öfkesini ile cümle
öfkesini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!Nepřiměřené zuřivost zvířete, nevhodné žena vypadat chlap!
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!Nerazumno bes od zveri, nespodobno ženska v navidezno človek!
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!Nieuzasadnione wściekłość bestii, nieprzyzwoite kobieta w pozornej człowieka!
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!Η παράλογη μανία του ένα θηρίο? Απρεπής γυναίκα σε μια φαινομενική άνθρωπος!
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!Необоснованные ярость зверя; неприлично женщине в кажущемся человек!
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!Неразумно яростта на звяра; непристойни жена в привидно човек!
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!זעם בלתי סביר של החיה: אישה נאה בגבר לכאורה!
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!غضب من غير المعقول وحشا ؛ امرأة غير لائق في رجل يبدو!
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!または両方をうわべで病気- beseeming獣!なたは私をamaz'dなた:私の神聖な命令により、
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Como era más barato, vivía con un novio que mostraba más temperamento que ambición.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Fiindcă era mai ieftin, locuia cu prietenul ei, care-și arăta mai des furia decât ambiția.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.För att minska kostnaderna bodde hon med sin pojkvän, som hade mer dåligt humör än ambition.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Fordi det var billigere, boede hun hos sin kæreste som viste sit temperament mere end sin ambition.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Ker je bilo ceneje, je živela s fantom, ki je bolj razkazoval svojo vzkipljivost kot ambicije.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.남자 친구와 동거를 하는 이유는 순전히 경제적 이유였어요. 꿈 같은건 있지도 않고, 성질을 자주 부리는 남자 친구였죠.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Mert így olcsóbb volt és együtt élt a barátjával, aki a temperamentumát gyakrabban mutatta ki az ambíciójánál.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Omdat het goedkoper was, woonde ze met haar vriend die zijn humeur sterker weergaf dan zijn ambitie.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Protože to bylo levnější, žila s přítelem, který dával najevo spíše svůj vztek než své schopnosti.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Z oszczędności mieszkała z chłopakiem, który częściej wykazywał się temperamentem niż ambicją.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Понеже било по-евтино, живеела с приятеля си, който ѝ показвал нрава си, повече от амбицията си.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Тому що це було дешевше, вона жила із хлопцем, який показував свій характер більше ніж амбіції.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Чтобы сэкономить, она жила со своим парнем, у которого норова было больше, чем честолюбия.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.בגלל שזה היה זול יותר, היא גרה עם החבר שלה שהפגין את העצבנות שלו יותר מאת האמביציות שלו.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.لأنه كان أقل تكلفة، لقد كانت تعيش مع صديقها الحميم الذي كان غضبه أكبر من طموحه.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.将来の夢があるわけでもない 気性の荒い彼氏と同棲していました 彼女の20代も困難なものでしたが
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Bo zawisna miłość jest zapalczywością męża, a nie sfolguje w dzień pomsty.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Căci gelozia înfurie pe un bărbat, şi n'are milă în ziua răzbunării;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Car la jalousie met un homme en fureur, Et il est sans pitié au jour de la vengeance;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Denn der Grimm des Mannes eifert, und schont nicht zur Zeit der Rache
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.For nidkjær er mannens vrede, og han sparer ikke på hevnens dag;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Jaloezie is een vuurgloed in een man en overspel wordt niet vergeven, wel gewroken.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.그 남편이 투기함으로 분노하여 원수를 갚는 날에 용서하지 아니하고
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Lebo žiarlivosť je zúrivý hnev muža, ani sa nezľutuje v deň pomsty.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Mert a féltékenység a férfiú haragja, és nem cselekszik kegyelmességgel a bosszúállásnak napján.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Nebo zůřivý jest hněv muže, a neodpouštíť v den pomsty.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.poiché la gelosia accende lo sdegno del marito, che non avrà pietà nel giorno della vendetta
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.porque los celos del hombre son su furor, y él no perdonará en el día de la venganza
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.porque o ciúme enfurece ao marido, que de maneira nenhuma poupará no dia da vingança.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Sillä luulevaisuus nostaa miehen vihan, ja säälimätön on hän koston päivänä.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Thi Skinsyge vækker Mandens Vrede, han skåner ikke på Hævnens Dag;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Ty svartsjuk är mannens vrede, och han skonar icke på hämndens dag;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Vì sự ghen ghét là điều giận dữ của người nam, Trong ngày báo thù, người không dung thứ;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Vì sự ghen_ghét là điều giận_dữ của người nam , Trong ngày báo_thù , người không dung_thứ ;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Διοτι η ζηλοτυπια ειναι μανια του ανδρος, και δεν θελει δειξει ελεος εις την ημεραν της εκδικησεως.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Защото ревнуването на мъжа е една ярост; И той няма да пожали в деня на възмездието;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.потому что ревность – ярость мужа, и не пощадит он в день мщения,
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.כי קנאה חמת גבר ולא יחמול ביום נקם׃
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.لان الغيرة هي حمية الرجل فلا يشفق في يوم الانتقام.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.因 為 人 的 嫉 恨 、 成 了 烈 怒 . 報 仇 的 時 候 、 決 不 留 情
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.因 為人 的 嫉恨 、 成了 烈怒.報仇 的 時候 、 決 不 留情
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.A vy otcové nepopouzejte k hněvu dítek vašich, ale vychovávejte je v cvičení a v napomínání Páně.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.A vy, otcovia, nepopudzujte svojich detí k hnevu, ale ich vychovávajte v kázni a v napomínaní Pánovom.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.E voi, padri, non inasprite i vostri figli, ma allevateli nell'educazione e nella disciplina del Signore
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.E vós, pais, não provoqueis � ira vossos filhos, mas criai-os na disciplina e admoestação do Senhor.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.In očetje, ne dražite svojih otrok, temuč vzrejajte jih v strahu in svarjenju Gospodovem.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.Ja te isät, älkää kiihoittako lapsianne vihaan, vaan kasvattakaa heitä Herran kurissa ja nuhteessa.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.또 아비들아 너희 자녀를 노엽게 하지 말고 오직 주의 교양과 훈계로 양육하라
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.Och I fäder, reten icke edra barn till vrede, utan fostren dem i Herrens tukt och förmaning.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.Og I Fædre! opirrer ikke eders Børn, men opfostrer dem i Herrens Tugt og Formaning!
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.Og I fedre! egg ikke eders barn til vrede, men fostre dem op i Herrens tukt og formaning!
İlgili Sayfalar