Ana içeriğe geç
Sözlük

öfkesi ile cümle

öfkesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Setelah melihat bahwa ketiga orang itu tidak dapat menjawab, ia menjadi marah
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Οτε δε ο Ελιου ειδεν, οτι δεν ητο αποκρισις εν τω στοματι των τριων ανδρων, εξηφθη ο θυμος αυτου.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Когда же Елиуй увидел, что нет ответа в устах тех трех мужей, тогда воспылал гнев его.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Но когато Елиу видя, че нямаше отговор в устата на тия трима мъже, гневът му пламна.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.וירא אליהוא כי אין מענה בפי שלשת האנשים ויחר אפו׃
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.فلما رأى اليهو انه لا جواب في افواه الرجال الثلاثة حمي غضبه
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.以 利 戶 見 這 三 個 人 口 中 無 話 回 答 、 就 怒 氣 發 作
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.以利 戶見這 三 個 人口 中 無話 回答 、 就 怒 氣發作
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Como era más barato, vivía con un novio que mostraba más temperamento que ambición.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Fiindcă era mai ieftin, locuia cu prietenul ei, care-și arăta mai des furia decât ambiția.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.För att minska kostnaderna bodde hon med sin pojkvän, som hade mer dåligt humör än ambition.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Fordi det var billigere, boede hun hos sin kæreste som viste sit temperament mere end sin ambition.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Ker je bilo ceneje, je živela s fantom, ki je bolj razkazoval svojo vzkipljivost kot ambicije.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.남자 친구와 동거를 하는 이유는 순전히 경제적 이유였어요. 꿈 같은건 있지도 않고, 성질을 자주 부리는 남자 친구였죠.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Mert így olcsóbb volt és együtt élt a barátjával, aki a temperamentumát gyakrabban mutatta ki az ambíciójánál.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Omdat het goedkoper was, woonde ze met haar vriend die zijn humeur sterker weergaf dan zijn ambitie.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Protože to bylo levnější, žila s přítelem, který dával najevo spíše svůj vztek než své schopnosti.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Z oszczędności mieszkała z chłopakiem, który częściej wykazywał się temperamentem niż ambicją.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Понеже било по-евтино, живеела с приятеля си, който ѝ показвал нрава си, повече от амбицията си.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Тому що це було дешевше, вона жила із хлопцем, який показував свій характер більше ніж амбіції.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Чтобы сэкономить, она жила со своим парнем, у которого норова было больше, чем честолюбия.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.בגלל שזה היה זול יותר, היא גרה עם החבר שלה שהפגין את העצבנות שלו יותר מאת האמביציות שלו.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.لأنه كان أقل تكلفة، لقد كانت تعيش مع صديقها الحميم الذي كان غضبه أكبر من طموحه.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.将来の夢があるわけでもない 気性の荒い彼氏と同棲していました 彼女の20代も困難なものでしたが
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.Bo gniew męża nie sprawuje sprawiedliwości Bożej.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.căci mînia omului nu lucrează neprihănirea lui Dumnezeu.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.car la colère de l`homme n`accomplit pas la justice de Dieu.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.Denn des Menschen Zorn tut nicht, was vor Gott recht ist.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.for manns vrede virker ikke det som er rett for Gud.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.kajti jeza človekova ne dela pravičnosti Božje.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.사람의 성내는 것이 하나님의 의를 이루지 못함이니라
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.Lebo hnev muža nepôsobí spravedlivosti Božej.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.Mert ember haragja Isten igazságát nem munkálja.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.Nebo hněv muže spravedlnosti Boží nepůsobí.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.Orang yang marah tidak dapat melakukan yang baik, yang menyenangkan hati Allah
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.Perché l'ira dell'uomo non compie ciò che è giusto davanti a Dio
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.Porque a ira do homem não opera a justiça de Deus.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.porque la ira del hombre no lleva a cabo la justicia de Dios
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.sillä miehen viha ei tee sitä, mikä on oikein Jumalan edessä.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.thi en Mands Vrede udretter ikke det, som er ret for Gud.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.Ty en mans vrede kommer icke åstad vad rätt är inför Gud.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.vì cơn giận của người ta không làm nên sự công bình của Ðức Chúa Trời.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.vì cơn giận của người_ta không làm_nên sự công_bình của Ðức_Chúa_Trời .
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.want door kwaad te worden, kunnen wij Gods doel niet bereiken.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.διοτι η οργη του ανθρωπου δεν εργαζεται την δικαιοσυνην του Θεου.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.Гнїв бо чоловіка правди Божої не чинить.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.ибо гнев человека не творит правды Божией.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.כי כעס אדם לא יפעל צדקת אלהים׃
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.لان غضب الانسان لا يصنع بر الله.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.因 為 人 的 怒 氣 、 並 不 成 就 神 的 義
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.因 為人 的 怒氣 、 並 不 成就 神 的 義
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Bo zawisna miłość jest zapalczywością męża, a nie sfolguje w dzień pomsty.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Căci gelozia înfurie pe un bărbat, şi n'are milă în ziua răzbunării;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Car la jalousie met un homme en fureur, Et il est sans pitié au jour de la vengeance;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Denn der Grimm des Mannes eifert, und schont nicht zur Zeit der Rache
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.For nidkjær er mannens vrede, og han sparer ikke på hevnens dag;
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Jaloezie is een vuurgloed in een man en overspel wordt niet vergeven, wel gewroken.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.그 남편이 투기함으로 분노하여 원수를 갚는 날에 용서하지 아니하고
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Lebo žiarlivosť je zúrivý hnev muža, ani sa nezľutuje v deň pomsty.
Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur.Mert a féltékenység a férfiú haragja, és nem cselekszik kegyelmességgel a bosszúállásnak napján.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod