Ana içeriğe geç
Sözlük

öde ile cümle

öde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çok ödevim var.I have a lot of homework.
Benim çok ödevim var.I have a lot of homework.
Bir sürü ödevim var.I have a lot of homework.
Ödevde birbirlerine yardım ettiler.They helped each other with homework.
Ev ödevinde birbirinize yardım edin.Help each other with homework.
Bir kişisel çekle ödeme yapabilir miyim?Can I pay you with a personal check?
Bu gece ben ödeyeyim.Let me pay tonight.
Ne kadar ödemeliyim?How much must I pay?
Ödemek için 30 güne daha ihtiyacım var.I need 30 more days to pay.
Taksitle ödemek istiyorum.I want to pay in installments.
Ödemeyi çekle yapmak istiyorum.I want to pay with a check.
Biz ödevimize bir sürü çaba sarfettik.We put a lot of effort into our homework.
Yaklaşık elli dolar ödedim.I paid about 50 bucks.
Yaklaşık elli dolar ödeme yaptım.I paid about 50 dollars.
Bu kitap için beş dolar ödedim.I paid five dollars for this book.
Hayır. Ben nakit ödemek istiyorum.No. I want to pay in cash.
Ağabeyim ev ödevini çok çabuk bitirdi.My older brother finished his homework very quickly.
Onlar bana çanta için beş dolar ödedi.They paid me five dollars for the bag.
Bugün, çok fazla ödevim var.I have too much homework today.
Piller için ekstra ücret ödemeniz gerekir.You need to pay extra for the batteries.
Ona borçlu olduğum parayı ona geri ödedim.I repaid him the money I owed him.
Ödevimi yapmak için bir haftam var.I have a week to do my homework.
Onlar bana ödeme yaparsa, onu yaparım.I'll do it if they pay me.
Özür dilerim. Ödevimi yapmayı unuttum.I'm sorry, I forgot to do my homework.
Onlar onun ağabeyinin ev ödevlerini yapmalarına yardım etmesini istediler.They asked his older brother to help them do their homework.
Onun için ne kadar ödedin?How much did you pay for him?
Ne? Ödevini bir futbol maçı yüzünden yapmadın mı? Bu bir mazeret değil!What?! You didn't do your homework because of a soccer match? That's no excuse!
Ne? Ödevinizi bir futbol maçı yüzünden yapmadınız mı? Bu bir mazeret değil!What?! You didn't do your homework because of a soccer match? That's no excuse!
Kırmızı spor arabalarının sahipleri daha yüksek sigorta oranları öder.Owners of red sports cars pay higher insurance rates.
Ev ödevini yapması için sık sık kız kardeşime yardım ederim.I often help my sister do her homework.
Sonunda o antik radyo için 500 dolardan fazla ödemek zorunda kaldım.In the end, I had to fork over $500 for that antique radio.
Özgürlük için bedel ödenmeli.One must pay for freedom.
Şimdi ödevinizi yapın.Do your homework now.
Her kişi bin dolar ödedi.Each person paid a thousand dollars.
Ödevini ne zaman bitireceksin?When will you finish your assignment?
Ödeşmiş olduk.We are even.
Maaşımı alır almaz sana geri ödeyeceğim.I'll pay you back once I receive my salary.
Ödev yapmak oldukça sıkıcı.Doing homework is extremely boring.
Ev ödevimi yapmadım.I didn't do my homework.
Tatoeba'da cümleleri çevirmek ev ödevi yapmaktan daha eğlenceli.Translating sentences on Tatoeba is more fun than doing homework.
Ödevini yaptın mı?Did you already do your homework?
Ben bugünden itibaren sana bir haftada geri ödeyeceğim, yani, 21 Temmuzda.I'll pay you back a week from today, that is, on July 21st.
Ev ödevimde bana yardım ettiğin için teşekkür ederim.Thank you for helping me with my homework.
O her şeyi ödeyecek.She will pay for everything.
Endişelenmek olmayan bir borcu ödemek gibidir.Worrying is like paying a debt you don't owe.
Günahlarının bedelini ödemesi lazım.He should atone for his sins.
Bilgisayarımı almak için yüz dolar ödemek zorunda kaldım.To buy my computer, I had to pay €100.
Ben dişçiye her ziyaret için 30 Euro öderim.I pay 30 euros for every visit to the dentist.
Ödevsiz hak, ayrıcalıktır.A right without a duty is a privilege.
Ödevsiz hak, imtiyazdır.A right without a duty is a privilege.
Ayın sonunda faturalarımızı ödemeliyiz.We pay our bills at the end of the month.
Ben faturayı ödedim.I paid the bill.
Siz bana çok fazla ücret ödettiniz.You charged me too much.
Şimdi satın alabilir ve daha sonra krediyle ödeme yapabilirsiniz.You can buy now and pay later with credit.
Tom arabasını yanlış yere park ettiği için ceza ödemek zorunda kaldı.Tom had to pay a fine because he parked in the wrong place.
Küçük gruplar halinde ödev üzerinde çalışın.Work on the assignment in small groups.
Köpek, ev ödevini yeme konusunda kendini suçlu hissetti.The dog felt guilty about eating the homework.
Tesisatçılara emekleri için iyi ödeme yapılır.Plumbers are well paid for their labor.
Sözleşme, bizim ne kadar ödemek zorunda olduğumuzu gösterir.The contract states how much we have to pay.
Bütün Amerikalılar vergilerini ödemek zorundadır.All Americans have to pay their taxes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod