Ana içeriğe geç
Sözlük

ödev ile cümle

ödev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.Als huiswerk wil ik dat jullie 10 manieren bedenken om dit te omzeilen.
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.Ca temă pentr acasă, gândiți-vă la 10 căi de a ocoli asta.
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.Come compito a casa, pensate a 10 modi per aggirarlo.
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.Como tarea para la casa piensen en 10 maneras de vulnerarlas.
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.Como trabalho de casa, pensem em 10 formas de contorná-las.
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.És házi feladatnak gondoljanak ki 10 módot ennek megkerülésére.
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.Et en guise de devoir à la maison, réfléchissez à 10 manières de le contourner.
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.Jako zadanie domowe pomyślcie o 10 sposobach na ominięcie tego zabezpieczenia.
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.Na domácu úlohu vymyslite 10 spôsobov, ako to obísť.
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.Như một bài tập về nhà, hãy nghĩ 10 cách để đối phó nó
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.Sebagai PR pikirkan 10 cara untuk membukanya tanpa merusak segelnya.
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.Za domácí úkol vymyslíte 10 způsobů jak to obejít.
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.Ως εργασία για το σπίτι, σκεφτείτε 10 τρόπους να το παραβιάσετε.
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.Дома придумайте 10 способов обойти эту защиту.
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.Опитайте се като домашно да измислите 10 начина да заобиколите предпазващите капачки.
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.בתור שיעורי בית, חישבו על 10 דרכים שונות לעקוף את זה.
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.كواجب منزلي، فكروا بـ١٠ طرق لخرق هذا.
Ev ödevi olarak, bundan kurtulmanın 10 yolunu düşünün.一つはお教えしましょう 注射器です
Ev ödevleri verdim.Assegnavo i compiti.
Ev ödevleri verdim.Házi feladatokat adtam.
Ev ödevleri verdim.Ich gab Hausaufgaben auf.
Ev ödevleri verdim.Jag delade ut läxor.
Ev ödevleri verdim.Je donnais des devoirs à la maison.
Ev ödevleri verdim.Jeg gav opgaver for.
Ev ödevleri verdim. Ödevler geri geldiğinde, notları hesapladım.Dawałam zadania domowe, wystawiałam oceny.
Ev ödevleri verdim.Razdelila sem domače naloge.
Ev ödevleri verdim.Saya memberi tugas pekerjaan rumah (PR).
Ev ödevleri verdim.Tôi giao bài tập về nhà cho học sinh.
Ev ödevleri verdim.Zadávala jsem domácí úkoly.
Ev ödevleri verdim.Zadávala som domáce úlohy.
Ev ödevleri verdim.Έδινα ασκήσεις για το σπίτι.
Ev ödevleri verdim.Задавала домашні завдання.
Ev ödevleri verdim.Също така давам домашни.
Ev ödevleri verdim.נתתי שיעורי בית.
Ev ödevleri verdim.أعطيتهم واجبات منزلية.
Ev ödevleri verdim.我會畀功課同作業
Ev ödevleri verdim.答案が戻ってくれば 成績をつけました
Geleneksel bir sınıfta, ödevleriniz vardır, ödev, ders, ödev, ders, ve sonrada sınav.전통적인 교실에서는 몇 가지 숙제를 내줍니다. 숙제, 강의, 숙제, 강의,
Geleneksel bir sınıfta, ödevleriniz vardır, ödev, ders, ödev, ders, ve sonrada sınav.Numa sala de aula tradicional, há trabalhos de casa, exposição da matéria, e depois têm um teste instantâneo.
Geleneksel bir sınıfta, ödevleriniz vardır, ödev, ders, ödev, ders, ve sonrada sınav.В класните стаи, получавате домашно, домашно, лекция, домашно, лекция и после се явявате на изпит.
Geleneksel bir sınıfta, ödevleriniz vardır, ödev, ders, ödev, ders, ve sonrada sınav.У традиційній школі ви отримуєте домашнє завдання, завдання, лекцію, завдання, лекцію - і підсумковий іспит.
Geleneksel bir sınıfta, ödevleriniz vardır, ödev, ders, ödev, ders, ve sonrada sınav.אבל זה שונה מיסודו ממה שקורה היום בכיתות לימוד. בכיתה מסורתית, יש שיעורי-בית,
Geleneksel bir sınıfta, ödevleriniz vardır, ödev, ders, ödev, ders, ve sonrada sınav.في الفصول التقليدية لديك عدد من الواجبات واجب ثم محاضرة، ثم واجب ثم محاضرة
Geleneksel bir sınıfta, ödevleriniz vardır, ödev, ders, ödev, ders, ve sonrada sınav.宿題があり 宿題 授業 宿題 授業 それに小テストがあります
Gerçekten, o gece ödevlerimi yapmanın en büyük önceliğim olduğunu mu düşünüyorsunuz?Credeți că în seara aceea temele mai erau în topul priorităților?
Gerçekten, o gece ödevlerimi yapmanın en büyük önceliğim olduğunu mu düşünüyorsunuz?¿Creen que esa noche la tarea encabezaba mi lista de prioridades?
Gerçekten, o gece ödevlerimi yapmanın en büyük önceliğim olduğunu mu düşünüyorsunuz?Denk je dat mijn huiswerk die avond mijn hoogste prioriteit was?
Gerçekten, o gece ödevlerimi yapmanın en büyük önceliğim olduğunu mu düşünüyorsunuz?Fakt si myslíte, že tu noc bylo udělat si úkol na prvním místě mého seznamu priorit?
Gerçekten, o gece ödevlerimi yapmanın en büyük önceliğim olduğunu mu düşünüyorsunuz?Glauben Sie wirklich, dass diese Nacht Hausaufgaben für mich Vorrang hatten?
Gerçekten, o gece ödevlerimi yapmanın en büyük önceliğim olduğunu mu düşünüyorsunuz?정말로, 그날 밤 저에게 학교 숙제를 하는 것이 가장 우선적으로 해야 할 것이라고 생각하시나요?
Gerçekten, o gece ödevlerimi yapmanın en büyük önceliğim olduğunu mu düşünüyorsunuz?Önök szerint aznap éjjel a házi feladatom volt a legfontosabb dolgom?
Gerçekten, o gece ödevlerimi yapmanın en büyük önceliğim olduğunu mu düşünüyorsunuz?Realmente, acham que fazer os trabalhos de casa, naquela noite, estava no topo da minha lista de prioridades?
Gerçekten, o gece ödevlerimi yapmanın en büyük önceliğim olduğunu mu düşünüyorsunuz?Sądzicie, że odrabianie lekcji było na liście moich priorytetów tego wieczoru?
Gerçekten, o gece ödevlerimi yapmanın en büyük önceliğim olduğunu mu düşünüyorsunuz?Sul serio pensate che quella sera fare i compiti fosse in cima alla mia lista delle priorità?
Gerçekten, o gece ödevlerimi yapmanın en büyük önceliğim olduğunu mu düşünüyorsunuz?Tror ni verkligen att läxor den kvällen stod högst på att göra-listan?
Gerçekten, o gece ödevlerimi yapmanın en büyük önceliğim olduğunu mu düşünüyorsunuz?Vous pensez vraiment que faire mes devoirs ce soir-là était la première de mes priorités ?
Gerçekten, o gece ödevlerimi yapmanın en büyük önceliğim olduğunu mu düşünüyorsunuz?Yang benar saja, apa Anda pikir mengerjakan PR malam itu menjadi prioritas teratas saya?
Gerçekten, o gece ödevlerimi yapmanın en büyük önceliğim olduğunu mu düşünüyorsunuz?Ειλικρινά, πιστεύετε πως εκείνο το βράδυ το πρώτο πράγμα στο μυαλό μου ήταν να κάνω τη σχολική μου εργασία;
Gerçekten, o gece ödevlerimi yapmanın en büyük önceliğim olduğunu mu düşünüyorsunuz?Вы действительно думаете, что сделать уроки в тот вечер было для меня важнее всего?
Gerçekten, o gece ödevlerimi yapmanın en büyük önceliğim olduğunu mu düşünüyorsunuz?Наистина, смятате ли, че да си напиша домашното беше в списъка с приоритетите ми онази вечер?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod