Ana içeriğe geç
Sözlük

öd ile cümle

öd kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Odadaki herkes rahat bir nefes verdi.Everybody in the room let out a sigh of relief.
Son dakikaya kadar ev ödevimi ertelememiş olmam gerektiğini biliyordum.I knew I shouldn't have put off doing my homework until the last minute.
Ev ödevini yapmanı söylemek zorunda değilim.I shouldn't have to tell you to do your homework.
Odanı temiz tutmanı söylemek zorunda olmamalıyım.I shouldn't have to tell you to keep your room clean.
Sadece ev ödevinizi henüz niçin teslim etmediğinizi merak ediyordum.I was just wondering why you haven't yet turned in your homework assignment.
Oğlumun ev ödevini yapmasına yardım etmem gerekmiyordu ama yardım ettim.I wasn't supposed to help my son do his homework, but I did.
Keşke çok para ödemeden arabamı nasıl boyatacağımı bulabilsem.I wish I could figure out how to get my car painted without paying a lot of money.
Sana ödünç verdiğim makası bana geri vermeyi planladığında bilmek istiyorum.I'd like to know when you plan to give me back the scissors I lent you.
Biraz odun toplamama yardım etmeni istiyorum.I'd like you to help me gather some firewood.
Eliimden geldiğince kısa sürede size geri ödeyeceğim.I'll pay you back as soon as I can.
Ben oda arkadaşım ile sorun yaşıyorum. O bütün yiyeceğimi yiyor.I'm having trouble with my roommate. He eats all my food.
İlk ders için zaten ödeme yaptım.I've already paid for the first lesson.
Köpeğim ev ödevimi yedi.My dog ate my homework.
Bitişik odada devam eden bir parti var.There's a party going on in the next room.
Üniversite eğitiminiz için ödeme yapmanıza kim yardım etti?Who helped you pay for your college education?
İznim olmadan bu odadan ayrılmamalısın.You are not to leave this room without my permission.
Vergileri ödemek zorundasın.You have to pay taxes.
Muhtemelen ev ödevini henüz bitirmedin.You probably haven't yet finished your homework.
Kız arkadaşının İphonunu ödünç almasına izin vermemelisin.You shouldn't let your girlfriend borrow your iPhone.
O faturayı ödememeliydin.You shouldn't have paid with that account.
İyi ayakkabılar için fazla para ödeyemezsin.You can't pay too much for good shoes.
Bir dahaki sefere bunun bedelini ödersin!Next time you'll pay for it!
Onlardan boşuna büyük bir miktarda ödünç para almaya çalıştı.He tried, in vain, to borrow a large sum of money from them.
Ben odamı sysko ile paylaştım.I shared my room with sysko.
O odada kimse yoktu.There wasn't anybody in that room.
Bazı öğrenciler ev ödevlerini yapmayı unutmuş gibi görünüyor.Some students seem to have forgotten to do their homework.
Yaklaşık iki haftalığına onu ödünç alabilir miyim?Can I borrow it for about two weeks?
O, çok dikkatli yazmasına rağmen, yazma ödevinde çok sayıda hataları vardı.Although he was writing carefully, he had many mistakes in his writing task.
Kumar borcunu ödemeden kaçtı.He welshed on his gambling debt.
Isıtıcı odayı ısıtıyor.The heater is warming up the room.
O, en fazla sadece yirmi dolar ödeyebilir.He can only pay twenty dollars at most.
Hoşça kal bile demeden odayı terk etti.He left the room without even saying goodbye.
Tanınmış şair çalışma odasında intihar girişiminde bulundu.The well-known poet attempted to commit suicide in his study.
Bir oda ayırtmak istiyorum.I want to reserve a room.
Tom'un ne kadar sık ödevini yapmamasına şaşırırdın.You'd be amazed how often Tom doesn't do his homework.
Tom'un arabasını ödünç almamalıydın.You shouldn't have borrowed Tom's car.
Tom'un odasına girmeden önce her zaman kapıyı çalmalısın.You should always knock before entering Tom's room.
Tom odun kırarken, siz beyler ne yapıyordunuz?What were you guys doing while Tom was chopping wood?
Tom'un oturma odası zevkle döşenmiştir.Tom's living room was tastefully furnished.
O zaman, Tom odadaki tek kişiydi.Tom was the only person in the room at the time.
Tom'un hafta sonundan önce ev ödevini teslim etmesi gerekiyordu.Tom was supposed to hand in his homework before the weekend.
Tom genellikle her şeyi nakit olarak öder.Tom usually pays for everything in cash.
Tom çocuklara gürültü yapmadıkları sürece odada kalabileceklerini söyledi.Tom told the children that they could stay here in the room if they didn't make any noise.
Tom sessizce elbiselerini giydi ve ayak uçlarına basarak odadan çıktı.Tom slipped quietly into his clothes and tiptoed out of the room.
Tom kendini odasına kapadı.Tom shut himself up in his room.
Tom kendini yatak odasına kapadı.Tom shut himself up in his bedroom.
Tom ev ödevini zamanında bitirtemeyecek gibi görünüyor.Tom seems to hardly ever get his homework done on time.
Tom ev ödevini tek başına yaptığını söyledi.Tom said that he did his homework by himself.
Tom midesinin ağrıdığını söyledi ve odayı terk etti.Tom said he had a stomachache and left the room.
Tom odasından dışarı koştu.Tom ran out of the room.
Tom odaya koştu.Tom ran into the room.
Tom gelecek hafta arabamı herhangi bir öğleden sonra ödünç alabilir.Tom may borrow my car any afternoon next week.
Tom onu kaçıranların kilitli tuttuğu odadan kaçmayı başardı.Tom managed to escape from the room where his kidnappers had kept him locked up.
Tom yurt odasının anahtarını kaybetti.Tom lost the key to his dorm room.
Tom anahtarları için odaya baktı.Tom looked around the room for his keys.
Tom Boston'un varoşlarında üç yatak odalı bir evde yaşıyor.Tom lives in a three-bedroom house on the outskirts of Boston.
Tom gece geç saatlere kadar odasında müzik dinledi.Tom listened to music in his room until late at night.
Tom kimseye tek kelime söylemeden odadan ayrıldı.Tom left the room without saying a word to anyone.
Tom kirayı ödemek için yeterli parayı zar zor kazanmayı başardı.Tom just barely managed to earn enough money to pay the rent.
Tom'a yaptığı iş için iyi ödeme yapılmaktadır.Tom is well paid for the work he does.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod