Bir sürü insan faturalarını ödeme konusunda endişeleniyor.Many people worry about paying their bills.
Çekle mi ödemek istiyorsun?You want to pay with a check?
Kredi kartıyla ödemek istiyor musun?You want to pay with a credit card?
Onlar peşin ödemek zorunda.They have to pay in advance.
Ben kartımla ödeyeceğim.I'll pay with my card.
Ben nakit öderim.I pay in cash.
Bunun için ne kadar ödedin?How much did you pay for that?
Bana ödeme yapılmasını reddettim.I refused to be paid.
Elbette ödemek zorundasın! Ne düşündün?Of course you have to pay! What did you think?
Ödevden bıktım.I'm fed up with homework.
Ağabeyim ödevini çabucak bitirdi.My big brother finished his homework very quickly.
Kiramı ödemede zorluk çekiyorum.I have difficulty paying my rent.
Babam çoğunlukla ev ödevimde bana yardım eder.My father often helps me with my homework.
Babam çoğu kez ev ödevimde bana yardım eder.My father often helps me with my homework.
Nasıl çalışmadan borçlarımı ödeyebilirim ki!How can I pay my bills without work!
İşim olmadan nasıl borçlarımı ödeyeyim ki!How can I pay my bills without work!
Her biri bin dolar ödedi.Each person paid one thousand dollars.
Ben fakir bir öğrenciyim ve sana ödeme yapamam.I'm a poor student and I can't pay you.
O, ev ödevini getirmeyi unuttu, gözaltı cezası aldı.He forgot to bring his homework, so he got detention.
Ödünç aldıkları parayı ödeyemediler.They could not pay the money they owed.
Malzemelere ödemek için paraya ihtiyaçları vardı.They needed money to pay for the supplies.
Onlar daha fazla ödeme ve daha güvenli çalışma koşulları talep ettiler.They demanded more pay and safer working conditions.
İşadamları bankalara borçlu oldukları parayı geri ödeyemedi.Businessmen could not pay back money they owed the banks.
Onlar onun ondan ödünç aldıkları parayı insanlara ödemeyeceğini söyledi.They said he would not pay people the money he owed them.
Az miktarda para ödenirdi.He would be paid a small amount of money.
O, kendi borçlarını ödemek zorunda kaldı.He had to pay his own debts.
Bu programların insanlardan alınan vergilerle ödenmesi gerekiyordu.These programs had to be paid for by taxes from the people.
Onun için ödeme yapmak zordu.Paying for it was difficult.
Avrupalılar kendileri için çalışan Hintlilere sık sık ödeme yaptı.The Europeans often paid Indians to work for them.
Ben bir kredi kartı ile ödemek istiyorum.I would like to pay with a credit card.
Ben beş dolar daha ödemek zorunda kaldım.I had to pay five more dollars.
Ödevimi bitirdim.I have done my homework.
Ev ödevimi yapıyordum.I was doing my homework.
O, küçük erkek kardeşinin ev ödevine yardım etti.She helped her younger brother with his homework.
Onlar iyi ödeme yapan bir iş bulabileceklerini umuyorlar.They hope to be able to find a well-paid job.
Ödevimi daha sonra yaparım.I'll do my homework later.
Ödevi yapacağım.I will do the homework.
Ödevi kendi yaptı.She herself did the homework.
Ödevini yaptıktan sonra, yatağına gitti.After he had done his homework, he went to bed.
Sen zaten ev ödevini yaptın mı?Have you already done your homework?
O, akşam yemeğinden önce ona ev ödevini yaptırır.She makes him do his homework before dinner.
O ona bir sürü para borçlu fakat muhtemelen onu geri ödeyemeyecek.She owes him a lot of money, but she probably won't be able to pay it back.
Ev ödevini yapmadığı için onu azarladı.She scolded him for not doing his homework.
O, ona ev ödevinde yardımcı olurdu.She used to help him with his homework.
O, onun hesabı ödeyeceğini söylemesini istedi.She wanted him to say that he would pay the bill.
Televizyon izlerken ödevini yapmak, bu açıkçası yanlış.Doing your homework while watching TV, that's obviously wrong.
Ev ödevimi bitirmek için zamanım yok.I don't have time to finish my homework.
Faturayı zamanında ödemediğim için bana kızgın olduğunu düşündüm.I thought she was angry at me because I didn't pay the bill in time.
Sanırım ev ödevimi yapma zamanıdır.I think it's time for me to do my homework.
Sanırım ev ödevine biraz daha zaman harcamalısın.I think you need to spend a little more time on your homework.
Ev ödevimi yaparak zaman geçirmektense, odamı temizlemeyi tercih ederim.I'd rather clean my room than spend time doing my homework.
Yemeği ödediğin için teşekkürler.Thanks for paying for the meal.
Yapman gereken tek şey onun borcu ödemesini istemektir.All you need to do is ask him to pay the loan.
Yapmanız gereken tek şey onun borcu ödemesini istemektir.All you have to do is ask him to pay the debt.
Bizim için çalışmaya karar verirsen sana iki mislini öderiz.If you decide to work for us, we will pay you twice as much.
Ödevini bitirmelisin.You need to finish your homework.
O bir bileti ödeyemediği için soför onun otobüsten inmesini söyledi.As she couldn't pay for a ticket, the driver asked her to get off the bus.
Her zaman bir kötümserden ödünç para al; o, geri ödenmesini beklemez.Always borrow money from a pessimist; he doesn't expect to be paid back.
Ücretlerini ödememiş olanların dersin sonunda beni görmeleri isteniyor.Those who have not paid their dues are asked to see me at the end of class.
İpotek ödemelerinde giderek daha fazla insan geride kalıyor.More and more people are falling behind in their mortgage payments.