Ana içeriğe geç
Sözlük

öfkesi ile cümle

öfkesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
RABbin kızgın öfkesi yüzünden Güvenlikte oldukları ağıllar yok oldu.The peaceable folds are brought to silence because of the fierce anger of Yahweh.
Çünkü insanın öfkesi Tanrının istediği doğruluğu sağlamaz.for the anger of man doesn't produce the righteousness of God.
Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.››Who can tell if God will turn and repent, and turn away from his fierce anger, that we perish not?
Öfkesi dinince Musa, levhaları aldı.When his anger subsided Moses picked up the tablets.
Yüreklerinin öfkesini gidersin. Allah, dilediğinin tevbesini kabul eder.And remove the anger from their breasts; for God turns to whosoever desires.
(Bu ateş) onları uzak bir yerden görünce onlar bunun öfkesini ve homurtusunu işitirler.When (Hell) appears to them from a distance they will hear it raging and roaring.
Musa kabaran öfkesi (gazabı) yatışınca Levhaları aldı.When his anger subsided Moses picked up the tablets.
(Ateş,) Onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar bunun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler.When (Hell) appears to them from a distance they will hear it raging and roaring.
Öfkesinin-şiddetinden neredeyse patlayıp parçalanacak.As though it would burst with fury.
Onların öfkesi ağızlarından taşmaktadır, kalblerinin gizlediği ise daha büyüktür.Hate is on their tongues, and what they hide in their hearts is worse.
"Hiç şüphesiz artık Rabbinizin azab ve öfkesini hakettiniz.He replied: "You have already been beset with punishment and the wrath of God.
Nerede ise öfkesinden paralanacak!As though it would burst with fury.
Musa'nın öfkesi yatışınca levihleri aldı.When his anger subsided Moses picked up the tablets.
Ve yüreklerinin öfkesini gidersin. Allah dilediğine tövbe nasip eder.And remove the anger from their breasts; for God turns to whosoever desires.
O, onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar onun kaynayan öfkesini ve uğultusunu işitirler.When (Hell) appears to them from a distance they will hear it raging and roaring.
Öfkesinden çatlayacak hale gelir.As though it would burst with fury.
Musa'nın öfkesi dinince levhaları aldı.When his anger subsided Moses picked up the tablets.
Neredeyse cehennem öfkesinden çatlayacak!As though it would burst with fury.
Musa'nın öfkesi geçince levhaları aldı.When his anger subsided Moses picked up the tablets.
Bu ateş onları, daha uzaktan görünce, onun öfkesinden gürlediğini ve korkunç homurtusunu işitirler.When (Hell) appears to them from a distance they will hear it raging and roaring.
Cehennem, öfkesinden neredeyse çatlayacak haldedir.As though it would burst with fury.
Yüreklerinin öfkesini gidersin. ALLAH dilediğinin tevbesini kabul eder.And remove the anger from their breasts; for God turns to whosoever desires.
Cehennem onları uzaktan görünce, onun öfkesini ve uğultusunu işitirler.When (Hell) appears to them from a distance they will hear it raging and roaring.
Yüreklerinin öfkesini gidersin.And He will take away the rage of their hearts.
Ve yüreklerinin öfkesini gidersin.And He will take away the rage of their hearts.
Facebook gönderisi satranç turnuvasının yöneticilerine karşı kamuoyunun öfkesini alevlendirdi.The Facebook post sparked public outrage against the organizers of the chess tournament.
Her türlü seçimin İranlıların öfkesini çekeceği kesin.Any choice is sure to raise the ire of the Iranians.
Ancak bu hareket yerel Sırpların öfkesini daha da artırdı.Such action, however, aroused the ire of local Serbs.
Aleksiç'in arkadaşının yardımına koşması dört askerin öfkesini daha da artırdı.Aleksic raced to protect his friend, only to incur the wrath of the four soldiers.
Yunanlıların öfkesi ve ülkenin hayatta kalmasıGreek anger and the country's survival
Analistler, grevlerin kamuoyunun öfkesinin çıkış noktası olduğu görüşünde.Strikes provide outlet for public anger, analysts say.
Kararlı fakat dayatmasız tavrı öfkesini gizliyor.His determined, yet unimposing, demeanor hides his torment.
Bu bazı çevrecilerin öfkesini uyandırdı.This evoked the ire of certain environmentalists.
Diomedes, savaşın öfkesine rağmen, yaşlı adam konuşabilsin diye kılıcını geri çeker.Despite his fury of war, Diomedes held back his sword so that the old man might speak.
Agamemnon daha sonra Athena'nın öfkesini yatıştırmak için kalır.Agamemnon then stayed on to appease the anger of Athena.
Diomedes soğukkanlılığını korumayı başaramaz, ancak Sthenelus öfkesini bastıramaz.While Diomedes keeps his composure, Sthenelus cannot contain his anger.
Kitap 24 – Zeus ve Hera, savaşanların öfkesini korur.Book 24 – Zeus and Hera stay the anger of the contenders.
Kreusa'yı babasının öfkesinden korumak için Apollon, güçlerini hamileliğini gizlemek için kullanır.To protect her from her father's anger, Apollo used his powers to keep her pregnancy hidden.
Efsaneye, kısaca Virgilius tarafından da değinilir, ancak o da Zeus'un öfkesinden bahsetmez. [1]The myth is also briefly referred to by Virgil, again without reference to Zeus's anger.[10]
Athamas'ın Öfkesi, John Flaxman (1755-1826).The Fury of Athamas by John Flaxman (1755-1826).
Ferdinand'ın İade Fermanı'nı iptal etmeyi reddetmesine öfkesini dile getirdi.He expressed anger at Ferdinand's refusal to revoke the Edict of Restitution.
Tanrı, peygamberin sözleriyle öfkesini gösterir.[1]God is raging in the prophet's words.[15]
Jim öfkesine hâkim olabildi.Jim konnte seine Wut unterdrücken.
Bu durum Tanrının öfkesini çeker.Und dann kam der Zorn Gottes.
Daha sonra Gecenin Öfkesinin sesi gelir.Sie lauscht den Geräuschen der Nacht.
Bu bazı çevrecilerin öfkesini uyandırdı.Dies löste eine Welle der Empörung aus.
Onun öfkesi anlaşılabilir.Son irritation est compréhensible.
Tom öfkesini Mary'den gizledi.Tom dissimulait sa colère à Mary.
Fakat öte yandan, Sean'ın öfkesini anlıyorum ve inan bana, ona pek çok kez vurmak istedim.Mais d'autre part, je comprends la colère de Sean et croyez moi, j'ai voulu le frapper à plusieurs reprises.
RAB'bin öfkesi parladı halkına karşı, Tiksindi kendi halkından.Ils ont lancé par leur maître Amecareth contre les Humains.
Bu bazı çevrecilerin öfkesini uyandırdı.Ce gigantisme a provoqué l'hostilité de certains riverains.
Onun karakteri, öfkesini kontrol edememektedir.Charles ne peut contenir sa fureur.
Tom öfkesini yönetmeyi öğrenmek için ders aldı.Tom tomó un curso de control de la ira.
Öfkesine rağmen, sabırla beni dinledi.A pesar de su ira, él me escuchó pacientemente.
Jim öfkesine hâkim olabildi.Jim fue capaz de contener su enojo.
Fakat öte yandan, Sean'ın öfkesini anlıyorum ve inan bana, ona pek çok kez vurmak istedim.Por otro lado, entendía la ira de Sean y, créanme, he querido golpearlo varias veces.
Bu bazı çevrecilerin öfkesini uyandırdı.Este hecho provocó la ira de los ulemas.
Yasalara olan öfkesi bir onun hırsız olarak hizmetini yerel bir mafya patronuna sunmasına neden oldu.Las consecuencias de haber aceptado como huésped en la casa a un ladrón.
RAB'bin öfkesi parladı halkına karşı, Tiksindi kendi halkından.Aquel cuyo estrecho camino me hiciera triste, cuyo poder es de Satan.
Bu yüzden zamanla Kral VII. Henry'nin öfkesini üzerine çekti.A volte però, il sovrano si alterò con Henry.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod