ödemek ile cümle
ödemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Peşin olarak ödemek zorunda olacaksın.You're going to have to pay in advance.
Ödemek zorunda olduğundan daha fazla ödeme yapmak istemiyorsun, değil mi?You don't want to pay more than you have to, right?
Onların ödemek için ne kadar istekli olduğu henüz bana söylenmedi.I haven't yet been told how much they are willing to pay.
Tom'a çatındaki karı temizletmek için ne kadar ödemek zorunda kaldın?How much did you have to pay Tom to get him to shovel the snow off your roof?
Ayın sonuna kadar kiramızı ödemek zorundayız.We have to pay our rent by the end of the month.
Ödemek zorumda olduğum bir sürü faturam var.I have a lot of bills I have to pay.
Dans edenler kemancıya ödemek zorundadır.They that dance must pay the fiddler.
Onlardan birini satın almak için bu kadar çok ödemek zorunda olmamalısın.You shouldn't have to pay that much to buy one of those.
Bunun ödemek için biraz fazla olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think that's a little too much to pay?
Ben yarısını ödemek istediğim için yemeğin ne kadar olduğunu bilmek istiyorum.I'd like to know how much the meal was because I'd like to pay my half.
Tüm faturaları ödemek zorunda olan kişi benim.I'm the one who has to pay all the bills.
Faturalarını ödemek zorunda olmayı sevmiyorum.I don't like having to pay your bills.
Ne kadar ödemek zorunda olacağımızı merak ediyorum.I wonder how much we'll have to pay.
Biletler için ne kadar ödemek zorunda kaldın?How much did you have to pay for the tickets?
Tom ödemek için kredi kartı kullandı.Tom used a credit card to pay.
Avusturya'da otoyolu kullanmak için para ödemek zorundasın.In Austria, you have to pay to use the highway.
Böyle hoş bir tabloya ödemek için küçük bir fiyat.It's a small price to pay for such a nice painting.
Hesabı ödemek zorunda kalacaksınız.You'll have to pick up the check.
Onarımları ödemek istiyorum.I'd like to pay for the repairs.
Tom faturayı ödemek için cüzdanını çıkardı.Tom took out his wallet to pay the bill.
Tom kirasını ödemek için Mary'den ödünç para almak zorundaydı.Tom had to borrow money from Mary to pay his rent.
Peşin ödemek zorunda mıyız?Do we have to pay in advance?
Neden vergi ödemek zorundayız?Why do we have to pay taxes?
Ne kadar ödemek zorundayım?How much do I have to pay?
Hepimiz vergi ödemek zorundayız.We all have to pay taxes.
Ödemek zorunda mıyız?Do we have to pay?
Tom bu kadar çok ödemek istemiyordu.Tom didn't want to pay that much.
Bu faturayı pazartesiye kadar ödemek zorundayım.I have to pay this bill by Monday.
Bir şey ödemek zorunda mıyız?Do we have to pay anything?
Onlara geri ödemek zorundayım.I have to pay them back.
Ona geri ödemek zorundayım.I have to pay him back.
Kamyonunu tamir ettirmek için ne kadar ödemek zorunda kaldın?How much did you have to pay to get your truck fixed?
Tom işletme borçlarını ödemek için elinden geleni yaptı.Tom did his best to pay off his business debts.
Dan Linda'ya borçlarını ödemek için ihtiyacı olan parayı verdi.Dan gave Linda the money she needed to pay off her debts.
Dan, borçlarını ödemek için başarısız oldu.Dan failed to pay up his debts.
Tüm bunu ödemek için parayı nereden aldın?Where did you get the money to pay for all this?
Tom'un kirayı ödemek için yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to pay the rent.
Bu ay Tom'un tüm faturalarını ödemek için yeterli parası yok.Tom doesn't have enough money to pay all his bills this month.
Dan faturalarını ödemek için mücadele etti.Dan struggled to pay his bills.
Bir gün borcunu ödemek zorunda kalacaksın.One day you will have to pay your debt.
Bu ayın kirasını ödemek için yeterli param yok.I don't have enough money to pay this month's rent.
Ne kadar ekstra ödemek zorunda kalacağız.How much extra will we have to pay?
Kahvemde bir sinek olduğu için, faturayı ödemek zorunda değildim.As there was a fly in my coffee, I didn't have to pay the bill.
Biri ödemek zorunda.Someone has to pay.
Peşin olarak ödemek zorundayız.We have to pay in advance.
Tom bana bir şey ödemek zorunda değil.Tom doesn't have to pay me anything.
Tom ödemek zorunda değil.Tom doesn't have to pay.
Tom borçlarını ödemek istiyor.Tom wants to pay off his debts.
Tom borcunu ödemek istiyor.Tom wants to pay off his loan.
Tom ödünç aldığı parayı geri ödemek istiyor.Tom wants to pay back the money he owes.
Ödemek zorunda değildim.I didn't have to pay.
Bir macera için zorunlu olarak ödemek zorunda değilsiniz.For an adventure you do not necessarily have to pay.
Bu durumda fiyatın sadece yarısını ödemek zorundasın.In that case you only have to pay half the price.
Mary öğrenci kredilerini geri ödemek için mücadele ediyor.Mary is struggling to pay back her student loans.
Onun için ne kadar ödemek zorunda kaldın?How much did you have to pay for that?
Bir sağlık faturasını ödemek zorundayım.I have to pay a medical bill.
Sen ne kadar ödemek zorundasın?How much do you have to pay?
Ne kadar ödemek zorundayız?How much do we have to pay?
Bunu ödemek zorunda kalacağım.I'll have to pay for it.
Kira ödemek zorunda değilim.I don't have to pay rent.
İlgili Sayfalar