Kiranı peşin olarak ödemelisin.You should pay your rent in advance.
Borçlarını ödemelisin.You should pay back your debts.
Bu yolda araba sürmek için para ödemeliyiz.We must pay a toll to drive on this road.
Buraya giriş ücreti ödemelisiniz.You must pay the admission fee here.
Bugün ne kadar ödemeliyim?How much should I pay today?
Vergiyi ödemeliyiz.We must pay the tax.
Ben Mary'ye biraz para boçluyum ve gelecek pazartesiye kadar ona geri ödemeliyim.I owe Mary some money and must pay her back by next Monday.
Peşin ödemelisin.You need to pay in advance.
Japonya'ya bir ödemeli arama yapmak istiyorum.I want to make a collect call to Japan.
Japonya'ya ödemeli bir arama yapmak istiyorum.I'd like to make a collect call to Japan.
Kiranı peşin ödemelisin.Pay your rent in advance.
Ne kadar ödemeliyim?How much must I pay?
Ayın sonunda faturalarımızı ödemeliyiz.We pay our bills at the end of the month.
Çalışanlarınızın mutlu olmasını istiyorsanız, onlara yeterli bir ücret ödemelisiniz.If you want your workers to be happy, you need to pay them a decent wage.
Tom ne borcu varsa ödemelidir.Tom should pay what he owes.
Borçlarımı ödemeliyim.I must repay my debts.
Ona geri ödemeliyim.I need to repay her.
Nereye ödemeliyim?Where should I pay?
Biri faturayı ödemeli.Someone has to pay the bill.
Faturalarını zamanında ödemeliydin.You should've paid your bills on time.
Tom, Mary'ye ödemeliydi.Tom should have paid Mary.
Onu ödemeliyim.I have to pay for it.
Tom'a geri ödemeliyim.I have to pay Tom back.
Orada bir ödemeli telefon var.There's a pay phone over there.
Biz nakit olarak ödemeliyiz.We must pay in cash.
Tom suçunun bedelini ödemelidir.Tom must pay the price for his crime.
Neden biri ödemeli?Why should anyone pay?
Peşin ödemeliydim.I should've paid in advance.
Kiramı dün ödemeliydim.I should've paid my rent yesterday.
Tom otopark için ne kadar para ödemeli?How much did Tom have to pay for parking?
Tom'a daha çok ödemeliyiz.We should pay Tom more.
Babası olarak kızının eğitimi için para ödemelidir.As a father he must pay for his daughter's education.
Tom suçlarını ödemelidir.Tom must pay for his crimes.
Tom bunu ödemeli.Tom should pay for it.
Kirletenler başkalarına yükledikleri masrafları ödemeliler.Polluters should pay the costs that they impose on others.
Her şey için ödemeliyiz.We have to pay for everything.
Tom bunun hepsini ödemeli.Tom must pay for all of this.
Tom her şeyin bedelini ödemelidir.Tom should pay for everything.
Sami ön ödemeli bir telefon kullandı.Sami used a payphone.
Ne kadar ödemeliyiz?How much should we pay?
Tom'un borcunu ödemeli.Tom needs to pay what he owes.
Faturamızı ödemeliyiz.We need to pay our bill.
Piyasada bulunan diğer ürünler arasında yazılım ve ön ödemeli aktivasyon kodları bulunur.Other products found on the marketplace include software and prepaid activation codes.
Sistem, ön ödemeli manyetik kart sistemlerinin yerini almıştır.This superseded the prepaid magnetic card systems.
Hollanda'daki ilk özel ödemeli televizyon yayıncılarından biriydi.It was one of the first private commercial broadcaster in the Netherlands.
USD tahviller 6 ayda bir, EUR tahviller yılda bir kupon ödemelidir.Riders can also purchase a monthly pass for $60.
Duraklar ön ödemelidir.The reservations required pre-payment.
Ödemeli ve ücretsiz medyada tüm çabalar bununla ilgilidir.It's all the effort on paid and earned media.
Faturayı ödemelisin!Aren't you gonna pay... [Park Chae Rin]
Bu eğer birine aylık olarak o parayı verecek olursam, onlar geri ödemeli. -It means that if I were to give that money to somebody for a month, and they were to pay it back.
Ah, yemeğin parasını ödemeliydim.Ah, I should have paid for the food.
Alo? <i>Bu bir ödemeli aramadır....</i>Hello? <i>This is a collect call. . .</i>
Ödemeli arama mı?Making a collect call?
Önce ödemelisiniz.You pay upfront. Ah!
Bana kat kat fazlasıyla ödemelisin!Pay me back multiples.
Doçent olduğu zaman borcunu geri ödemeliydi.He should have paid it back when he became an associate professor.
Sana o kadar şey imzalatıyorlar kirayıda zamannında ödemelisinYou need to sign a million insurance forms to make sure that you've properly paid your rent
Bazı şeyleri ödemelisiniz.We can't guarantee you anything
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››He shall restore the lamb fourfold, because he did this thing, and because he had no pity!"
Aspire, Afrikalı Amerikalıları hedefleyen bir Amerikan ödemeli televizyon kanalıdır.Aspire is an American pay television channel targeting African Americans.