Pazartesi günü ev ödevini teslim et.Submit your homework on Monday.
Ödevini yaptıktan sonra televizyon izledi.After he had done his homework, he watched TV.
Ödevimde bana yardımcı olman çok hoştu.It was very nice of you to help me with my homework.
Bana ödevimde yardımcı olman çok hoş.It is very nice of you to help me with my homework.
Ödevimde bana yardım etmen çok hoş.It is very nice of you to help me with my homework.
Ev ödevimi bitirdikten sonra dışarı çıkacağım.I will go out after I finish my homework.
Ödevimi yaptıktan sonra yatmaya gittim.After I had done my homework, I went to bed.
Ev ödevini bitirmek üç saatimi aldı.It took me three hours to finish the homework.
Ev ödevimi bitirmeliyim.I must get my homework finished.
Ödevime yardımcı olduğun için sana minnettarım.I'm thankful to you for your helping me with my homework.
Bütün ödevlerimi yaptım ve kısa bir ara vermek istiyorum.I have done all of my homework and I'd like to take a short break.
Ben bütün ev ödevlerimi yaptım ve şimdi Pazartesi gününe kadar tamamen özgürüm.I have done all my homework and now I am completely free until Monday.
Ev ödevini teslim et.Turn in your homework.
Gelecek Pazartesiye kadar ev ödevini teslim et.Hand in your homework by next Monday.
Borcumu mümkün olduğu kadar erken ödeyeceğim.I will pay my debt as soon as possible.
En kısa sürede borcumu ödeyeceğim.I will pay my debt as soon as possible.
Kamu hizmetleri için ödeme yapmak zorundasın.You have to pay for utilities.
Çek ile ödeme yapabilir miyim?May I pay by check?
Çek ile ödeme yapmak istiyorum.I'd like to pay by check.
Ben onu çek ile ödeyeceğim.I will pay for it by check.
Çek birine para ödeme yöntemidir.A check is a method of paying money to somebody.
Matematik ödevi beklediğimden daha kolaydı.The math homework was easier than I had expected.
Hükümet bize vergi ödetir.The government makes us pay tax.
Dürüstlüğün ödemediği durumlar vardır.There are cases where honesty doesn't pay.
Dürüstlük bedel ödemez.Honesty doesn't pay.
Vergiyi nereye ödemem gerekir?Where should I pay the tax?
Lütfen vergi ödeyin.Please pay the tax.
Vergi ödemenin bizim görevimiz olduğunu düşünüyorum.We think that it's our duty to pay taxes.
Vergi ödemek her işçinin yükümlülüğüdür.It is the obligation of every worker to pay taxes.
Öğretmen bize bir sürü ev ödevi verdi.The teacher gave us a lot of homework.
Öğretmen bize ev ödevi verdi.The teacher gave us homework.
Öğretmen ödevimi sınıfın karşısında okumamı istedi.The teacher asked me to read my paper in front of the class.
Peşin ödemek zorundasın.You must pay in advance.
Peşin ödemelisin.You need to pay in advance.
Bana peşin ödeyebilir misiniz?Can you pay me in advance?
Peşin ödememi ister misiniz?Do you want me to pay in advance?
Peşin ödeme yapmak zorunda mıyım?Do I have to pay in advance?
Büyükannem, Boston'a gidiş ücretimi ödedi.My grandmother paid my way to Boston.
Ne güzel bir araban var! Onun için çok para ödemiş olmalısın.What a nice car you have! You must have paid a lot for it.
En fazla 100 dolar ödeyebiliriz.We can pay 100 dollars at most.
En fazla 200 dolar ödeyebiliriz.We can pay 200 dollars at most.
Taro, dönem ödevi yazıyor.Taro is writing a term paper.
Dürüstlüğün uzun vadede ödeme yaptığına seni temin edebilirim.I can assure you that honesty pays in the long run.
Erkek kardeşim fiyatın iki katını ödedi.My brother paid double the price.
Sen beni aradığında ev ödevimi bitirmiştim.I had finished my homework when you called me.
Japonya'ya bir ödemeli arama yapmak istiyorum.I want to make a collect call to Japan.
Japonya'ya ödemeli bir arama yapmak istiyorum.I'd like to make a collect call to Japan.
31 Martın ödeme tarihi olduğunu sana tekrar hatırlatayım.Let me remind you again that March 31st is the due date.
Ben fiyatın iki katını öderim.I'll pay double the price.
Suç işlersen bedelini ödersin.Crime doesn't pay.
Ev ödevini yalnız başına yapıp yapmadığı şüpheli.It is doubtful whether he did his homework by himself.
O, akşam yemeği için ödeme yapacağını söyledi.He said he would pay for the dinner.
O beni ziyaret ettiği zaman ödevimi yeni bitirmiştim.I had just finished my homework when he visited me.
Faturayı ödemediği için suyu kestiler.They shut his water off because he didn't pay the bill.
Ona parayı ödeteceğim.I will make him pay the money.
Onun için ödesin.Let him pay for it.
Borcu derhal ödemesini talep ettim.I demanded that he pay the debt back at once.
Onun ödemesi gerektiğini iddia ettim.I demanded that he should pay.
Ben, onun ödemesini talep ettim.I demanded that he should pay.
Onun payını ödememiz adildir.It is just that we should pay his share.