Ana içeriğe geç
Sözlük

öde ile cümle

öde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Son dakikaya kadar ev ödevimi ertelememiş olmam gerektiğini biliyordum.I knew I shouldn't have put off doing my homework until the last minute.
Ev ödevini yapmanı söylemek zorunda değilim.I shouldn't have to tell you to do your homework.
Sadece ev ödevinizi henüz niçin teslim etmediğinizi merak ediyordum.I was just wondering why you haven't yet turned in your homework assignment.
Oğlumun ev ödevini yapmasına yardım etmem gerekmiyordu ama yardım ettim.I wasn't supposed to help my son do his homework, but I did.
Keşke çok para ödemeden arabamı nasıl boyatacağımı bulabilsem.I wish I could figure out how to get my car painted without paying a lot of money.
Eliimden geldiğince kısa sürede size geri ödeyeceğim.I'll pay you back as soon as I can.
İlk ders için zaten ödeme yaptım.I've already paid for the first lesson.
Köpeğim ev ödevimi yedi.My dog ate my homework.
Üniversite eğitiminiz için ödeme yapmanıza kim yardım etti?Who helped you pay for your college education?
Vergileri ödemek zorundasın.You have to pay taxes.
Muhtemelen ev ödevini henüz bitirmedin.You probably haven't yet finished your homework.
O faturayı ödememeliydin.You shouldn't have paid with that account.
İyi ayakkabılar için fazla para ödeyemezsin.You can't pay too much for good shoes.
Bir dahaki sefere bunun bedelini ödersin!Next time you'll pay for it!
Bazı öğrenciler ev ödevlerini yapmayı unutmuş gibi görünüyor.Some students seem to have forgotten to do their homework.
O, çok dikkatli yazmasına rağmen, yazma ödevinde çok sayıda hataları vardı.Although he was writing carefully, he had many mistakes in his writing task.
Kumar borcunu ödemeden kaçtı.He welshed on his gambling debt.
O, en fazla sadece yirmi dolar ödeyebilir.He can only pay twenty dollars at most.
Tom'un ne kadar sık ödevini yapmamasına şaşırırdın.You'd be amazed how often Tom doesn't do his homework.
Tom'un hafta sonundan önce ev ödevini teslim etmesi gerekiyordu.Tom was supposed to hand in his homework before the weekend.
Tom genellikle her şeyi nakit olarak öder.Tom usually pays for everything in cash.
Tom ev ödevini zamanında bitirtemeyecek gibi görünüyor.Tom seems to hardly ever get his homework done on time.
Tom ev ödevini tek başına yaptığını söyledi.Tom said that he did his homework by himself.
Tom ev ödevini yapmadı.Tom didn't do his homework.
Tom kirayı ödemek için yeterli parayı zar zor kazanmayı başardı.Tom just barely managed to earn enough money to pay the rent.
Tom'a yaptığı iş için iyi ödeme yapılmaktadır.Tom is well paid for the work he does.
Tom hesabı ödeme konusunda ısrar etti.Tom insisted on paying the bill.
Tom ev ödevini henüz bitirmedi.Tom hasn't finished his homework yet.
Tom bütün ev ödevini henüz bitirmedi.Tom hasn't finished all his homework yet.
Tom'un bu akşam yapacak bir sürü ödevi var.Tom has a lot of homework to do this evening.
Tom birkaç dolar daha ödemek zorunda kaldı.Tom had to pay a few more dollars.
Tom'un taksiye ödeyecek parası yoktu.Tom had no money to pay for a cab.
Tom geçen ay onun faturalarını ödemek için zar zor yeterli paraya sahipti.Tom had barely enough money to pay his bills last month.
Tom, eğitim ücretini ödemeye yardım etmek için yarı zamanlı bir iş bulmuş.Tom got a part-time job to help pay for his tuition.
Tom faturayı ödemeyi unuttu.Tom forgot to pay the bill.
Tom ödevini yapmayı unuttu.Tom forgot to do his homework.
Tom akşam yemeğinden önce ev ödevini yapmayı bitirdi.Tom finished doing his homework before dinner.
Tom bir saat önce ev ödevini bitirdi.Tom finished doing his homework an hour ago.
Tom ev ödevi yapmayı sevmez.Tom doesn't like doing homework.
Tom ev ödevinin ne olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know what the homework assignment is.
Tom o kadar çok ödemek niyetinde değildi.Tom didn't intend to pay that much.
Tom ödevini zamanında yaptırmak için bile uğraşmadı.Tom didn't even try to get his homework done on time.
Bir sürü ev ödevi olduğu için Tom dışarı gidemiyor.Tom can't go out because he has a lot of homework.
Tom fotoğraf makinesini benimki için ödediğimden daha azına satın aldı.Tom bought his camera for less than I paid for mine.
Tom ev ödevini yapmayı neredeyse unutuyordu.Tom almost forgot to do his homework.
Eğer Tom ödevini bitirdikten sonra TV izlerse benim için sakıncası yok.It's OK with me if Tom watches television after he finishes his homework.
Tom'un ödevlerimde bana yardım etmeyi düşünüp düşünmeyeceğini merak ediyorum.I'm wondering whether Tom would ever consider helping me with my homework.
Tom'a yüz dolar ödedim.I paid Tom one hundred dollars.
Tom'un ev ödevini bitirdiğinden şüpheliyim.I doubt that Tom has finished his homework.
Tom'a o kadar çok ödemeyi kabul etmedim.I didn't agree to pay Tom that much.
Tom Mary'ye ev ödevinde yardım ederdi.Tom used to help Mary with her homework.
Tom Mary'ye ödevini yapmasına yardım etmek için çok zaman harcıyor.Tom spends a lot of time helping Mary do her homework.
Tom Mary'ye ev ödevinde yardım etmeli.Tom should help Mary with the housework.
Tom Mary'ye okul giderlerini ödemesine yardımcı olmak için para gönderdi.Tom sent money to Mary to help her pay for school expenses.
Tom Mary'ye ev ödevinde yardımcı olacağına söz verdi.Tom promised to help Mary with her homework.
Tom Mary'ye ondan ödünç aldığı bütün parayı geri ödeyeceğine söz verdi.Tom promised Mary that he'd pay back all the money that he'd borrowed from her.
Tom genellikle Mary'ye ödevini yapmada yardım eder.Tom often helps Mary do her homework.
Tom Mary'ye bakıcıya ödeme yapmasına yardım etmeyi önerdi.Tom offered to help Mary pay for a babysitter.
Tom hesabı Mary'ye ödetti.Tom let Mary pay the bill.
Tom Mary'ye ev ödevinde yardım etmek için isteksiz.Tom is unwilling to help Mary with her homework.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod