Tom ödeme olmadan askıya alındı.Tom has been suspended without pay.
Bay Yamada bize her gün bir sürü ev ödevi verir.Mr. Yamada gives us a lot of homework every day.
Ne kadar meşgul olduğun önemli değil, ödevini yapmak zorundasın.No matter how busy you are, you have to do your homework.
Eğer boş zamanınız varsa, onu kullanın ve ev ödevinizi yapın.If you have any free time, use it and do your homework.
Biz her zaman daha fazla ödemek zorundayız.We always have to pay more.
Tom ödevini bitirdiği için yatmaya gitti.Since he'd finished his homework, Tom went to bed.
Tom ödevini bitirdi, bu nedenle yatmaya gitti.Tom finished his homework, so he went to bed.
Ödevimi yaptıktan sonra arkadaşlarımla futbol oynadım.After I did my homework, I played football with my friends.
Ona geri ödemeliyim.I need to repay her.
Mary borçlarını ödemek için bankadan kredi çekti.Mary took out a loan in order to pay her debts.
Ürünü nakit olarak ödemek için yeterli param yok.I don't have enough money to pay for the product in cash.
Öğle yemeğini ben ödeyeceğim.I'll pay for lunch.
Kim faturayı ödemeyi durdurdu?Who ended up paying the bill?
Ona aylık değil, günlük ödeme yapılıyor.She isn't paid monthly, but daily.
Tom'un faturayı ödemek için yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to pay the bill.
Tom her zaman kirasını zamanında öder.Tom always pays his rent on time.
Bana ödenir ödenmez, sana geri öderim.As soon as I get paid, I'll pay you back.
Neden faturaları ödemek her zaman benim sorumluluğum?Why is it always my responsibility to pay the bills?
Nereye ödemeliyim?Where should I pay?
Biri faturayı ödemeli.Someone has to pay the bill.
Ödevle ilgili kafasında soru işareti olan?Any doubts with the assignment?
Bütün çevirilerim için bana ödeme yapmalısın.You have to pay me for all my translations.
İstediğini öde.Pay what you want.
Yüzme havuzunu temizlemeyi bitir ve patron sana ödeme yapacak.Finish cleaning of the swimming pool and the boss will pay you.
Ben bu para cezasını ödeyemem. Param yok.I cannot pay this fine. I don't have money.
Ev ödevini ne zaman yaparsın?What time do you do your homework?
Hiç ev ödevini yapar mısın?Do you ever do your homework?
Hiç para cezası ödedin mi?Have you ever paid a fine?
Onun parasını ödeyeceğiz.We'll pay for it.
Ona Taninna'ya ev ödevinde yardım ettiğimi söyle.Tell her that I am helping Taninna with her homework.
Tom para cezasını henüz ödemedi.Tom hasn't paid the fine yet.
Mary henüz faturayı ödemedi.Mary hasn't paid the invoice yet.
Faturayı ödemek zorundayım.I have to pay the bill.
En son ne zaman bir para cezası ödedin?When was the last time you paid a fine?
Ev ödevimi yapacağım.I will do my homework.
Ödev yapıyor olacağım.I will be doing my homework.
Ödevimi yapmayı severim.I like to do my homework.
Neden bu zamanda ödevini yapıyorsun?Why are you doing your homework at this time?
Onlar kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açıyorlar.They sue companies that sell MP3 players without paying them.
Kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açarlar.They sue companies that sell MP3 players without paying them.
Üye olmayanlar elli dolar daha ödeyecek.Non-members pay 50 dollars more.
Ödevimi nerede yapıyorum?Where do I do my homework?
O bize her ay ödeme yapar.He pays us every month.
O her cuma günü bize ödeme yapar.She pays us every Friday.
İşimiz için bize ödeme yapıyorlar.They pay us for our work.
Ödevimi bitiremem.I am unable to finish my homework.
Tom'un faturalarını ödemediğini nasıl öğrendin?How did you find out that Tom hadn't paid his bills?
Kiramı ödemem gerekiyor.I need to pay my rent.
Kahvenizin parasını ben ödeyeyim.Let me pay for your coffee.
Onu ödeyeceksin.You will pay for it.
"Ücret ödemen gerekiyor." "Ne tür ücret?""You need to pay a fee." "What kind of fee?"
"Tom sana borçlu olduğum tüm parayı sana ödeyecek." "Sen öyle san.""Tom will pay you all the money I owe you." "You'd better hope so."
"Yatmadan önce ev ödevini yap." "Ben her zaman yaparım, değil mi?""Do your homework before you go to bed." "I always do, don't I?"
"Henüz faturanı ödedin mi?" "Kesinlikle ödedik.""Have you paid your bill yet?" "We most certainly have."
Tom cüzdanını çıkardı ve faturayı ödedi.Tom took out his wallet and paid the bill.
Tom saatliğine ödeme aldı.Tom is paid by the hour.
Tom hala faturayı ödemek zorunda.Tom still has to pay the bill.
Bana ev ödevini göster.Show me your homework.
Tom Mary'ye ev ödevini yapmasını söylediğini söyledi.Tom said that he told Mary to do her homework.
Onlara nerede ödeme yaptın?Where did you pay them?