Tom bize otuz dolar ödemeyi kabul etti.Tom agreed to pay us thirty dollars.
Tom'a ödevinde hala yardım ediyor musun?Do you still help Tom with his homework?
Tom bize otuz dolar ödemeyi kabul ettiTom has agreed to pay us thirty dollars.
Size ödemem gereken parayı ay sonuna kadar geri ödeyeceğime söz veriyorum.I promise to pay back the money I owe you by the end of the month.
Tom nakit para ödedi.Tom paid in cash.
Tom nakden ödedi.Tom paid in cash.
Tom peşin ödedi.Tom paid in cash.
Ben henüz ödeme yapmadım.I haven't paid yet.
Sami, Leyla'nın kredi kartıyla ödeme yaptı.Sami paid with Layla's credit card.
Sami yaptığı şeyi ödeyecek.Sami is gonna pay for what he's doing.
Bugün kiramı ödeyemem.I can't pay my rent today.
Ev ödevimi unuttum.I forgot my homework.
Geri ödeme isteğinde bulunacağım.I'll request a refund.
Bu kitap için otuz dolar ödedim.I paid thirty dollars for this book.
Beklediğimden çok daha az ödeme aldım.I got paid much less than I expected.
Ne kadar ödemeliyiz?How much should we pay?
Tom bize ne kadar ödedi?How much did Tom pay us?
Tom çoktan ödendi.Tom has already been paid.
Tom'a çoktan ödeme yapıldı.Tom has already been paid.
Bütün bunları ödeyebilir misin?Can you pay for all this?
Hiçbir şey ödemenize gerek yok.There's no need for you to pay anything.
Bu yıl tüm çalışanlara asgari geçim indirimi ödemesi yapıldı.All employees received a cost-of-living allowance this year.
Tom ve Mary ev ödevlerini bitirdiler.Tom and Mary have finished their homework.
Evin için ödeme yaptın mı?Have you paid for your home?
Yapacak biraz ev ödevim var.I have some homework to do.
Tom bana 300 dolar ödeyeceğine söz verdi.Tom promised to pay me $300.
Tom bütün ödevini okulda yapar.Tom does all his homework at school.
Tom odasında ev ödevini yapıyor.Tom is in his room doing his homework.
Tom ödevini bitirmemiş olabilir.Tom may not have finished his homework.
Tom ev ödevini bitirmemiş olabilir.Tom may not have finished his homework.
Tom kredi kartıyla ödedi.Tom paid with his credit card.
Tom ödemeyi kredi kartıyla yaptı.Tom paid with his credit card.
Seni bunun için nasıl ödeyebilirim bilmiyorum.I don't know how I can ever repay you for this.
Ev ödevini bitirdikten sonra televizyon izleyebilirsin.You can watch TV after you finish your homework.
Tom'un ev ödevlerinde sıklıkla yardıma ihtiyacı var.Tom often needs help with his homework.
Tom gelecek ay kirasını ödeyemeyebilir.Tom might not be able to pay his rent next month.
Tom bunun için para ödemedi, ben ödedim.Tom didn't pay for that, I did.
Tom bunun için üç yüz dolar ödemeye hazır.Tom is willing to pay up to three hundred dollars for that.
Tom'un ev ödevimde bana yardım etmeye istekli olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom would be willing to help me with my homework.
Tom'un ev ödevimde bana yardımcı olacağını sanmıyorumI don't think Tom will help me with my homework.
Tom'un ev ödevim konusunda bana yardımcı olacağını sanmıyorum.I don't think Tom would help me with my homework.
Size bir geri ödeme göndereceğim.I'll send you a refund.
Bunu ödeyeceksin, değil mi?You're going to pay for this, aren't you?
Bugün öğle yemeği için ödeme yapmana izin vereceğim.I'll let you pay for lunch today.
Bu gece ev ödevimiz var mı?Do we have any homework tonight?
Tom şoföre para ödedi ve taksiden indi.Tom paid to the driver and got out of the taxi.
Tom sürücüye para ödedi ve arabadan indi.Tom paid to the driver and got out of the cab.
Tom'un yapacak ev ödevi var.Tom has homework to do.
Faturayı ödeyen sendin, değil mi?It was you who paid the bill, wasn't it?
Tom'un borcunu ödemeli.Tom needs to pay what he owes.
Tom hasarları ödemeyi teklif etti.Tom offered to pay for damages.
Bana Tom'a ödedikleri kadar çok ödemiyorlar.They don't pay me as much as they pay Tom.
Kiramı ödemeyi unuttum.I forgot to pay my rent.
Tom, hasarlar için ödemeyi teklif etti.Tom has offered to pay for damages.
Tom ödevinde Mary'ye yardım etmeye çalışıyor.Tom is trying to help Mary with her homework.
Nakit ödeme yapmanız gerekiyor.You have to pay in cash.
Tom her şey için ödeme yapmamı bekledi.Tom waited for me to pay for everything.
Televizyon seyrederken ödev yapar mısın?Do you do your homework while watching TV?
Tom hiç senin için ev ödevini yaptı mı?Has Tom ever done your homework for you?
Her zamanki gibi, Tom ev ödevini son dakikaya kadar yapmadı.As usual, Tom didn't do his homework until the last minute.