ödül ile cümle

ödül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, yazım yarışmasında bir ödül kazandı.He won a prize in the spelling competition.
Mary yazım yarışmasında bir ödül kazandı.Mary won a prize in the spelling competition.
Biz yazım yarışmasında ödüller kazandık.We won prizes in the spelling competition.
Onlar yazım yarışmasında ödüller kazandılar.They won prizes in the spelling competition.
Sen yazım yarışmasında ödül kazandın, değil mi?You won prizes in the spelling competition, didn't you?
John o ödülü alacak ilk kişiydi.John was the first to receive that prize.
Ben ödülümü almak için arıyorum.I'm calling to receive my prize.
Tom yarışmayı kazandığını hayal etti fakat onun ödülü çalındı.Tom dreamed that he had won the contest, but that his prize had been stolen.
O galiba ödülü alamayacak.She probably won't get the prize.
O bir ödülü hak etti.She deserved a prize.
O, ödülü hak etti.She deserved the prize.
Bir ödül var mı?Is there a reward?
Bunun için bir ödül hak ediyorsun.You deserve a reward for this.
Cömertçe ödüllendirileceksin.You will be rewarded handsomely.
Tom ödülü kazanmadı.Tom didn't win the prize.
Tom bunun için bir ödülü hak ediyor.Tom deserves a reward for that.
1971 yılında Pablo Neruda, Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı.In 1971, Pablo Neruda won the Nobel Prize in literature.
Tom'un Mary'nin ödül aldığını görmesi için burada olmaması bir utançIt's a shame Tom isn't here to see Mary receive the award.
Tom birincilik ödülü kazanmayı umuyordu.Tom was hoping to win the first prize.
Ödülü kazanmak istedim ama başaramadım.I wanted to win the prize, but failed.
O, birincilik ödülünü kazanacak.She will win the first prize.
Aslına bakarsanız Hawaii gezisini bir ödül olarak kazandım.As a matter of fact, I won the trip to Hawaii as a prize.
Tom kaybettiği köpeğinin getirilmesi için bir ödül önerdi.Tom offered a reward for the return of his lost dog.
Ödül on tane sendika üyesi arasında eşit olarak bölündü.The prize was divided equally among the ten syndicate members.
Onun son albümü, ona dördüncü Grammy ödülünü kazandırdı.His last album garnered him a fourth Grammy award.
Bir ödül alır mıyım?Do I get a prize?
Tom "En iyi öpücük" ödülünü kazandı.Tom won the award for "Best Kiss".
Tom "En İyi Erkek Performansı" ödülünü kazandı.Tom won the award for "Best Male Performance."
Mary "En İyi Kadın Performansı" ödülünü kazandı.Mary won the award for "Best Female Performance".
Onların hepsi bir ödül alacak.All of them will get a prize.
Matematikte Nobel ödülü yok.There is no Nobel Prize in mathematics.
Bu ödülü alabilmek için her şeyi yaptım.I did everything I could to obtain this prize.
İzak Rabin 1994 yılı Nobel Barış Ödülü sahibiydi.Itzhak Rabin was the Nobel Peace Prize laureate for the year 1994.
Bu yılki ödül için altı aday var.There are six nominees for this year's prize.
O, dört ödül kategorisinde aday.He is a nominee in four award categories.
Bu ödülü kazanabilmem için her şeyi yaptım.I did everything I could to win this prize.
Tom'un başına ödül kondu.Tom has a price on his head.
Tom'a ödülünü verelim.Let's give Tom his reward.
Tom, bütün sabrın için bir gün seni ödüllendireceğim.Tom, someday I'll reward you for all your patience.
Başımda işlemediğim bir cinayet için bir para ödülü var.There's a price on my head for a murder I didn't do.
Hala başımıza konmuş bir ödül var.There's still a price on our heads.
Başımıza konmuş bir ödül var.There's a price on our heads.
Tom birincilik ödülünü kazanacağına dair hiç hayal kurmadı.Tom never dreamed that he would win first prize.
Ödülümü ne zaman alırım?When do I get my reward?
Kim ödülü kazandı?Who won the prize?
O, filmdeki performansıyla bir Akademi Ödülü kazandı.She won an Academy Award for her performance in the film.
Üç çocuğun her biri bir ödül aldı.Each one of the three kids got a prize.
Tom'un bir ödül avcısı olduğundan emin misin?Are you sure Tom is a bounty hunter?
Tom konuşma yarışmasında birincilik ödülü kazandı.Tom won first prize in the speech contest.
Olimpiyat altın madalyası muhtemelen en imrenilecek spor ödülüdür.An Olympic gold medal is probably the most coveted sporting prize.
Ödül yanlış.The prize is wrong.
Elena birincilik ödülünü kazandı.Elana won first prize.
Benim ödülüm nedir?What is my prize?
O ödülü aldı.He got the prize.
Tom birçok ödül aldı.Tom has received many awards.
Ödüller verilecek.Prizes will be awarded.
Çoğu insan için ödül başka insanlardan gelir, kendilerinden değil.For most people, reward comes from other people, not from themselves.
Eğer her zaman başkalarından ödül beklersen sen bir köpek gibisin.You're like a dog if you always expect reward from others.
Tom'un meslekdaşı, araştırması için şimdi bir ödül daha aldı.Tom's colleague has just received another prize for his research.
Bilim ödülünü kazanan ödül parasını hayır kuruluşuna vermeye karar verdi.The winner of the science prize has decided to give the prize money to charity.
İlgili Sayfalar