ödev ile cümle
ödev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bunlar konuğun "ödevi" olarak adlandırılmıştır.이는 '의원 꿔주기'라 불렸다.
(Ödevini bitirirsen sokakta oynayabilirsin.)(경기 도중 타월을 던지면 기권으로 인정함.)
Bugün bir sürü ödevim var.오늘 숙제가 너무 많아요.
Ödevin bitince parkta buluşalım.לאחר סיום התפקיד יצא ללימודים במב"ל.
Ödevlerini kendin yapmalısın.הם משחקים בתפקיד עצמם.
Ev ödevini ne zaman bitireceksin?מתי תסיים את שיעורי הבית שלך?
Ev ödevini ne zaman bitireceksin?מתי תסיימי את שיעורי הבית שלך?
Ev ödevini ne zaman bitireceksin?מתי תגמור את שיעורי הבית שלך?
Ev ödevini ne zaman bitireceksin?מתי תגמרי את שיעורי הבית שלך?
Ödevin bitince parkta buluşalım.След приключване на работата си в гр.
Tom ev ödevini yapıyor.Том прави домашната си работа.
Ödevlerle arası yoktu, sürekli ceza alıyordu.Bio je svećenik, i stalno se žalio kako nema novca.
Ev ödevlerini okul başlamadan önce sabah erken saatlerde yapmak zorundaydı.V Negovi se je šola začela zgodaj.
Ev ödevinden bıktım.Aš pavargau nuo namų darbų.
Fransızca ev ödevimi yapmayı az önce bitirdim.Ką tik pabaigiau daryti prancūzų kalbos namų darbus.
Peter ödev yapmayı çok sever.Peeter armastas mängida sõda.
Ödevlerini kendin yapmalısın.Aga seda tuleb ise teha.
Son örnek ise başkalarına karşı ödevlerimizden birinin ihlali anlamına gelir.Meie näidetes sisaldab halvem tagajärg ka kellegi teise tegu.
2.Birlik Vatandaşları, Anayasa’da belirtilen haklardan yararlanırlar ve ödevlerden sorumludurlar.2.De burgers van de Unie genieten de rechten en hebben de plichten die inde Grondwet zijn neergelegd.
2.Birlik Vatandaşları, Anayasa’da belirtilen haklardan yararlanırlar ve ödevlerden sorumludurlar.(2)Die Unionsbürgerinnen und Unionsbürger haben die in der Verfassungvorgesehenen Rechte und Pflichten.
2.Birlik Vatandaşları, Anayasa’da belirtilen haklardan yararlanırlar ve ödevlerden sorumludurlar.2.I cittadini dell’Unione godono dei diritti e sono soggetti ai doveri previstinella Costituzione.
2.Birlik Vatandaşları, Anayasa’da belirtilen haklardan yararlanırlar ve ödevlerden sorumludurlar.2.Obywatele Unii korzystająz praw i podlegająobowiązkom przewidzianymw Konstytucji.
2.Birlik Vatandaşları, Anayasa’da belirtilen haklardan yararlanırlar ve ödevlerden sorumludurlar.2.Os cidadãos da União gozam dos direitos e estão sujeitos aos deveres previstos na Constituição.
2.Birlik Vatandaşları, Anayasa’da belirtilen haklardan yararlanırlar ve ödevlerden sorumludurlar.2.Unionsmedborgarna skall ha de rättigheter och skyldigheter som föreskrivsi konstitutionen. De skall ha
2.Birlik Vatandaşları, Anayasa’da belirtilen haklardan yararlanırlar ve ödevlerden sorumludurlar.Državljani Unije uživajo pravice in imajo dolžnosti, predvidene s to ustavo.
2.Birlik Vatandaşları, Anayasa’da belirtilen haklardan yararlanırlar ve ödevlerden sorumludurlar.Občané Unie požívají práv a podléhají povinnostem uvedeným v této Ústavě.
2.Birlik Vatandaşları, Anayasa’da belirtilen haklardan yararlanırlar ve ödevlerden sorumludurlar.Občania únie požívajú práva a podliehajú povinnostiam ustanoveným touto ústavou.
2.Birlik Vatandaşları, Anayasa’da belirtilen haklardan yararlanırlar ve ödevlerden sorumludurlar.Unionin kansalaisella on tässä perustuslaissa vahvistetut oikeudet ja velvol- lisuudet.
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?와이오밍 주 코디에서 죠니가 보고서를 늦게 제출한 이유를 설명해 줄 정상참작의 근거가 되는 정황이 있다는 것이 가능한 일일까요?
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?Lehet, hogy vannak enyhítő körülmények, hogy Johnny miért adta be késve a dolgozatát, Cody, Wyomingban?
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?Liệu rằng có lý khi các trường hợp giảm nhẹ giải thích việc Jonny ở Cody, bang Wyoming nộp bài thi muộn?
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?האם אפשרי שישנן נסיבות מקלות שמסבירות מדוע ג'וני הגיש את העבודה באיחור בקודי, ויומינג?
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?هل من الممكن ان يكون هناك ظروف مخففة .. سمحت لجوني بأن يسلم ورقة اختباره متأخراً في قصة وايومنج ؟
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?ジョニーのレポートが遅れたのに 酌量の余地があるか 病人の体調が悪化したときに
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.C'est le cancre, le perturbateur, celui qui ne fait jamais ses devoirs.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Das ist das dumme Kind, das Ärger macht, eines, das nie seine Hausaufgaben macht.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Det er den dumme unge, ballademageren, vedkommende der aldrig laver lektier.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Đó là một đứa trẻ yếu, hay nghịch phá, và không bao giờ làm bài tập về nhà.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Egy hülye bajkeverő, aki sosem csinálja meg a háziját.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.È il bambino tonto, il combina-guai, quello che non fa mai i compiti a casa.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.É o burro, o arruaceiro, o que nunca faz os trabalhos de casa.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.E prostul clasei, cel care face probleme, cel care nu-şi face niciodată temele.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Es el tonto, el alborotador, el que nunca hace la tarea.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Głupek, awanturnik, ten, który nigdy nie odrabia zadań domowych.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Hän on tyhmä, pahis, se, joka ei koskaan tee läksyjä.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Ini adalah anak yang bodoh, pembuat masalah, anak yang tidak pernah mengerjakan PRnya.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Je to hloupé dítko, potížista, ten, co nikdy nedělá domácí úkol.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Je to hlúpe dieťa, ten, čo robí problémy, ten, čo si nikdy nespraví domáce úlohy.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.그 녀석은 바보, 사고뭉치, 한번도 숙제를 안한 놈입니다.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Είναι ο βλάκας, το πειραχτήρι, αυτός που δεν κάνει ποτέ τις ασκήσεις του.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Глупавото дете, беладжията, този който никога не си пише домашните.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Це дурна дитина, шкодник, той, що ніколи не виконує своє домашнє завдання.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Это дурачок, раздолбай, который никогда не делает свою домашнюю работу.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.זה הילד הטיפש, שמסתבך בצרות, זה שלעולם אינו מכין את שיעורי הבית.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.انه الطفل الغبي .. صانع المشاكل الذي لا يقوم بواجباته على الاطلاق
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.宿題は絶対やらない子です つまり 9歳になる頃には
Başka bir deneyimim daha var: Yazarlık dersinde öğrencilere özel bir ödev veriyorum.Ho un'altra esperienza: nella mia classe di scrittura, do agli studenti un compito particolare.
Başka bir deneyimim daha var: Yazarlık dersinde öğrencilere özel bir ödev veriyorum.Ik heb nog een ervaring: in mijn schrijfklas geef ik een bijzondere opdracht.
Başka bir deneyimim daha var: Yazarlık dersinde öğrencilere özel bir ödev veriyorum.J'ai une autre expérience : dans mes cours d'écriture, je donne aux étudiants un devoir particulier.
Başka bir deneyimim daha var: Yazarlık dersinde öğrencilere özel bir ödev veriyorum.Tengo otra experiencia que contar: durante mi clase de escritura, les doy a mis alumnos una tarea especial.