Ana içeriğe geç
Sözlük

öde ile cümle

öde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom böyle yüksek bir fiyatı ödemek için istekli değildi.Tom wasn't willing to pay such a high price.
Tom hasar için ödeme yapmayı teklif etti.Tom offered to pay for the damages.
Tom sadece Mary'nin İngilizce ev ödevinde ona yardım etmesini istiyor.Tom just wants Mary to help him with his English homework.
Tom'a en son ne kadar ödedik?How much did we pay Tom the last time?
Sana ödeme yapmalı mıyım?Do I have to pay you?
Neden faturalarını zamanında ödeyemediklerini söylediler mi?Did they say why they couldn't pay their bill on time?
Tom'un ev ödevini yaptığından emin olabilir misin?Could you make sure Tom does his homework?
Ev ödevinde sana yardım etmemi ister misin?Would you like me to help you with your homework?
Neredeyse ev ödevimi yapmayı unutuyordum.I almost forgot to do my homework.
Geçen ay faturalarımı ödemeyi neredeyse unutuyordum.I almost forgot to pay my bills last month.
Tom'dan daha fazla ödevim var.I have a lot more homework than Tom does.
Bitirilecek ödevim var.I have homework to finish.
Ödevin olduğunu düşündüm.I thought you had homework.
O onun için ödeme almadı.He didn't get paid for it.
O bunun için ödeme almadı.She didn't get paid for it.
Kesinlikle beklediğimizden daha fazla ödememiz gerekeceğini söyleyebilirim.I'd say we are definitely going to have to pay more than we expected to.
Ben herhangi bir fiyatı öderim.I'll pay any price.
İki kat ödeyeceğim.I'll pay double.
Fazladan ödeyeceğim.I'll pay extra.
Sana ödeyeceğim.I'll pay you.
Bana bu kadar iyi ödemeye devam ettiğiniz sürece sizin için çalışacağım.I'll work for you as long as you keep paying me this well.
Üyelik ücretini ödemek için yeterli paraya sahip olmayan tek kişi ben değilim.I'm not the only one who doesn't have enough money to pay the membership fee.
Bu krediyi bir şekilde geri ödemek zorunda kalacağız.We'll have to pay back that loan one way or another.
Lütfen ödememe izin verin.Please let me pay.
Bize saatte bir ödeme yapılır.We're paid by the hour.
Toplam maliyeti ödememiz gerekmeyebilir.We might not need to pay the full price.
Bizim için tüm faturalarımızı kimin ödediğini bulamadık.We haven't been able to find out who paid all our bills for us.
Bunu ödeyeceksin!You will pay for this!
O bunu ödeyecek.He will pay for this.
Bekle. Bunu ödeyeceğim.Wait. I will pay for this.
Faturalarını zamanında ödemeliydin.You should've paid your bills on time.
Bu hafta ödeme alacağız gibi görünmüyor.It doesn't look like we'll get paid this week.
Borçlarımı şimdi nasıl ödeyeceğim.How will I pay my debts now?
O, borçlarının nasıl ödeyecek?How will he pay his debts?
Borçlarını nasıl ödeyeceksin?How will you pay your debts?
Borçlarımızı nasıl ödeyeceğiz?How will we pay our debts?
Ev ödevimi burada bırakmamın bir sakıncası var mı?Mind if I leave my homework here?
Biz bu hafta ödeme almadık.We didn't get paid this week.
Sana geri ödemek için bir yol bulacağım.I will find a way to repay you.
Keşke ödevimi yapsaydım!If only I'd done my homework!
Ödeme yetersiz.The pay is meager.
O ödemeyi reddetti.He refused to pay.
Ödemeyi reddettim.I refused to pay.
Ben sana geri ödemeyi isterim.I'd like to pay you back.
Ev ödevini neden zamanında bitirmediğini bilmek istiyorum.I'd like to know why you didn't finish your homework on time.
Ben Tom'un Mary'ye ödediğini düşündüm ama görünüşe bakılırsa ben yanlışmışım.I thought Tom had paid Mary, but apparently I was wrong.
Tom'un zaten ev ödevini yaptığını düşündüm.I thought Tom had already done his homework.
Tom'un ev ödevimi yapmadığımı öğretmene söylemeyeceğini düşündüm.I thought Tom wouldn't tell the teacher that I hadn't done my homework.
Ev ödevimizi yapmadığımızı ona söylemeyeceğini düşündüm.I thought you wouldn't tell her that we hadn't done our homework.
Çeki ödedim.I paid the check.
Faturalarımızı zamanında ödemeyi unutan tek iki kişi biz olamayız.We can't be the only two people who forgot to pay our bills on time.
Tom'a ev ödevinde yardım edemem.I can't help Tom with his homework.
Eğer hiç paramız yoksa taksi şoförüne ödeyemeyiz.We can't pay the taxi driver if we don't have any money.
Bugün Tom'a ödeme yapamam.I can't pay Tom today.
Bana ödünç verdiğin parayı sana geri ödeyemiyorum.I can't pay you back the money you lent me.
Sana ödeme yapamam. Hala yardım etmekte istekli misin?I can't pay you. Are you still willing to help?
Annemin ihtiyacı olan operasyon için ödeme yapmam mümkün değil.I can't possibly afford to pay for the operation my mother needs.
Gerçekten ev ödevini senin için yapmamı bekleyemezsin.You can't really expect me to do your homework for you.
Bunun için ne kadar ödediğimi hatırlayamıyorum.I can't remember how much I paid for it.
Ben sadece Tom'un faturasını ödemesini istedim.I only asked Tom to pay his bill.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod