Ana içeriğe geç
Sözlük

ödün ile cümle

ödün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen arabanı bana ödünç ver.Please lend me your car.
Arabanı bana ödünç verir misin?Would you mind lending me your car?
Bana sözlüğünü ödünç verir misin?Will you lend me your dictionary?
Sözlüğünü ödünç alabilir miyim?May I borrow your dictionary?
Bisikletini birkaç günlüğüne bana ödünç verebilir misin?Could you lend me your bicycle for a couple of days?
Ben onu sana ödünç vereceğim.I'll lend it to you.
Defterimi sana ödünç vereceğim.I'll lend you my notebook.
Ben bu kitabı size ödünç vereceğim.I'll lend you this book.
İhtiyacın olan her kitabı sana ödünç vereceğim.I will lend you whatever book you need.
Bir banka bize faizle ödünç para verir.A bank lends us money at interest.
Banka ona 500 dolar ödünç verdi.The bank loaned him 500 dollars.
Ödünç vermek ya da ödünç almak istemiyorum.I don't want to lend or borrow.
Eğer sende varsa bana biraz ödünç para ver.Lend me some money, if you have any.
Bir kitap ödünç verdin.You lent a book.
Bir çantaya ihtiyacım var. Bir tane ödünç verir misin?I need a bag. Will you lend me one?
Ateş sönüyor; biraz odun ilave eder misin?The fire is going out; will you add some wood?
Okumak için bana bazı kitaplar ödünç ver.Lend me some books to read.
Yazı yazacak bir şey ödünç alabilir miyim?Can I borrow something to write with?
Bana bunu kesmek için ödünç bir şey ver.Lend me something with which to cut this.
İpi kesmek için bana bir şey ödünç ver.Lend me something with which to cut the string.
Bana okuyacak ilginç bir şeyler ödünç ver.Lend me something interesting to read.
Prens oduncunun kızına aşık oldu.The prince fell in love with a woodcutter's daughter.
Bana 10,000 yen ödünç verebilir misin?Can you lend me 10,000 yen?
Bana bisikletini bir saatliğine ödünç verir misin?Will you lend me your bicycle for an hour?
Ona ödünç para verecek kadar aptal değilim.I know better than to lend him money.
Ona ödünç para vermeyecek kadar akıllıyım.I know better than to lend him money.
Ona ödünç para vermeyecek kadar mantıklıyım.I know better than to lend him money.
Radyonu ödünç alabilir miyim?Can I borrow your radio?
Eğer istersen sana bir tane ödünç veririm.I'll lend you one if you like.
İlginç kitapların varsa, bana birkaç tane ödünç ver.If you have any interesting books, lend me some.
Bir kurşun kalem istiyorsan, sana bir tane ödünç veririm.If you want a pencil, I'll lend you one.
Daktilonuzu ödünç almamla ilgili bir ihtimal var mı?Is there any chance of my borrowing your typewriter?
Paraya ihtiyacınız olursa, size biraz ödünç veririm.If you need any money, I'll lend you some.
Eğer para istiyorsan, sana biraz ödünç verebilirim.If you want any money, I will lend you some.
Ateşe biraz daha odun koy.Put some more wood on the fire.
Sadece bu sefer sana ödünç para vereceğim.I will lend you money just this once.
Bana bir zımba ödünç verir misin?Will you please lend me a stapler?
Kalemini bana ödünç verir misin?Would you lend me your pen?
Ben senin kalemini ödünç alabilir miyim?Can I borrow your pen?
Bana dolma kalemini ödünç verir misin?Would you mind lending me your pen?
Ben senin kalemini ödünç alabilir?May I borrow your pen?
Dolma kalemini ödünç alabilir miyim?May I borrow your pen?
Bir kaleme ihtiyacınız varsa, size bir tane ödünç veririm.If you need a pen, I'll lend you one.
Eğer bir kalem istiyorsan, sana bir tane ödünç verebilirim.If you want a pen, I will lend you one.
Saç kurutucunuzu ödünç alabilir miyim?Can I borrow your hair drier?
Makasını ödünç alabilir miyim?Can I borrow your scissors?
Öyle bir kişiye ödünç para vermemeliydin.You should not have lent the money to such a person.
Öyle bir insana ödünç para vermemeliydin.You should not have lent the money to such a person.
Lütfen bana bıçağını ödünç ver.Please lend me your knife.
Bana bıçağınızı ödünç verir misiniz?Will you lend me your knife?
Bıçağını bana ödünç verir misin?Would you lend me your knife?
Bıçağını ödünç alabilir miyim?May I borrow your knife?
Tom parayı bana ödünç vermeyi önerdi.Tom offered to lend me the money.
Sadece Tom'dan değil aynı zamanda karısından da ödünç para aldım.I borrowed money not only from Tom, but from his wife, too.
Bu arada, sana ödünç verdiğim paraya ne oldu?By the way, what happened to the money I lent you?
Bana kitabı ödünç verir misiniz?Could you lend me the book?
Birkaç dakikalığına kaleminizi ödünç alabilir miyim?Can I borrow your pen for a few minutes?
Yabancı dillerden ödünç alınmış pek çok kelimeye sahip.It has a great many words borrowed from foreign languages.
Onu okumayı bitirdiğinde lütfen kitabı bana ödünç ver.Please lend me the book when you have finished reading it.
Bu kitabı temiz tuttuğunuz sürece ödünç alabilirsiniz.You may borrow this book as long as you keep it clean.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod