ödünç ile cümle
ödünç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Git bana susam yağı bul(ödünç al)何でごま油を?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?Ako požičať alebo si požičať veci bez toho, aby sme na dvere zaklopali v nevhodný čas?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?Cum putem împrumuta lucruri fără să ne deranjăm la ore nepotrivite?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(Cười) Làm thế nào chúng ta cho mượn và mượn nhiều thứ hơn mà không gõ cửa nhà của nhau vào thời điểm xấu?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(Gelach) Hoe kunnen we meer dingen uitlenen zonder bij elkaar aan te kloppen op een verkeerd moment?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?Jak pożyczyć coś od kogoś, nie pukając do drzwi w niewłaściwej chwili?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(웃음) 어떻게 하면 우리가 서로 곤란한 시간에 문을 노크하지 않고도 더 많은 것들을 빌리고, 빌려줄 수 있을지,
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(Lachen) Wie können wir mehr Dinge leihen, ohne uns gegenseitig zu stören?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(Latter) Hvordan kan vi udlåne og låne flere ting uden at banke på hinandens dør på et dårligt tidspunkt?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(Risas) ¿Cómo podemos prestar y pedir prestado más cosas sin llamar a la puerta en un mal momento?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(Risate) Come possiamo prestare o farci prestare più cose senza bussare alla porta al momento sbagliato?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(skratt) Hur kan vi låna mer saker av varandra utan att knacka på varandras dörrar i olägliga stunder?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(Смех) Как можно дать или взять на время различные вещи, не постучавшись в дверь в неподходящий момент.
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(Сміх) Яким чином ми можемо позичати більше речей, не стукаючи в двері невчасно?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(צחוק) כיצד נוכל להשאיל ולשאול יותר דברים מבלי לדפוק האחד על דלתות השני בזמן לא מתאים?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(ضحك) كيف يمكننا إقراض واقتراض المزيد من الأشياء دون قرع أبواب بعضنا البعض في الأوقات غير المناسبة؟
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?ものを貸し借りのできる 方法はないか とか うち捨てられた建物について
Hareket edebilmek için örneğin baston ya da yürüteç gibi gereçleri ödünç almanız mümkündür.Du kan få låna olika hjälpmedel för att lättare kunna röra på dig, till exempel en käpp eller en rullator.
Hareket edebilmek için örneğin baston ya da yürüteç gibi gereçleri ödünç almanız mümkündür.من الممكن إستعارة مختلف المعدات من أجل الحركة، على سبيل المثال عكاز المشي أو الكرسي المتحرك.
Heinz Şirketinin araştırma başkanını bana ödünç verdi.És ami még fontosabb, kölcsönadta a Heinz vállalat vezető fejlesztőjét.
Heinz Şirketinin araştırma başkanını bana ödünç verdi.Het belangrijkste is dat hij het hoofd van de onderzoeksafdeling van Heinz uitleende.
Heinz Şirketinin araştırma başkanını bana ödünç verdi.Il m'a prêté le directeur de la recherche pour la compagnie Heinz.
Heinz Şirketinin araştırma başkanını bana ödünç verdi.하인즈사 연구부문 책임자 분을 빌려 주셨다는 겁니다.
Heinz Şirketinin araştırma başkanını bana ödünç verdi.Y lo más importante, me prestó al director de investigación de la compañia Heinz.
Heinz Şirketinin araştırma başkanını bana ödünç verdi.הוא השאיל לי את מנהל המחקר של חברת היינץ.
Heinz Şirketinin araştırma başkanını bana ödünç verdi.انه اعارني رئيس الابحاث في شركة هاينز.
Heinz Şirketinin araştırma başkanını bana ödünç verdi.そして料理界のハーバード大学と名高い カリナリー・インスティテュート・オブ・アメリカから
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor.A 810 font kölcsönt felvevő elkölti, amely így újból megjelenik egy banknál.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor. HangisiChiunque riceve le 810 sterline le spende, e quelle tornano ancora in una banca.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor. HangisiPeminjam uang £810 itu membelanjakannya, dan uang itu akan sampai ke bank lain lagi.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor. HangisiTen, kdo si £810 půjčí, je utratí, a peníze znovu dorazí do jedné z bank.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor. HangisiΌποιος δανείζεται αυτές τις £810 τις ξοδεύει επίσης, και το ποσό αυτό επιστρέφει σε μια τράπεζα.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor.Ktokolwiek pożycza te 810 funtów, wydaje je i pieniądze wracają do banku ponownie.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor.Kuka ikinä lainaakaan tuon 810£ käyttää sen, ja se palautuu jälleen johonkin pankeista.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor.Wer immer die £ 810 borgt gibt sie aus und es kommt zu einer der Banken wieder zurück.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor.Wie dan ook die £810 leent, spendeert het en dan komt het bij één van de banken terecht.
-Hey, bana ödünç ver.Ê, cho mình mượn đi!
-Hey, bana ödünç ver.Eh, prête-le moi.
-Hey, bana ödünç ver.Hé, add kölcsön!
-Hey, bana ödünç ver.Hei anna minun lainata sitä!
-Hey, bana ödünç ver.Hej, posodi mi jo.
-Hey, bana ödünç ver.Hej, požičaj mi to.
-Hey, bana ödünç ver.Hej, pożycz mi to.
-Hey, bana ödünç ver.Hele, nech mě si to půjčit.
-Hey, bana ödünç ver.Hey, kan jag få låna den?
-Hey, bana ödünç ver.Hey, lad mig låne den.
-Hey, bana ödünç ver.Hey, lasa-ma sa le imprumut.
-Hey, bana ödünç ver.Ik wil hem lenen.
-Hey, bana ödünç ver.나 한번만 빌려주라
-Hey, bana ödünç ver.Leihst du's mir aus?
-Hey, bana ödünç ver.Pinjam dong!
-Hey, bana ödünç ver.Ε, δάνεισέ το μου.
-Hey, bana ödünç ver.Ей,дай да го понося малко.
-Hey, bana ödünç ver.Одолжи мне её.
-Hey, bana ödünç ver.איפה זה?
-Hey, bana ödünç ver.من فضلك دعنى استعيرها
-Hey, bana ödünç ver.僕も 僕も
Hiç kimse bu adamların yaptıklarına dikkat etmiyor mu? Para ödünç alıyorlar.Có ai để ý đến đến một vài thứ mà mấy người này làm? họ mượn tiền
Hisse senedini bana ödünç vermiş olan kişi, doğal olarak temettüsünü bekliyor.Tenhle člověk očekává šek na 5 dolarů nebo očekává, že 5 dolarů bude uloženo na jeho makléřský účet.
Hisse senedini bana ödünç vermiş olan kişi, doğal olarak temettüsünü bekliyor.Ten klient oczekuje czeku na $5, albo oczekuje, że $5 zostanie złożone na jego koncie maklerskim.