öfkesini ile cümle
öfkesini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.Ti is atyák ne ingereljétek gyermekeiteket, hanem neveljétek azokat az Úr tanítása és intése szerint.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.Und ihr Väter, reizet eure Kinder nicht zum Zorn, sondern zieht sie auf in der Vermahnung zum HERRN.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.Και οι πατερες, μη παροργιζετε τα τεκνα σας, αλλ' εκτρεφετε αυτα εν παιδεια Κυριου.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.И вы, отцы, не раздражайте детей ваших, но воспитывайте их в учении и наставлении Господнем.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.І ви, батьки, не роздразнюйте дітей своїх, а зрощуйте їх у науці і на-поминанню Господньому.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.ואתם האבות אל תכעיסו את בניכם אך גדלום במוסר אדנינו ובתוכחתו׃
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.وانتم ايها الآباء لا تغيظوا اولادكم بل ربوهم بتأديب الرب وانذاره.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.你 們 作 父 親 的 、 不 要 惹 兒 女 的 氣 、 只 要 照 著 主 的 教 訓 和 警 戒 、 養 育 他 們
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.你 們作 父親 的 、 不 要 惹 兒 女的氣 、 只要 照著 主 的 教訓 和 警戒 、 養育 他們
Facebook gönderisi satranç turnuvasının yöneticilerine karşı kamuoyunun öfkesini alevlendirdi.La publicación en Facebook encendió la indignación del público contra los organizadores del torneo de ajedrez.
Facebook gönderisi satranç turnuvasının yöneticilerine karşı kamuoyunun öfkesini alevlendirdi.Пост на Facebook вызвал общественное возмущение в отношении организаторов шахматного турнира.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.(77:62) и предал мечу народ Свой и прогневался на наследие Свое.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.A dat pradă săbiei pe poporul Lui, şi S'a mîniat pe moştenirea Lui.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Dal pod meč lid svůj, a na dědictví své se rozhněval.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Dał pod miecz lud swój, a na dziedzictwo swoje rozgniewał się.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Diede il suo popolo in preda alla spada e contro la sua eredità si accese d'ira
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Entregou o seu povo � espada, e encolerizou-se contra a sua herança.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.És fegyver alá rekeszté az õ népét; és az õ öröksége ellen felgerjede.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Hän antoi kansansa alttiiksi miekalle ja julmistui perintöosaansa.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Ia marah kepada umat-Nya, milik pusaka-Nya, dan membiarkan mereka dibunuh dengan pedang
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Il mit son peuple à la merci du glaive, Et il s`indigna contre son héritage.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Izročil je meču ljudstvo svoje in zoper dedino svojo se je razsrdil.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Ja, han gav sitt folk till pris åt svärdet, och på sin arvedel förgrymmades han.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.그 백성을 또 칼에 붙이사 그의 기업에게 분내셨으니
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Ngài cũng phó dân sự Ngài cho bị thanh gươm, Và nổi giận cùng cơ nghiệp mình.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Ngài cũng phó dân_sự Ngài cho bị thanh gươm , Và nổi_giận cùng cơ_nghiệp mình .
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Og han overgav sitt folk til sverdet og harmedes på sin arv.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.prisgav sit Folk for Sværdet, blev vred på sin Arvelod;
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.También entregó su pueblo a la espada; se airó contra su posesión
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.und übergab sein Volk ins Schwert und entbrannte über sein Erbe.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Vydal svoj ľud pod meč a rozhneval sa na svoje dedičstvo.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Zijn volk kwam terecht in oorlogen; Hij was boos op Zijn volk.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.και παρεδωκεν εις ρομφαιαν τον λαον αυτου και υπερωργισθη κατα της κληρονομιας αυτου
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.Тоже и людете Си предаде на меч, Като се разгневи на наследстовото Си.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.ויסגר לחרב עמו ובנחלתו התעבר׃
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.ودفع الى السيف شعبه وغضب على ميراثه.
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.並 將 他 的 百 姓 交 與 刀 劍 、 向 他 的 產 業 發 怒
Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı.並將 他 的 百姓 交與 刀劍 、 向 他 的 產業發怒
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Amarahnya sedikit tidak pasti saat ini, karena ia belum tenang. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Bình tĩnh của ông là một chút không chắc chắn hiện nay, như ông vẫn chưa giải quyết. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Hans temperament är lite osäkert i dagsläget, eftersom han ännu inte har lugnat ner sig. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Hans temperament er lidt usikker på nuværende tidspunkt, da han endnu ikke har slået sig ned. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Il suo temperamento è un po 'incerta al momento, dato che non ha ancora stabilizzati ".
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Jego temperament jest trochę niepewny w chwili obecnej, jak jeszcze nie osiadł ".
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Jeho povaha je trochu neistá v súčasnej dobe, ako sa doteraz sa usadil. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Jeho povaha je trochu nejistá v současné době, jak se dosud se usadil. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "그가 아직 해결되지 않은 아래와 같은 성질은 현재 조금 불확실합니다. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Malttinsa on hieman epävarma tällä hetkellä, koska hän ei ole vielä asettunut. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Njegov temperament je malo negotov trenutno, kot je še ni ustalil. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Sein Temperament ist ein wenig unsicher gegenwärtig, als er noch nicht beglichen hat nach unten. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Sodrából egy kicsit bizonytalan, jelenleg, mert még nem telepedett le. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Son tempérament est un peu incertain à l'heure actuelle, comme il n'a pas encore stabilisés. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Temperamentul lui este un pic nesigur în prezent, ca el nu a fost încă stabilit. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Zijn humeur is een beetje onzeker op dit moment, omdat hij nog niet neergestreken. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Ιδιοσυγκρασία του είναι λίγο αβέβαιη προς το παρόν, καθώς δεν έχει ακόμη διευθετηθεί τα κάτω. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Его нрав немного неопределенными в настоящее время, как он еще не успокоился. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Його вдача трохи невизначеними в даний час, як він ще не заспокоївся. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "Неговият темперамент е малко по-несигурен в момента, тъй като той все още не е уреден. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. "أعصابه قليلا مؤكدة في الوقت الحاضر ، كما انه لم يستقر حتى الآن إلى أسفل. "
Henüz yerleşmiş değil, öfkesini, şu anda biraz belirsiz. ""デュースはRollo誰ですか?"
İlgili Sayfalar