öfkesini ile cümle
öfkesini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.For å fylle hans buk sender Gud sin brennende vrede mot ham og lar sin mat regne på ham.
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.For at fylde hans Bug sender Gud sin Vredes Glød imod ham, lader sin Harme regne på ham.
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.Ketika ia sibuk mengisi perutnya, Allah menjadi sangat murka dan menghukumnya
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.그가 배를 불리려 할 때에 하나님이 맹렬한 진노를 내리시리니 밥 먹을 때에 그의 위에 비같이 쏟으시리라
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.Ko si bo hotel napolniti trebuh, Bog spusti nanj jeze svoje togoto, in deževala bo nanj, njemu v jed.
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.Mikor meg akarja tölteni a hasát, reá bocsátja haragjának tüzét, és azt önti rá étele gyanánt.
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.Op het moment dat zijn buik vol is, zal Gods toorn op hem neerregenen.
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.יהי למלא בטנו ישלח בו חרון אפו וימטר עלימו בלחומו׃
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.يكون عندما يملأ بطنه ان الله يرسل عليه حمو غضبه ويمطره عليه عند طعامه.
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.他 正 要 充 滿 肚 腹 的 時 候 、 神 必 將 猛 烈 的 忿 怒 降 在 他 身 上 、 正 在 他 喫 飯 的 時 候 、 要 將 這 忿 怒 像 雨 降 在 他 身 上
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.他 正要 充滿 肚腹 的 時候 、 神必 將 猛烈 的 忿怒 降 在 他 身上 、 正在 他 喫飯 的 時候 、 要 將這 忿怒 像 雨 降 在 他 身上
Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.De kommer fra fjerne Egne, fra Himlens Grænse, HERREN og hans Vredes Værktøj for at hærge al Jorden.
Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.He tulevat kaukaisesta maasta, taivaan ääristä, Herra ja hänen vihansa aseet, hävittämään kaiken maan.
Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.Jõnek messze földrõl, az égnek végérõl, az Úr, és haragjának eszközei, elpusztítani mind az egész földet.
Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.무리가 먼 나라에서 하늘 가에서 왔음이여 곧 여호와와 그 진노의 병기라 온 땅을 멸하려 함이로다
Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.Prihajajo iz daljne dežele, od kraja nebes – GOSPOD in srda njegovega orodje – pogubit vso deželo Babilonsko.
Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.Táhnou z země daleké od končin nebes. Hospodin a osudí prchlivosti jeho, aby poplénil všecku zemi.
Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.Идут из отдаленной страны, от края неба, Господь и орудия гнева Его, чтобы сокрушить всю землю.
Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.באים מארץ מרחק מקצה השמים יהוה וכלי זעמו לחבל כל הארץ׃
Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.يأتون من ارض بعيدة من اقصى السموات الرب وادوات سخطه ليخرب كل الارض
Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.他 們 從 遠 方 來 、 從 天 邊 來 、 就 是 耶 和 華 並 他 惱 恨 的 兵 器 、 要 毀 滅 這 全 地
Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.他 們從遠 方來 、 從天邊來 、 就是 耶和華 並 他 惱恨 的 兵器 、 要 毀滅這 全 地
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.Agotó Jehovah su furor; derramó el ardor de su ira. Prendió fuego en Sion, el cual devoró sus cimientos
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.Domnul Şi -a sleit urgia, Şi -a vărsat mînia aprinsă; a aprins în Sion un foc, care -i mistuie temeliile.
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.HERREN køled sin Vrede, udøste sin Harmglød,. han tændte i Zion en Ild, dets Grundvolde åd den.
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.여호와께서 분을 발하시며 맹렬한 노를 쏟으심이여 시온에 불을 피우사 그 지대를 사르셨도다
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.TUHAN melampiaskan amarah-Nya dan membakar Kota Sion sampai rata dengan tanah
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.Совершил Господь гнев Свой, излил ярость гнева Своего и зажег на Сионе огонь, который пожрал основания его.
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.כלה יהוה את חמתו שפך חרון אפו ויצת אש בציון ותאכל יסודתיה׃
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.اتم الرب غيظه. سكب حمو غضبه واشعل نارا في صهيون فأكل أسسها.
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.耶 和 華 發 怒 成 就 他 所 定 的 、 倒 出 他 的 烈 怒 . 在 錫 安 使 火 覂 起 、 燒 燬 錫 安 的 根 基
RAB öfkesini boşalttı, kızgın öfkesini döktü, Temellerini yiyip bitiren ateşi Siyonun içinde tutuşturdu.耶和華 發怒 成就 他 所 定 的 、 倒出 他 的 烈怒 . 在 錫安 使 火覂起 、 燒燬錫 安 的 根基
RAB seçtiklerine buyruk verdi, Onun yüceliğiyle övünen yiğitleri Öfkesinin gereğini yapmaya çağırdı.Jeg har opbudt mine innvidde menn og kalt mine helter til å tjene min vrede, mine stolte, jublende skarer.
RAB seçtiklerine buyruk verdi, Onun yüceliğiyle övünen yiğitleri Öfkesinin gereğini yapmaya çağırdı.Jeg har opbudt min viede Hær til at tjene min Vrede og kaldt mine Helte hid, de jublende, stolte.
RAB seçtiklerine buyruk verdi, Onun yüceliğiyle övünen yiğitleri Öfkesinin gereğini yapmaya çağırdı.내가 나의 거룩히 구별한 자에게 명하고 나의 위엄을 기뻐하는 용사들을 불러 나의 노를 풀게 하였느니라
RAB seçtiklerine buyruk verdi, Onun yüceliğiyle övünen yiğitleri Öfkesinin gereğini yapmaya çağırdı.Minä olen antanut käskyn vihkiytyneilleni ja kutsunut urhoni vihani työhön, ylvääni, riemuitsevaiseni.
RAB seçtiklerine buyruk verdi, Onun yüceliğiyle övünen yiğitleri Öfkesinin gereğini yapmaya çağırdı.אני צויתי למקדשי גם קראתי גבורי לאפי עליזי גאותי׃
RAB seçtiklerine buyruk verdi, Onun yüceliğiyle övünen yiğitleri Öfkesinin gereğini yapmaya çağırdı.انا اوصيت مقدسي ودعوت ابطالي لاجل غضبي مفتخري عظمتي.
RAB seçtiklerine buyruk verdi, Onun yüceliğiyle övünen yiğitleri Öfkesinin gereğini yapmaya çağırdı.我 吩 咐 我 所 挑 出 來 的 人 . 我 招 呼 我 的 勇 士 、 就 是 那 矜 誇 高 傲 之 輩 、 為 要 成 就 我 怒 中 所 定 的
RAB seçtiklerine buyruk verdi, Onun yüceliğiyle övünen yiğitleri Öfkesinin gereğini yapmaya çağırdı.我 吩咐 我 所 挑出 來 的 人 . 我 招呼 我 的 勇士 、 就是 那 矜誇 高傲 之 輩 、 為要 成就 我 怒 中 所 定的
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.(102:9) не до конца гневается, и не вовек негодует.
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.Egli non continua a contestare e non conserva per sempre il suo sdegno
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.Ei hän aina riitele eikä pidä vihaa iankaikkisesti.
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.El nu Se ceartă fără încetare, şi nu ţine mînia pe vecie.
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.Er wird nicht immer hadern noch ewiglich Zorn halten.
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.Han går icke ständigt till rätta och behåller ej vrede evinnerligen.
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.Han går ikke alltid i rette og gjemmer ikke på vrede evindelig.
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.han går ikke bestandig i Rette, gemmer ej evigt på Vrede;
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.Hij blijft niet altijd toornig op ons. Eens komt daar een einde aan.
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.Ia tidak menghardik terus-menerus, dan tidak marah untuk selama-lamanya
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.Il ne conteste pas sans cesse, Il ne garde pas sa colère à toujours;
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.항상 경책지 아니하시며 노를 영원히 품지 아니하시리로다
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.Não repreenderá perpetuamente, nem para sempre conservará a sua ira.
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.Nebudeť ustavičně žehrati, ani na věky hněvu držeti.
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.Nebude večne žehrať ani nebude na veky držať hnev.
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.Ne huduje se vekomaj in večno ne drži jeze.
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.Nem feddõdik minduntalan, és nem tartja meg haragját örökké.
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.Ngài không bắt tôi luôn luôn, Cũng chẳng giữ lòng giận đến đời đời.
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.Ngài không bắt tôi luôn_luôn , Cũng chẳng giữ lòng giận đến đời_đời .
Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.Nie będzie się na wieki wadził, a gniewu wiecznie chował.
İlgili Sayfalar