeze in pústi togoto, ne srdi se, ker bi le hudo storil.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Przestaó gniewu, a zaniechaj popędliwości; nie zapalaj się gniewem, abyś miał źle czynić.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Pusť mimo sebe hněv, a zanech prchlivosti; nezpouzej se tak, abys zle činiti chtěl.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Steh ab vom Zorn und laß den Grimm, erzürne dich nicht, daß du nicht auch übel tust.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Szünj meg a haragtól, hagyd el heveskedésedet; ne bosszankodjál, csak rosszra vinne!
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Tæm din Harme, lad Vreden fare, græm dig ikke, det volder kun Harm.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Παυσον απο θυμου και αφες την οργην μηδολως αγανακτει ωστε να πραττης πονηρα.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.Престани от негодуванието, и остави гнева; Не се раздразнявай, понеже това води само към злотворството.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.הרף מאף ועזב חמה אל תתחר אך להרע׃
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.‎كف عن الغضب واترك السخط ولا تغر لفعل الشر‎.
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.當 止 住 怒 氣 、 離 棄 忿 怒 . 不 要 心 懷 不 平 、 以 致 作 惡
Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.當 止住 怒氣 、 離棄 忿怒 . 不要 心懷不平 、 以致 作惡
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Ca să-Mi arăt urgia, ca să Mă răzbun, i-am vărsat sîngele pe stînca goală, pentruca să nu fie acoperit.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Da pride nadenj srd in se izvrši maščevanje, sem del njegovo kri na golo skalo, da ne bodi pokrita.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Darah itu Kubiarkan di situ sehingga dapat dilihat dan menuntut balas.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.En Ik heb het daar laten liggen, openlijk, zodat het mijn toorn en wraakzucht opwekt.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.For at fremkalde Vrede, for at tage Hævn hældte jeg Blodet på den nøgne klippe uden at dække det.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Hogy haragomat felindítsam és bosszút álljak, kopasz sziklára ontottam vérét, hogy be ne fedeztessék.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.I já zanítě prchlivost k vykonání pomsty, vystavím krev na vysedlou skálu, aby nebyla přikryta.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.내가 그 피를 말간 반석 위에 두고 덮이지 않게 함은 분노를 발하여 보응하려 함이로라
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Per provocare la mia collera, per farne vendetta, ha posto il suo sangue sulla nuda roccia, senza ricoprirlo
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Чтобы возбудить гнев для совершения мщения, Я оставил кровь его на голой скале, чтобы она не скрылась.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.להעלות חמה לנקם נקם נתתי את דמה על צחיח סלע לבלתי הכסות׃
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.لصعود الغضب لتنقم نقمة وضعت دمها على ضحّ الصخر. لئلا يوارى.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.這 城 中 所 流 的 血 倒 在 淨 光 的 磐 石 上 、 不 得 掩 蓋 、 乃 是 出 於 我 、 為 要 發 忿 怒 施 行 報 應
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.這城 中 所 流 的 血 倒 在 淨光 的 磐石 上 、 不得掩蓋 、 乃是 出於 我 、 為要發 忿怒 施行 報應
Sayfayý gördüđümde, öfkeyi kuţandým, onu silmektense kan dolaţýmýma soktum.Ce s-ar întâmpla dacă activitatea anti-guvernamentală ar fi întâmpinată de forțe speciale și poliție secretă?
Sayfayý gördüđümde, öfkeyi kuţandým, onu silmektense kan dolaţýmýma soktum.Čo v prípade, že by protivládne aktivity
Sayfayý gördüđümde, öfkeyi kuţandým, onu silmektense kan dolaţýmýma soktum.E se le attivitá antigovernative venissero opposte da una assalto di truppe e dalla polizia segreta?
Sayfayý gördüđümde, öfkeyi kuţandým, onu silmektense kan dolaţýmýma soktum.여러 파시스트 중 한 명을 뽑는 엉터리 선거이고, 만약 반정부 활동이라 불리는 것이 나치 돌격대원과
Sayfayý gördüđümde, öfkeyi kuţandým, onu silmektense kan dolaţýmýma soktum.Tänk om anti-regerings aktivister var motarbetad av trupper och hemliga poliser?
Sayfayý gördüđümde, öfkeyi kuţandým, onu silmektense kan dolaţýmýma soktum.Was wäre wenn Aktivitäten gegen die Regierung mit Sturmtruppen und Geheimpolizei beantwortet werden?
Şimdi, bize duyduğu kızgın öfkeyi yatıştırmak için, İsrailin Tanrısı RABle bir antlaşma yapmayı tasarlıyorum.이제 이스라엘 하나님 여호와로 더불어 언약을 세워 그 맹렬한 노로 우리에게서 떠나게 할 마음이 내게 있노니
Şimdi, bize duyduğu kızgın öfkeyi yatıştırmak için, İsrailin Tanrısı RABle bir antlaşma yapmayı tasarlıyorum.Nyní tedy umínil jsem učiniti smlouvu s Hospodinem Bohem Izraelským, aby odvrátil od nás hněv prchlivosti své.
Şimdi, bize duyduğu kızgın öfkeyi yatıştırmak için, İsrailin Tanrısı RABle bir antlaşma yapmayı tasarlıyorum.Nyt minä aion tehdä liiton Herran, Israelin Jumalan, kanssa, että hänen vihansa hehku kääntyisi meistä pois.
Şimdi, bize duyduğu kızgın öfkeyi yatıştırmak için, İsrailin Tanrısı RABle bir antlaşma yapmayı tasarlıyorum.Sekarang aku mau membuat perjanjian dengan TUHAN, Allah Israel, supaya Ia tidak marah lagi kepada kita
Şimdi, bize duyduğu kızgın öfkeyi yatıştırmak için, İsrailin Tanrısı RABle bir antlaşma yapmayı tasarlıyorum.עתה עם לבבי לכרות ברית ליהוה אלהי ישראל וישב ממנו חרון אפו׃
Şimdi, bize duyduğu kızgın öfkeyi yatıştırmak için, İsrailin Tanrısı RABle bir antlaşma yapmayı tasarlıyorum.فالآن في قلبي ان اقطع عهدا مع الرب اله اسرائيل فيرد عنا حمو غضبه.
Şimdi, bize duyduğu kızgın öfkeyi yatıştırmak için, İsrailin Tanrısı RABle bir antlaşma yapmayı tasarlıyorum.現 在 我 心 中 有 意 與 耶 和 華 以 色 列 的 神 立 約 、 好 使 他 的 烈 怒 轉 離 我 們
Şimdi, bize duyduğu kızgın öfkeyi yatıştırmak için, İsrailin Tanrısı RABle bir antlaşma yapmayı tasarlıyorum.現 在 我 心中 有意 與 耶和華 以色列 的 神立約 、 好使 他 的 烈怒 轉離 我 們
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.Denk aan de gezamenlijke woede op het Tahrirplein, die een dictator ten val bracht.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.Denken Sie an den kollektiven Zorn auf dem Tahrirplatz, welcher einen Diktator entthront hat.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.Gândiţi-vă la groaza colectivă din Piaţa Tahrir , care a înlăturat un dictator.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.Gondoljunk a csak a Tahrir téri kollektív haragra, ami ledöntött egy diktátort.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.독재자를 끌어내린 타흐린 광장에서의 공동의 분노를 생각해보세요.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.lub o społecznym gniewie na Placu Tahrir, który pomógł obalić dyktatora.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.Nghĩ về cơn thịnh nộ tập thể trên quảng trường Tahrir, đã lật đổ một nhà độc tài.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.Pensate alla rabbia collettiva di Piazza Tahir, che ha portato al crollo di una dittatura.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.Pensem na raiva coletiva na Praça Tahrir, que derrubou um ditador.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.Pensez à la colère collective sur la place Tahrir qui a renversé un dictateur.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.Piensen en la furia colectiva en la Plaza Tahrir, que derrocó a un dictador.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.Vzpomeňte si na sdílený hněv na Tahrírském náměstí (Káhira), které srazilo diktátora.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.Σκεφθείτε την ομαδική οργή στην Πλατεία Ταχρίρ η οποία έριξε ένα δικτάτορα.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.Вспомните всеобщую ярость на площади Тахрир которая свергла диктатора.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.Помислете за общия гняв на площада Тахрир, който свали от власт диктатор.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.חשבו על הזעם הקולקטיבי בככר תחריר, שהפיל דיקטטור.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.فكّروا في الغضب الذي طغى في ميدان التحرير ، والذي أطاح بالدكتاتور.
Tahrir Meydanı'ndaki bir diktatörü deviren ortak öfkeyi.集団的な怒りを考えてみてください。 そして、9/11の後のアメリカ合衆国での
Yumuşak yanıt gazabı yatıştırır, Oysa yaralayıcı söz öfkeyi alevlendirir.A resposta branda desvia o furor, mas a palavra dura suscita a ira.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod