Tom faturasını ödemeyi reddetti.Tom refused to pay his bill.
Tom kirayı ödedi.Tom paid the rent.
Tom bilet parasını ödedi.Tom paid the fare.
Tom kasiyere ödedi.Tom paid the cashier.
Tom faturayı ödedi.Tom paid the bill.
Tom onu kredi kartı ile ödedi.Tom paid for it by credit card.
Tom kredi kartı ile ödedi.Tom paid by credit card.
Tom 300 dolar para cezası ödedi.Tom paid a $300 fine.
Tom her şey için kendisi ödemek zorunda kaldı.Tom had to pay for everything himself.
Kate ödevini mutfakta yaptı.Kate did her homework in the kitchen.
Onu nasıl ödeyebilirim.How can I pay for it?
Kirayı ödeyemediğim için ondan yardım istedim.Since I couldn't pay the rent, I asked him for help.
Tom her şey için ödeme yapmak zorunda.Tom has to pay for everything.
Maalesef, ev ödevimi evde bıraktım.Unfortunately, I left my homework at home.
Ödevini şimdi yap.Do your homework right now.
O her birimize sonsuz yaşam için ödeme yaptı.He paid an eternal life for each one of us.
Borç verdiğim insanlar asla bana geri ödeme yapmıyorlar.The people I lend money to never pay me back.
Tom o eski araba için oldukça çok fazla ödedi.Tom paid way too much for that old car.
Ev ödevin ne zaman hazır olacak?When will your homework be finished?
Ev ödevini ne zaman bitireceksin?When will you finish your homework?
Yemek için son kez dışarı çıktığımızda, akşam yemeğini o ödedi.The last time we went out to eat, she paid for the dinner.
Bugün öğle yemeğini ben ödeyeceğim.I'll pay for your lunch today.
Dün öğleden sonra ev ödevimi yaptım sonra arkadaşlarımı gördüm.Yesterday afternoon I did my homework, then I saw my friends.
Kirayı ödemek için gitarımı rehin bıraktım.I pawned my guitar to pay the rent.
O, akşam yemeğinden sonra hemen ev ödevini yapmaya başladı.She began doing her homework immediately after dinner.
Ben ödeyeyim.Let me pay.
Bir ay içinde kiranı ödemedin, değil mi?You haven't paid your rent in a month, have you?
Bu defa ödeme sırası bende.This time it's my turn to pay.
Bu defa ödemek için sıra bende.This time it's my turn to pay.
Bu defa ben öderim.This time I'll pay.
Burada temassızla ödeme yapabilir miyim?Can I pay here with Kontaktlos?
Burada Kontaktlos ile ödeme yapabilir miyim?Can I pay here via Kontaktlos?
Burada temassız bir kartla ödeyebilir miyim?Can I pay here with a contactless card?
Ödevimi yapmaya yardım ettiğin için teşekkürler.Thank you for helping me to do my homework.
Ev ödevimi bitirdiğimden beri meşgul değilim.I'm at loose ends since I finished my homework.
Chris o zor ev ödevinden çok güzel bir derece aldı.Chris got a very nice grade on that difficult homework assignment.
Chris o zor ev ödevinden çok iyi bir not aldı.Chris got a very good grade on that difficult homework assignment.
Jane ödevini yapıyor.Jane is doing her homework.
Kim ödeyecek?Who will pay?
Sana hemen ödevini yapmanı emrediyorum.I order you to do your homework right away.
Borçlarımı ödemeliyim.I must repay my debts.
Siparişiniz için peşin ödeme yapabilirsiniz.You may pay in advance for your order.
Yunanistan artık borçlarını ödeyemiyor.Greece can no longer pay off its debts.
Otobüse ödemek için param yok.I have no money to pay for the bus.
Hesabı ödemek istiyorum.I'd like to pay.
Lütfen yarına kadar ev ödevini teslim et.Please turn in your homework by tomorrow.
O en fazla elli dolar ödeyecek.She will pay up to fifty dollars.
Yaşlı insanlar otobüs biletleri için para ödemezler.Old people don't pay for bus tickets.
Her kişi 7,000 dolar ödedi.Each person paid $7,000.
Tom'un, ev ödevini kendi başına yapmadığından şüpheleniyorum.I suspect that Tom doesn't do his homework by himself.
Ödeme yapmadığım için memnunum.I'm glad that I'm not paying.
Ben oğlumun borçlarını ödemeyeceğim.I won't pay my son's debts.
Müşterilerimize kibar olun, o zaman onlar size ödeyecek.Be polite to our clients, then they will pay you.
Tom bilet için ödeme yaptı.Tom paid for the ticket.
Ev ödevini tek başına mı yaptın?Did you do the homework by yourself?
Ev ödevini kendin mi yaparsın?Do your homework by yourself.
Ona 10,000 dolar ödendi.He was paid 10,000 dollars.
Bunu ödeyecekler mi?Will they pay it?
Otel bana oda için 8.000 yen ödetti.The hotel charged me 8,000 yen for the room.
Eğer gerekliyse, özel bir ücret ödemeye hiçbir itirazım olmaz.If necessary, I have no objection to paying a special fee.