Ödenir ödenmez bu faturayı yatıracağım.I'll pay this bill as soon as I get paid.
Ay sonuna kadar bütün bu faturaları ödemek zorundayım.I have to pay all these bills by the end of the month.
Tom bir sandviç için üç dolar ödedi.Tom paid three dollars for a sandwich.
Tom elektrik faturasını ödemeyi unuttu.Tom forgot to pay the electric bill.
Bunu yapman için sana ne kadar ödediler?How much did they pay you to do that?
Evime varır varmaz ev ödevimi yapacağım.I'll do my homework as soon as I get home.
Otobüste ödev yapmak zordur.It's hard to do homework on the bus.
Sami kirayı öder.Sami pays the rent.
Sami burada kira ödemiyor.Sami doesn't pay rent here.
Tom'a istediği tutarı öderim.I pay Tom whatever the amount he asks for.
Bunu ödemeni istemiyorum.I don't want you to pay for it.
Sami, Leyla'ya altı yüz dolar ödedi.Sami paid Layla six hundred dollars.
Mary dün kirasını ödemek zorunda kaldı.Mary had to pay her rent yesterday.
Ödemediklerini iddia ettiler.They claimed they weren't paid.
Onlar faturalarını ödediler.They paid their bills.
Faturalarını ödediler.They paid their bill.
Tom bize yeterince para ödemiyor.Tom doesn't pay us enough.
Tom tüm faturalarını ödeyemedi.Tom couldn't pay all his bills.
Bu faturayı yarın ödemeye çalışacağım.I'll try to pay this bill tomorrow.
Tom'a parası nakit ödeniyor.Tom gets paid in cash.
İçkilerin parasını ben öderim.I'll pay for the drinks.
Tom'a parası dün ödendi.Tom got paid yesterday.
Tom'a dün ödeme yapıldı.Tom got paid yesterday.
Çok fazla ödevim var.I have too much homework.
Bir yığın ödevim var.I have too much homework.
Smith ödeme talep etti.Smith demanded payment.
Onun suyunu kestiler çünkü o faturayı ödemedi.They cut off his water because he didn't pay the bill.
Lütfen ödemenizi dolarla yapın.Please make your payment in dollars.
Lütfen ödemenizi dolarla yapınız.Please make your payment in dollars.
Lütfen ödemenizi dolar olarak yapınız.Please make your payment in dollars.
Lütfen ödemenizi dolar olarak yapın.Please make your payment in dollars.
Aylık kiramı her zaman euro olarak öderim.I always pay my monthly rent in Euros.
Tom fidyeyi ödedi.Tom paid the ransom.
Tom fidyeyi ödemeyi kabul etti hemen.Tom immediately agreed to pay the ransom.
Ödeme yaparken kredi kartımı daha sık kullanmaya başladım.I started to use my credit card for payments more often.
Tüm hatalarını düzeltti. Ödev şimdi mükemmel.He corrected all the errors. Now the report is perfect.
Ödevi ek açıklama olmadan yapamaz.He can't do the report without more direction.
Yanlış yere park ettiği için ceza ödemek zorunda kaldı.He had to pay a fine because he parked in the wrong place.
Ödevlerini ne kadar çok kaytardığını bilsen şaşarsın.You'd be amazed how often he doesn't do his homework.
Ödevini kendi başına yaptığını söyledi.She said that she did her homework by herself.
Ödevini kendisinin yaptığını söyledi.He said that he did his homework by himself.
Hafta sonundan önce ödevini teslim etmesi gerekiyordu.He was supposed to hand in his homework before the weekend.
Bize çok uzak olmayan küçük bir evde kira ödemeden oturuyordu.He was living rent-free in a small house not too far from us.
Genelde hep nakit ödeme yapar.She usually pays for everything in cash.
Haraç ödemeyi reddetti.He refused to pay protection money.
Nasıl ödemek istiyorsunuz?How do you want to pay?
Anne-babanızın hakkını asla ödeyemezsiniz.You cannot be too good to your parents.
Ana-baba hakkı ödenmez.You cannot be too good to your parents.
O kayıpları bize kim ödeyecek?Who'll pay us for those losses?
Tom'un kefaletini ödedim.I bailed Tom out.
Tom'un kefaletini ödeyip serbest kalmasını sağladım.I bailed Tom out.
Tek kuruş ödemedik.It didn't cost us a cent.
Tom borçlarını ödedi.Tom has paid off his debts.
Bugün ödeme günü.It is a payday today.
Ödevimi bu gece bitireceğim.I'll catch up on my homework tonight.
Borcumu en kısa sürede ödeyeceğim.I'll pay my debt as soon as possible.
Buna çok fazla ödedin.You paid too much for that.
Tom'a bunu yapması için para ödemiyorum.I don't pay Tom to do that.
O kadar fazla ödemeyeceğim.I'm not going to pay that much.
Ödemene yardım edeceğim.I'll help you pay for it.