Tom yatak odasını yeniden dekore etmeyi planlıyor.Tom is planning to redecorate his bedroom.
Tom şu an odasında.Tom is in his room now.
Tom hesabı ödeme konusunda ısrar etti.Tom insisted on paying the bill.
Tom ev ödevini henüz bitirmedi.Tom hasn't finished his homework yet.
Tom bütün ev ödevini henüz bitirmedi.Tom hasn't finished all his homework yet.
Tom 2.30'dan önce odasını temizlemeli.Tom has to clean his room before 2:30.
Tom'un kendi yatak odası vardır.Tom has his own bedroom.
Tom akşam yemeğinden beri odasında ders çalışıyor.Tom has been studying in his room since dinner.
Tom arabamı ödünç aldığından beri benden veba gibi kaçınıyor.Tom has been avoiding me like the plague ever since he borrowed my car.
Tom'un bu akşam yapacak bir sürü ödevi var.Tom has a lot of homework to do this evening.
Tom birkaç dolar daha ödemek zorunda kaldı.Tom had to pay a few more dollars.
Tom'un taksiye ödeyecek parası yoktu.Tom had no money to pay for a cab.
Tom geçen ay onun faturalarını ödemek için zar zor yeterli paraya sahipti.Tom had barely enough money to pay his bills last month.
Tom, eğitim ücretini ödemeye yardım etmek için yarı zamanlı bir iş bulmuş.Tom got a part-time job to help pay for his tuition.
Tom faturayı ödemeyi unuttu.Tom forgot to pay the bill.
Tom ödevini yapmayı unuttu.Tom forgot to do his homework.
Tom akşam yemeğinden önce ev ödevini yapmayı bitirdi.Tom finished doing his homework before dinner.
Tom bir saat önce ev ödevini bitirdi.Tom finished doing his homework an hour ago.
Tom ani bir odayı terk etme dürtüsü hissetti.Tom felt a sudden urge to leave the room.
Tom ev ödevi yapmayı sevmez.Tom doesn't like doing homework.
Tom ev ödevinin ne olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know what the homework assignment is.
Tom ödülünü almadan üç gün önce öldü.Tom died three days before he was to receive the award.
Tom o kadar çok ödemek niyetinde değildi.Tom didn't intend to pay that much.
Tom ödevini zamanında yaptırmak için bile uğraşmadı.Tom didn't even try to get his homework done on time.
Tom ev ödevini yapmadı.Tom didn't do his homework.
Tom ödülü hak ediyor.Tom deserves the prize.
Tom kağıdı bir top gibi kırıştırdı ve odanın içinde fırlattı.Tom crushed the sheet of paper up into a ball and threw it across the room.
Tom odasının dışında gürültü olduğu için iyi uyuyamadı.Tom couldn't sleep well last night because it was noisy outside his room.
Tom odanın çok küçük olması konusunda şikâyette bulundu.Tom complained about the room being too small.
Tom sessizce kapıyı kapattı ve parmak uçlarına basarak odaya girdi.Tom closed the door quietly and tiptoed into the room.
Tom geçen hafta sonu odasını temizledi.Tom cleaned his room last weekend.
Bir sürü ev ödevi olduğu için Tom dışarı gidemiyor.Tom can't go out because he has a lot of homework.
Tom ödünç aldığı kitabı getirmek için geldi.Tom came to return a book he'd borrowed.
Tom kapıyı çalmadan odaya girdi.Tom came into the room without knocking on the door.
Tom onlara uçak kazasından bahsetmek için öğrencileri odaya geri çağırdı.Tom called the students back into the room to tell them about the plane crash.
Tom aceleyle odaya girdi.Tom burst into the room.
Tom, sobasında hem odun hem de kömür yakar.Tom burns both wood and coal in his stove.
Tom fotoğraf makinesini benimki için ödediğimden daha azına satın aldı.Tom bought his camera for less than I paid for mine.
Tom bütün yemeklerini odasında yedi.Tom ate all his meals in his room.
Tom ve köpeği aynı odada uyur.Tom and his dog sleep in the same room.
Tom her zaman ilgi odağı olmak ister.Tom always wants to be the center of attention.
Tom ev ödevini yapmayı neredeyse unutuyordu.Tom almost forgot to do his homework.
Tom evine bir oda ekledi.Tom added a room to his house.
Tom'un odadan ayrıldığı tek zaman tam öğle yemeği yememizden önceydi.The only time that Tom left the room was just before we ate dinner.
Kimse Tom'un odadan ayrıldığını görmedi.Nobody saw Tom leave the room.
Tom'un odadan ayrıldığını kimse farketmedi.Nobody noticed Tom leave the room.
Eğer Tom ödevini bitirdikten sonra TV izlerse benim için sakıncası yok.It's OK with me if Tom watches television after he finishes his homework.
Tom'un ödevlerimde bana yardım etmeyi düşünüp düşünmeyeceğini merak ediyorum.I'm wondering whether Tom would ever consider helping me with my homework.
Tom'a yüz dolar ödedim.I paid Tom one hundred dollars.
Dün gece, Tom'un odasından gelen garip bir ses duydum.I heard a strange noise coming from Tom's room last night.
Tom'un ev ödevini bitirdiğinden şüpheliyim.I doubt that Tom has finished his homework.
Tom benden ödünç para istediğinde bundan hoşlanmıyorum.I don't like it when Tom borrows money from me.
Tom'a o kadar çok ödemeyi kabul etmedim.I didn't agree to pay Tom that much.
Tom'un odası Mary'ninkinden sadece biraz daha büyük.Tom's room is only slightly larger than Mary's.
Mary odaya girdiğinde Tom mışıl mışıl uyuyordu.Tom was sound asleep when Mary walked into the room.
Tom, ben odaya girdiğimde Mary'nin çektiği resimlere bakıyordu.Tom was looking at the pictures that Mary took when I entered the room.
Tom Mary'ye ev ödevinde yardım ederdi.Tom used to help Mary with her homework.
Tom odanın karşı tarafından Mary'ye baktı.Tom stared at Mary from across the room.
Tom Mary'ye ödevini yapmasına yardım etmek için çok zaman harcıyor.Tom spends a lot of time helping Mary do her homework.
Tom Mary'nin hastane odasına bir şişe viski kaçırdıTom smuggled a bottle of whiskey into Mary's hospital room.