Görüntü odak dışında.The image is out of focus.
Ne mutlu ki, faturayı ödemek için yeterli parası vardı.Luckily he had enough money to pay the bill.
Her birey 7000 dolar ödedi.Each individual paid 7000 dollars.
Ben çok içtikten sonra oda dönmeye başladı.The room started to spin after I drank too much.
Lütfen birinci sınıf bir otelde bana bir oda ayırın.Please book me a room in a first-class hotel.
Bana 10,000 yen ödünç verebilir misin?Can you lend me 10,000 yen?
En iyi yazan çocuk ödülü kazanır.The boy who writes best wins the prize.
Dört gece için sahip olduğunuz en ucuz odayı istiyorum.I'd like the most inexpensive room you have for four nights.
Allah aşkına odamda ne yapıyorsun?What on earth are you doing in my room?
Her birey 1.000 dolar ödedi.Each individual paid 1,000 dollars.
Bana bisikletini bir saatliğine ödünç verir misin?Will you lend me your bicycle for an hour?
Doktor muayene odasına geldi ve onun sorunu hakkında soru sordu.The doctor came into the examination room and asked about her problem.
Karanlık bir odada okumak iyi değildir.It's not good to read in a dark room.
Odaya kötü bir koku yayıldı.A bad smell permeated the room.
Onun borcunun ödenmesini istedik.We asked for the payment of his debt.
Küçük odaya sıkıştırıldık.We were crowded into the small room.
Ona ödünç para verecek kadar aptal değilim.I know better than to lend him money.
Ona ödünç para vermeyecek kadar akıllıyım.I know better than to lend him money.
Ona ödünç para vermeyecek kadar mantıklıyım.I know better than to lend him money.
Akşam yemeğinden önce ev ödevimi bitirmeliyim.I must finish my homework before dinner.
Bu teyp için 40,000 yen ödedim.I paid 40,000 yen for this tape recorder.
Adamın onun odasına girdiğini fark ettik.We noticed the man enter her room.
Ben "Tamam" diyene kadar odaya girmeyin.Don't enter the room until I say "All right."
Mumlar odayı aydınlatıyor.The candles made the room bright.
Lütfen kasaya ödeyin.Please pay at the register.
Fişimi kaybettim. Hâlâ bir geri ödeme alabilir miyim?I lost my receipt. Can I still get a refund?
Oda arkadaşıma karar verildi mi?Has my roommate been decided?
Oda arkadaşım çok gevezedir.My roommate is too talkative.
Oda arkadaşım bir parti veriyor.My roommate's having a party.
Oda ücreti geceliği 100 dolar.The room charge is 100 dollars a night.
Oda servisi hâlâ mevcut mu?Is room service still available?
Oda servisi. Size yardımcı olabilir miyim?Room service. May I help you?
Odanı yerleştir, Louie.Fix your room, Louie.
Radyonu ödünç alabilir miyim?Can I borrow your radio?
Eğer istersen sana bir tane ödünç veririm.I'll lend you one if you like.
Gürültülü bir odada çalışırdım.I used to work in a noisy room.
Oraya geziye giden odur.He's the one who made an excursion there.
Zambakların kokusu odayı doldurdu.A smell of lilies filled the room.
Yapacak çok ev ödevim var.I have a lot of homework to do.
O, çok geçmeden odaya geldi.Before long he came into the room.
İlginç kitapların varsa, bana birkaç tane ödünç ver.If you have any interesting books, lend me some.
O gelirse, ona odamı göster.If he comes, show him into my room.
Odama bir hırsız girse, ona bir şey fırlatırım.If a burglar came into my room, I would throw something at him.
Bir kurşun kalem istiyorsan, sana bir tane ödünç veririm.If you want a pencil, I'll lend you one.
Başka bir oda ayırmamızı istiyorsanız, lütfen hemen bize bildirin.If you wish us to reserve an alternative room, please let us know immediately.
Daktilonuzu ödünç almamla ilgili bir ihtimal var mı?Is there any chance of my borrowing your typewriter?
Paraya ihtiyacınız olursa, size biraz ödünç veririm.If you need any money, I'll lend you some.
Eğer para istiyorsan, sana biraz ödünç verebilirim.If you want any money, I will lend you some.
Henüz odanızı temizlediniz mi?Have you cleaned your room yet?
Şimdi odayı terk edebilirsiniz.You can leave the room now.
Daha ucuz bir odanız var mı?Do you have a cheaper room?
Biraz daha ucuz olan bir odanız var mı?Do you have a room that's a little cheaper?
Ateşe biraz daha odun koy.Put some more wood on the fire.
Ev ödevini teslim ettin mi?Have you handed in your homework?
Ev ödevini hâlâ bitirmedin mi?Have you finished your homework yet?
Şimdiden ev ödevini bitirdin mi?Have you finished your homework already?
Ev ödevini bitirdin mi?Have you finished your homework?
Sadece bu sefer sana ödünç para vereceğim.I will lend you money just this once.
Mary öğle yemeği için beş dolar ödedi.Mary paid for her lunch with five dollars.
Mary kendini tüm pencereleri kapalı odaya kapattı.Mary shut herself up in the room, with all the windows closed.