Ana içeriğe geç
Sözlük

öde ile cümle

öde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onun yardımı sayesinde, ev ödevimi bitirdim.Thanks to his help, I finished my homework.
Onun gelirinin çoğunluğu onun kirasını ödemeye gider.The majority of his income goes to pay his rent.
Onun borç miktarı ödeyebileceğinden çok fazla.His debts amount to more than he can pay.
Ödeme yapmadan restorandan ayrıldı.He left the restaurant without paying.
Onun parayı geri ödediğini sanıyorum.I presume that he has paid the money back.
O, bu kitap için 1,000 yen ödedi.He paid 1,000 yen for this book.
O derhal ödeme istiyor.He demands immediate payment.
En fazla 20 dolar ödeyecek.He will pay 20 dollars at most.
Hesabına parayı ödedi.He paid the money into his account.
O, borçların ödenmesi için paraya başvurdu.He applied the money to the payment of debts.
O, ruj için 20 dolar ödedi.He paid $20 for the lipstick.
Parayı oracıkta ödedi.He paid the money on the spot.
Ona cömert bir aylık maaş ödenir.He is paid a handsome monthly salary.
Çoktan benim ödevimi bitirdi.He has already done my homework.
O, ev ödevini daha önce bitirdi.He has already finished his homework.
O, ev ödevini henüz bitirdi mi?Has he finished his homework yet?
O, onu ödemeyi ihmal etmeyecek.He will not fail to pay it.
O, kendi cebinden ödeyecek son kişidir.He is the last person to pay out of his own pocket.
Peşin mi ya da çekle mi ödeyeceği konusunda o hiçbir şey söylemedi.He didn't say anything as to whether he was going to pay in cash or by check.
O, çiftliği için yüksek bir kira ödemek zorunda kaldı.He had to pay a high rent for his farm.
O, şimdi ev ödeviyle meşgul.He's busy with his homework now.
Parayı bir kerede ödemem gerektiğini talep etti.He demanded that I should pay the money at once.
Bize yüksek ücret ödemeye söz verdi.He promised to pay us high wages.
O, akşam yemeği için faturayı ödememe izin vermedi.He didn't allow me to pay the bill for the dinner.
O, borcun ödenmesini talep etti.He demanded payment of the debt.
O, borcunu ödemedi ve gözden kayboldu.He did not pay the debt and disappeared.
Ona haftalık ödenir.He is paid by the week.
O, ücreti ödeyebilir.He is well able to pay the charge.
O, ödevi ile meşguldü.He was busy with his homework.
O, ev ödevini bitirdikten sonra yürüyüş için dışarı çıktı.After he had finished his homework, he went out for a walk.
Bugün ev ödevini bitirmeli.He must finish his homework today.
O, ödevini yarı bitmiş bırakır.He leaves his homework half-finished.
Bana ev ödevimde yardımcı olacak kadar nazikti.He was kind enough to help me with my homework.
O, hesabı ödeyerek otelden ayrıldı.He checked out of the hotel.
O bana nakit ödedi.He paid me cash down.
O, her zamanki ücretin iki katını ödedi.He paid double the usual fare.
O çift bilet ücreti ödedi.He paid double fare.
Ev ödevimi yapmam için bana yardım etti.He helped me do my homework.
Yarına kadar ev ödevini bitirmiş olacak.He will have done his homework by tomorrow.
Akşam yemeğinden önce ev ödevini yaptırdı.He had his homework done before supper.
Ona gizlice ödendi.He got paid under the table.
Ona el altından ödendi.He got paid under the table.
Şirketin onlara daha fazla ödeme yapmasını talep ettiler.They demanded that the company pay them more.
Parayı ödemem için ısrar ettiler.They insisted on my paying the money.
Onlar bana ödeme için bastırıyorlar.They are pushing me for payment.
Onlar her birimize 1,000 yen ödediler.They paid us each 1,000 yen.
Onlara haftalık ödenir.They are paid by the week.
Ev ödevlerine başlıyorlar.They are beginning their homework.
Onlara günlük ödenir.They are paid by the day.
Onun erkek kardeşinden ev ödevlerine yardım etmesini istediler.They asked his brother to help them with their homework.
Onların her biri ayrı ayrı ödedi.They each paid separately.
O kira ödemesini geciktirdi.She is behind in her rent.
Faturayı ödemem konusunda ısrar etti.She insisted on my paying the bill.
O, en fazla 50 dolar ödeyecek.She will pay 50 dollars at most.
O, kitap için ödemek zorunda.She has to pay for the book.
O bazen kız kardeşine dönem ödevlerini yazdırır.She sometimes has her sister write her term papers.
Elbisesi için terziye ödeme yaptı.She paid the dressmaker for her dress.
Ev ödevini bitirmemiş olabilir.She may not have finished her homework.
Henüz ev ödevini bitirmedi.She has not finished her homework yet.
O, kiranın yarısını ödemeyi kabul etti.She agreed that she would pay half the rent.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod