ödemek ile cümle
ödemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
'Hey Walter, sendika aidatlarını ödemek için bu robotları nasıl alacaksınız?"Hey Walter, hvordan vil du få disse robotter til at betale fagforeningskontingent?"
'Hey Walter, sendika aidatlarını ödemek için bu robotları nasıl alacaksınız?"Hey Walter, wie bringst du diese Roboter dazu, Gewerkschaftsbeiträge zu zahlen?"
'Hey Walter, sendika aidatlarını ödemek için bu robotları nasıl alacaksınız?Iar Reuther îi răspunde:
'Hey Walter, sendika aidatlarını ödemek için bu robotları nasıl alacaksınız?"이봐 월터, 어떻게 이 로봇들에게서 조합비를 받아낼텐가?"
'Hey Walter, sendika aidatlarını ödemek için bu robotları nasıl alacaksınız?les cotisations syndicales à ces robots ? "
'Hey Walter, sendika aidatlarını ödemek için bu robotları nasıl alacaksınız?"Này Walter, ông làm thế nào để mấy con rô bốt này đóng góp công đoàn phí?"
'Hey Walter, sendika aidatlarını ödemek için bu robotları nasıl alacaksınız?Walter, hogy tudnád rávenni ezeket a robotokat, hogy fizessék a szakszervezeti tagdíjat?
'Hey Walter, sendika aidatlarını ödemek için bu robotları nasıl alacaksınız?Y Reuther replica,
'Hey Walter, sendika aidatlarını ödemek için bu robotları nasıl alacaksınız?"Zeg Walter, hoe ga je deze robots vakbondscontributie laten betalen?"
'Hey Walter, sendika aidatlarını ödemek için bu robotları nasıl alacaksınız?"Γουόλτερ, πώς θα κάνεις αυτά τα ρομπότ να πληρώσουν συνδικαλιστικές εισφορές;".
'Hey Walter, sendika aidatlarını ödemek için bu robotları nasıl alacaksınız?А Рутър изстрелял:
'Hey Walter, sendika aidatlarını ödemek için bu robotları nasıl alacaksınız?"Эй, Уолтер, как ты собираешься заставить этих роботов платить общинные пошлины?"
'Hey Walter, sendika aidatlarını ödemek için bu robotları nasıl alacaksınız?"היי וולטר, איך אתה הולך לגרום לרובוטים הללו לשלם מיסי ועד ?"
'Hey Walter, sendika aidatlarını ödemek için bu robotları nasıl alacaksınız?"يا والتر، كيف ستجعل هذه الروبوتات تدفع الرسوم النقابية "؟
'Hey Walter, sendika aidatlarını ödemek için bu robotları nasıl alacaksınız?どう組合費を取るつもりだい?」 ルーサーは「じゃあ そっちは
Hükümetin faiz miktarı, ödemek zorunda olduğu borç yüzünden, azalır.lãi suất Chính phủ Mỹ phải trả cho khoản nợ này giảm.
Hükümetin faiz miktarı, ödemek zorunda olduğu borç yüzünden, azalır.Oprocentowanie, które musi zapłacić rząd od tego długu idzie w dół.
İnsanlar konutlarının bedelini genellikle konut kredisiyle (asuntolaina) ödemektedirler.Généralement, les gens payent l'appartement avec un prêt logement (asuntolaina).
İnsanlar konutlarının bedelini genellikle konut kredisiyle (asuntolaina) ödemektedirler.Por lo general, la gente paga la vivienda mediante una hipoteca (asuntolaina).
İnsanlar konutlarının bedelini genellikle konut kredisiyle (asuntolaina) ödemektedirler.Vanligen betalar man bostaden med ett bostadslån (asuntolaina).
İnsanlar konutlarının bedelini genellikle konut kredisiyle (asuntolaina) ödemektedirler.Yleensä ihmiset maksavat asunnon asuntolainalla.
İnsanlar konutlarının bedelini genellikle konut kredisiyle (asuntolaina) ödemektedirler.Как правило, покупку квартиры люди оплачивают кредитом на приобретение жилья (asuntolaina).
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.A protože lidé tvoří hodnoty během učení, nemusí nám platit penězi, platí nám svým časem.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Como as pessoas estão a criar valor enquanto estão a aprender, não têm de pagar nada, pagam com o seu tempo.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Como las personas crean valor mientras aprenden no tienen que pagar con dinero, pagan con su tiempo.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Da folk skaber værdi, mens de lærer, behøver de ikke at betale med penge, men de betaler med deres tid.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Da Leute während Sie lernen Wert schöpfen, müssen sie nicht mit Geld bezahlen, sie bezahlen mit ihrer Zeit.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.De vreme ce oamenii creează valoare învățând, nu trebuie să plătească în bani; plătesc oferind timpul lor.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Keďže ľudia v rámci učenia vytvárajú hodnoty, nemusia platiť peniazmi, platia svojim časom.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Ker ima rezultat učenja za nas vrednost, jim ne izstavimo računa, saj plačajo s svojim časom.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.듀오링고 유저들은 배우면서 가치를 창조하기 때문에 돈을 지불 할 필요가 없죠. 이미 시간으로 지불하니까요.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Mivel az emberek értéket teremtenek tanulás közben, nem a pénzükkel fizetnek, hanem az idejükkel.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Omdat mensen al lerend waarde creëren, betalen ze niet met geld maar met hun tijd.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Ponieważ ludzie tworzą podczas nauki, nie muszą płacić pieniędzmi, bo płacą swoim czasem.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Vì người ta đang tạo ra giá trị trong khi họ đang học, họ không phải trả tiền, họ trả bằng thời gian của họ.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Visto che la gente crea valore mentre impara, non deve pagare con denaro, bensì con il proprio tempo.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Понеже хората създават нещо стойностно, докато се учат, те не трябва да плащат пари, те плащат с времето си.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Поскольку люди создают нечто ценное, пока они учатся, они могут платить не деньгами, а временем.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.כיוון שאנשים מייצרים ערך בזמן שהם לומדים, הם לא צריכים לשלם בכספם, הם משלמים בזמנם.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.بما ان الاشخاص يُنتٍجون قيمة اثناء تعلمهم, لا يترتب عليهم الدفع من اموالهم, هم يدفعون من وقتهم
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.授業料は必要ありません 時間で支払っているのですから そして その時間にしても 語学学習にはどの道必要なもので
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.既然佢哋學習嘅時候創造緊價值 佢哋無需付出金錢,而付出佢哋嘅時間。
İşveren bütün çalışanları için emeklilik sigortası almak ve sigorta primlerini ödemekle yükümlüdür.Arbetsgivaren är skyldig att teckna pensionsförsäkring åt alla sina anställda och betala försäkringspremierna.
İşveren bütün çalışanları için emeklilik sigortası almak ve sigorta primlerini ödemekle yükümlüdür.Työnantajan velvollisuus on ottaa kaikille työntekijöilleen eläkevakuutus ja maksaa vakuutusmaksut.
İşveren bütün çalışanları için emeklilik sigortası almak ve sigorta primlerini ödemekle yükümlüdür.واجب رب العمل أن يعمل تأمين تقاعد لجميع العمال لديه وأن يدفع مدفوعات التأمين.
İşveren gelir verginizi doğrudan maaşınızdan keserek ödemektedir.Arbetsgivaren betalar skatterna direkt från din lön.
İşveren gelir verginizi doğrudan maaşınızdan keserek ödemektedir.L’employeur paye directement les impôts depuis votre salaire.
İşveren gelir verginizi doğrudan maaşınızdan keserek ödemektedir.Su empleador paga los impuestos directamente de su sueldo.
İşveren gelir verginizi doğrudan maaşınızdan keserek ödemektedir.Työnantaja maksaa verot suoraan palkastasi.
İşveren gelir verginizi doğrudan maaşınızdan keserek ödemektedir.Работодатель удерживает налоги напрямую из вашей заработной платы.
İşveren gelir verginizi doğrudan maaşınızdan keserek ödemektedir.يدفع رب العمل الضرائب مباشرة من راتبك.
İşverenim ücreti nakit ödemek istiyor.Mi empleador me quiere pagar el salario en efectivo.
İşverenim ücreti nakit ödemek istiyor.Min arbetsgivare vill endast betala ut lönen i kontanter.
İşverenim ücreti nakit ödemek istiyor.Mon employeur veut me verser mon salaire uniquement en liquide.
İşverenim ücreti nakit ödemek istiyor.Työnantajani haluaisi maksaa palkan vain käteisellä.
İşverenim ücreti nakit ödemek istiyor.Мой работодатель хотел бы платить исключительно наличными.
İşverenim ücreti nakit ödemek istiyor.رب العمل يريد أن يدفع الراتب نقداً فقط.
İşveren, işçilerin vergilerini ödediği zaman sosyal güvence sigortasını ödemektedir.Työnantaja maksaa työntekijän sosiaaliturvamaksun verottajalle samalla, kun pidättää palkasta verot.
İşveren, işçilerin vergilerini ödediği zaman sosyal güvence sigortasını ödemektedir.其中包括团体人寿保险和失业保险。用人单位从员工薪水中扣税的同时也为其向缴纳社保费用。
Kaç para ödemek istersin?"Bạn muốn chúng tôi trả cho bạn bao nhiêu tiền?"
İlgili Sayfalar