ödev ile cümle

ödev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ev ödevini yaptı.Том зробив домашню роботу.
Ödevlerini kendin yapmalısın.Na svá studia si musel sám vydělávat.
En azından başlarda programlama ödevlerinin açıklamalarını kısa ve öz tutun.Na úvod vyplníte lehký dotazník o sobě a své požadavky.
Kimse ödevini yapmamış.Nikdo nemá žádné poslání.
Peter ödev yapmayı çok sever.Pat miluje svou práci.
Bir Kürt bayrağının yapılması ödevi de bana verildi.Byl zaveden slibový odznak světlušek.
İnsanların anlaşarak ortaya çıkardığı bu toplumsal sözleşmeye uymaları kendileri için ödev olarak görülür.Ale lidé teprve zjišťují, jestli je po takovém řešení společenská objednávka.
Ödevlerini kendin yapmalısın.În lucrarea sa Cunoașterea de sine.
Ödevimi yapmaktan yoruldum.Am obosit făcându-mi temele.
Tom ev ödevimizi yapmamızı hatırlattı.Tom ne-a amintit să ne facem temele.
Ev ödevi yapmakla meşgulüm.Sunt ocupat cu făcutul temelor.
Ödevlerini kendin yapmalısın.Eljátsszák saját munkájukat.
Ödevin bitince parkta buluşalım.A show után ott találkozunk!”
Tüm toprakların şekillendirilmesi ödeviydi.Kötelesek voltak földjeiket megművelni.
Ödevini yapmamış mı?Nem rám tartozik?
Akşam yemeğinden önce ev ödevimi bitirmeliyim.Vacsora előtt elvégeztem a házi feladatomat.
Ödevlerini kendin yapmalısın.Valmennuksensa hän hoitaa itse.
Kimse ödevini yapmamış.Kukaan ei ottanut vastuuta teosta.
Dolayısıyla intihar kişinin kendisine karşı en temel ödevini ihlal eder.Onko hän sittenkin tehnyt suurimman rikoksen itseään kohtaan?
Öğretmen bize ödev verdi.Opettaja antoi meille läksyjä.
Özür dilerim. Ödevimi yapmayı unuttum.Olen pahoillani, mutta unohdin tehdä kotitehtävät.
Ödevini yaptıktan sonra televizyon izledi.Läksyt tehtyään hän katseli televisiota.
Bugün ev ödevini bitirmeli.Hänen täytyy tänään tehdä läksynsä loppuun.
TV izlemeden önce ev ödevini yap.Tee läksysi ennen telkkarin katsomista.
Televizyon izlemeden önce ödevini yap.Tee läksysi ennen telkkarin katsomista.
Emily ödevini yapıyor.Η Αιμιλία κάνει τα μαθήματα, που έχει για το σπίτι.
Tom'un ev ödevini bitirinceye kadar TV izlemesine izin vermiyoruz.Δεν αφήνουμε τον Τομ να βλέπει τηλεόραση μέχρι να τελειώσει τα μαθήματά του.
Ödevlerini kendin yapmalısın.Man skal selv finde sig en læreplads.
Ödevini yapmamış mı?Får han jobbet?
Akşam yemeğinden hemen sonra ev ödevimi yapacağım.Jeg vil lave mine lektier lige efter aftensmaden.
Ödevlerini kendin yapmalısın.Man får selv ta ansvaret.
Kimse ödevini yapmamış.Ingen kan bli ferdig utlært.
Eylül 2005: Yaklaşık 30 üniversite öğrencileri üye oldular, ve ödev olarak maddeler yazdılar.September 2005: Lebih dari 30 mahasiswa mendaftar dan menulis artikel sebagai pekerjaan rumah.
Peter ödev yapmayı çok sever.William sangat membenci kerja lembur.
Ödevlerini kendin yapmalısın.Kebutuhan sekolah diusahakan sendiri.
Ödevin bitince parkta buluşalım.Setelah olahraga, belajar bersama di Daerah.
Bir keresinde rol yeteneği sayesinde ödevinden A+ almıştır.Terakhir pada akreditasi seluruh Kompetensi keahlian telah memperoleh nilai A..
Ödevlerini kendin yapmalısın.Tôi tự mày mò học.
Takımsal ve bireysel ödevleri tamamlayın.Chuẩn bị hồ sơ nhân viên và chính sách cá nhân.
Bunlardan bazılarının bir derecelendirilmiş ev ödevi olacağı görülmektedir.Một số trong đó có vẻ là bài tập về nhà.
Ödevlerini kendin yapmalısın.ただし宿題は自分でやらせる。
Bunlardan bazılarının bir derecelendirilmiş ev ödevi olacağı görülmektedir.これらの幾つかは、宿題を採点したものと思われる。
Ödevin bitince parkta buluşalım.卒業後、日活に入社。
Bir Kürt bayrağının yapılması ödevi de bana verildi.また、すずらんの校旗が制定される。
Okuldan ve ev ödevlerinden nefret eder.勉強や学問を憎む。
"Hayır hocam, size ödevimi gösteremem, ben onu kafamdan yaptım..."談志曰く「お前らは俺に弟子入りしたんであって家族に弟子入りしたわけじゃない」。
Takımsal ve bireysel ödevleri tamamlayın.チームや個人での練習に使われる。
Yemek vakti gelmeden ödevini bitir.食後すぐに授業が再開。
Ödevini yapmamış mı?たとえば「宿題やった?
Eylül 2005: Yaklaşık 30 üniversite öğrencileri üye oldular, ve ödev olarak maddeler yazdılar.2005年9月 - 30人以上の大学生が利用者として登録、宿題の一環で記事を執筆。
Kardeşim ödevimi yapmamda bana yardım etti兄は私の宿題を手伝ってくれた。
Hemen ödevini yapmalısın.あなたはすぐに宿題をしなければならない。
Ödevin bitince parkta buluşalım.大學畢業後,在銀行裡工作。
Ödevlerini kendin yapmalısın.请人替自己做作事。
Bir Kürt bayrağının yapılması ödevi de bana verildi.后来也应邀来到了苍炎战旗。
"Hayır hocam, size ödevimi gösteremem, ben onu kafamdan yaptım..."」你將你沒有行為的信心指給我看,我便藉著我的行為,將我的信心指給你看。
Takımsal ve bireysel ödevleri tamamlayın.團隊賽,並跳過單獨計分。
Ödevin bitince parkta buluşalım.그리고 오페라가 끝나면 우리가 만나던 바에서 기다리고 있겠어요.
Ödevlerini kendin yapmalısın."각자 알아서 할 일입니다.
Bir Kürt bayrağının yapılması ödevi de bana verildi.이듬해 붉은 깃발 훈장이 수여되었다.

İlgili Sayfalar