Ev ödevimi bitirdim.I've finished my homework.
Ödevimi bitirdikten sonra kitabı okudum.I read the book after I had finished my homework.
Ev ödevimi bitiremedim.I was unable to finish my homework.
Ben ödevimi bitirdim.I have finished my assignment.
Ödevimi en azından pazartesiye kadar bitirmeliyim.I should finish my homework at least by Monday.
Ben 200 dolar vergi ödedim.I paid $200 in taxes.
Parayı ona geçen hafta ödedim.I paid him the money last week.
Arabamı yıkadığı için oğluma beş dolar ödedim.I paid my son 5 dollars to wash my car.
Ben, hasar için ödeme yaptım.I paid for the damage.
Kardeşime ödevinde yardım edeceğime söz verdim.I promised to help my brother with his homework.
Bana günlük ödeniyor.I'm paid by the day.
Ben onun faturayı hemen ödemesini istedim.I demanded that he pay the bill immediately.
Ona beş dolar ödedim.I paid five dollars to him.
Ona parayı ödedim.I paid him the money.
Ona dört dolar ödedim.I paid him four dollars.
Onun yüzünden ona para ödedim.I paid him the money due to him.
Ona ev ödevimi yaptırdım.I had him do my homework.
Ev ödevinde ona yardım ettim.I helped him with his homework.
Odaları için onlara çok fazla para ödedim.I charged them too much money for their room.
Yoruldum; yine de, ben ödevimi bitirmem gerekiyor.I am tired; nevertheless, I must finish my homework.
Hastalık nedeniyle ödevimde erkek kardeşime yardım ettirmek zorunda kaldım.I had to have my brother help me with my homework due to illness.
Babamın borcunu ödemekten berat edildim.I was absolved from paying my father's debt.
Ben tam ödemeyi kısmi ödemeye tercih ederim.I prefer payment in full to payment in part.
Ben toplu ödemeyi taksitle ödemeye tercih ederim.I prefer payment in full to payment in part.
Kitap için beş dolar ödedim.I paid five dollars for the book.
Akşam yemeğinden sonra ev ödevimi yaptım.After dinner, I did my homework.
Yapacak çok ev ödevimiz var.We have a lot of homework to do.
Vergilerimizi ödemek için yasal zorunluluğumuz var.We have a legal obligation to pay our taxes.
Biz ödevimize başlamalıyız.We must get down to our homework.
Zengin bir adam, gelir vergisini çok ödemek zorundadır.A man of wealth has to pay a lot of income tax.
Saat onu vurduğunda, o ev ödevini henüz bitirmişti.He had just finished his homework when the clock struck ten.
Hey! Scott! Faturamı öde!Hey! Scott! Pay my bill!
Biri en ödevini kendi başına yapmalı.One should do one's homework by oneself.
Kendi hissemi ödeyeyim.Let me pay my share.
Para mutluluğun kaybını ödeyemez.Money cannot pay for the loss of happiness.
Açıkçası, ev ödevimi yapmadım.To tell the truth, I didn't do my homework.
Julie bütün borçlarını tamamıyla ödeyemeyeceğini biliyor.Julie thinks that she will not be able to pay off all of her debts.
Bütün borcunu ödemeni bekliyorum.I expect you to pay off all your debts.
Vali, örtülü ödenekteki parayı aldı.The governor took the money out of a slush fund.
Ev ödevi bitirildikten sonra, Tom yatmaya gitti.His homework having been finished, Tom went to bed.
Ev ödevi yapmam gerektiğinde erkek kardeşim her zaman bana yardım eder.When I have homework to do, my brother always helps me with it.
Dışarıya çıkamam çünkü çok ödevim var.I can't go out because I have a lot of homework.
Lütfen ev ödevimi bitirinceye kadar bekle.Please wait till I have finished my homework.
Ev ödevinin son problemini yaptın mı?Did you do the last problem of the homework?
Ödev gelecek Pazartesi teslim edilecek.The homework is due next Monday.
Ev ödevini hemen bitirmek zorundasınYou have to finish your homework right away.
Bütün ödevlerim tamam.All my homework is done.
Çok ödevim olmasına rağmen bu akşam saat dokuzda televizyon seyrediyor olacağım.I will be watching TV at nine o'clock tonight in spite of much homework.
Henüz ödevini yaptın mı?Have you done your assignment yet?
Sen tamamen ödevlerin aracılığıyla mısın?Are you completely through with your homework?
Ödev kolayca yapıldı.The homework was easily done.
Ödevini cuma gününe kadar vermen gerekir.You are supposed to hand in your homework by Friday.
O, ödevini yapmadığı için onu azarladı.She told him off for not doing his homework.
Ev ödevimi bitirdiğimde, yüzmeye gideceğim.When I have finished my homework, I'll go for a swim.
Ev ödevimi yaptığımda, geleceğim.I'll come when I have done my homework.
Ödevimi bitirdikten sonra, annemle sohbet ettim.Having done my homework, I had a chat with Mom.
Çocuk ödevini yarıda bıraktı.The boy left his homework half-finished.
Ödevimi bitirmek üç saatimi aldı.It took me three hours to finish my homework.
En ödevini yapmalıydın.You ought to have done the homework.
Ev ödevini birlikte yapalım.Let's do the homework together.