Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Ðức Giê-hô-va phán: Ta sẽ chẳng thăm phạt về những sự ấy sao? Thần ta chẳng trả thù một nước dường ấy sao?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Enkö minä näistä tällaisista rankaisisi, sanoo Herra, eikö minun sieluni kostaisi tämänkaltaiselle kansalle?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Enkö minä tällaisista rankaisisi, sanoo Herra, eikö minun sieluni kostaisi tämänkaltaiselle kansalle?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Izali dlatego nawiedzić ich nie mam? mówi Pan; izali się nad takim narodem nie ma mścić dusza moja?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Izali dlatego nie nawiedzę ich? mówi Pan; izali się nad narodem takowym nie będzie mścić dusza moja?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?내가 이 일들을 인하여 벌하지 아니하겠으며 내 마음이 이같은 나라에 보수하지 않겠느냐 여호와의 말이니라
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?나 여호와가 이르노라 내가 어찌 이 일들을 인하여 벌하지 아니 하겠으며 내 마음이 이런 나라에 보수하지 않겠느냐
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?››내가 이 일들을 인하여 그들에게 벌하지 아니하겠으며 내 마음이 이런 나라에 보수하지 않겠느냐 여호와의 말이니라
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Moet Ik hen daarvoor niet straffen? Zal Ik een volk als dit vrijwaren van mijn vergelding?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?››Moet Ik hen voor zulke dingen niet straffen?" vraagt de HERE. "Moet Ik Mij niet wreken op een volk als dit?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?››Não hei de castigá-los por estas coisas? diz o Senhor; ou não me vingarei de uma nação tal como esta?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Ne châtierais-je pas ces choses-là, dit l`Éternel, Ne me vengerais-je pas d`une pareille nation?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?››Ne les châtierais-je pas pour ces choses-là, dit l`Éternel, Ne me vengerais-je pas d`une pareille nation?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?››¿No habré de castigarles por esto?, dice Jehovah. ¿No tomará venganza mi alma de una nación como ésta?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?"¿No habré de castigar por esto?, dice Jehovah. ¿No tomará venganza mi alma de una nación como ésta
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?¿No habré de castigar por esto?, dice Jehovah. ¿No tomará venganza mi alma de una nación como ésta
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Non dovrei forse punire queste colpe? Oracolo del Signore. Di un popolo come questo non dovrei vendicarmi
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Non dovrei forse punirli per questo? Oracolo del Signore. E di un popolo come questo non dovrei vendicarmi
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?››Să nu -i pedepsesc Eu pentru aceste lucruri, zice Domnul, să nu-mi răzbun Eu pe un asemenea popor?``
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?,,Să nu pedepsesc Eu aceste lucruri, zice Domnul, să nu-Mi răzbun Eu pe un asemenea popor?``
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Skal jeg ikke hjemsøge sligt? så lyder det fra HERREN, skal ikke min Sjæl tage Hævn over sligt et Folk?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Skulde jeg ikke hjemsøge sligt? lyder det fra HERREN; skulde min Sjæl da ikke tage Hævn over sligt et Folk?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?››Skulde jeg ikke hjemsøke dem for dette? sier Herren; skulde min sjel ikke hevne sig på et folk som dette?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Skulde jeg ikke straffe slikt, sier Herren, eller skulde min sjel ikke hevne sig på et folk som dette?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Skulde jeg ikke straffe slikt, sier Herren, skulde min sjel ikke hevne sig på et folk som dette?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?››Zdali pro takové věci nemám jich navštíviti? dí Hospodin. Zdaliž nad národem takovým nemá mstíti duše má?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Zdaliž pro takové věci nemám navštíviti? dí Hospodin. A zdali nad národem takovým nemá mstíti duše má?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Zdaliž pro takové věci nemám navštíviti jich? dí Hospodin. Zdali nad národem takovým nemá mstíti duše má?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?››Δεν θελω επισκεφθη αυτους δια ταυτα; λεγει Κυριος η ψυχη μου δεν θελει εκδικηθη εναντιον εθνους, τοιουτου;
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Δεν θελω καμει δια ταυτα επισκεψιν; λεγει Κυριος η ψυχη μου δεν θελει εκδικηθη εναντιον εθνους, τοιουτου;
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Δεν θελω καμει δια ταυτα επισκεψιν; λεγει Κυριος και η ψυχη μου δεν θελει εκδικηθη εναντιον εθνους τοιουτου;
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Неужели Я не накажу за это? говорит Господь; и не отмстит ли душаМоя такому народу, как этот?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?››Неужели Я не накажу их за это? говорит Господь; не отмстит ли душаМоя такому народу, как этот?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?››Няма ли да ги накажа затова? казва Господ; Душата Ми не ще ли въздаде на такъв народ?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Няма ли да накажа затова? казва Господ; Душата Ми не ще ли въздаде на такъв народ?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?Няма ли да накажа затова? казва Господ; И душата Ми не ще ли въздаде на такъв народ?
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?››העל אלה לא אפקד בם נאם יהוה אם בגוי אשר כזה לא תתנקם נפשי׃
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?העל אלה לא אפקד נאם יהוה אם בגוי אשר כזה לא תתנקם נפשי׃
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?העל אלה לוא אפקד נאם יהוה ואם בגוי אשר כזה לא תתנקם נפשי׃
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?أفلاجل هذه لا اعاقب يقول الرب او لا تنتقم نفسي من امة كهذه
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?››أفما اعاقبهم على هذه يقول الرب ام لا تنتقم نفسي من امة كهذه
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?أما اعاقب على هذا يقول الرب او ما تنتقم نفسي من امة كهذه
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?››耶 和 華 說 、 我 豈 不 因 這 些 事 討 他 們 的 罪 呢 . 豈 不 報 復 這 樣 的 國 民 呢
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?››耶和華 說 、 我 豈 不 因 這些 事討 他 們的罪 呢 . 豈不報復這樣 的 國民 呢
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?耶 和 華 說 、 我 豈 不 因 這 些 事 討 罪 呢 . 豈 不 報 復 這 樣 的 國 民 呢
Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹Böyle bir ulustan öcümü almayayım mı?耶和華 說 、 我 豈 不 因 這些 事討 罪 呢 . 豈不報復這樣 的 國民 呢
Doğru adam alınan öcü görünce sevinecek Ve ayaklarını kötünün kanında yıkayacak.(57:11) Возрадуется праведник, когда увидит отмщение; омоет стопы свои в крови нечестивого.
Doğru adam alınan öcü görünce sevinecek Ve ayaklarını kötünün kanında yıkayacak.(58:11) Le juste sera dans la joie, à la vue de la vengeance; Il baignera ses pieds dans le sang des méchants.
Doğru adam alınan öcü görünce sevinecek Ve ayaklarını kötünün kanında yıkayacak.Cel fără prihană se va bucura la vederea răzbunării; îşi va scălda picioarele în sîngele celor răi.
Doğru adam alınan öcü görünce sevinecek Ve ayaklarını kötünün kanında yıkayacak.Ciernie wasze pierwej niż wypuszczą tarny swoje, za zielona w gniewie Bożym jako wichrem porwane będą.
Doğru adam alınan öcü görünce sevinecek Ve ayaklarını kötünün kanında yıkayacak.Den retfærdige glæder sig, når han ser Hævn, hans Fødder skal vade i gudløses Blod;
Doğru adam alınan öcü görünce sevinecek Ve ayaklarını kötünün kanında yıkayacak.Der Gerechte wird sich freuen, wenn er solche Rache sieht, und wird seine Füße baden in des Gottlosen Blut,
Doğru adam alınan öcü görünce sevinecek Ve ayaklarını kötünün kanında yıkayacak.El justo se alegrará cuando vea la venganza, y lavará sus pies en la sangre del impío
Doğru adam alınan öcü görünce sevinecek Ve ayaklarını kötünün kanında yıkayacak.God vernietigt hen eerder dan een kookpot de hitte van het vuur van brandende dorens opmerkt.
Doğru adam alınan öcü görünce sevinecek Ve ayaklarını kötünün kanında yıkayacak.의인은 악인의 보복 당함을 보고 기뻐함이여 그 발을 악인의 피에 씻으리로다
Doğru adam alınan öcü görünce sevinecek Ve ayaklarını kötünün kanında yıkayacak.Melihat orang jahat dihukum, orang jujur bergembira, dan membasuh kakinya dalam darah orang durhaka
Doğru adam alınan öcü görünce sevinecek Ve ayaklarını kötünün kanında yıkayacak.Mielõtt megéreznék fazekaitok a tövist, mind nyersen, mind égõn elragadja azt a forgószél.
Doğru adam alınan öcü görünce sevinecek Ve ayaklarını kötünün kanında yıkayacak.Người công bình sẽ vui vẻ khi thấy sự báo thù; Người sẽ rửa chơn mình trong huyết kẻ ác.
Doğru adam alınan öcü görünce sevinecek Ve ayaklarını kötünün kanında yıkayacak.Người công_bình sẽ vui_vẻ khi thấy sự báo_thù ; Người sẽ rửa chơn mình trong huyết kẻ ác .
Doğru adam alınan öcü görünce sevinecek Ve ayaklarını kötünün kanında yıkayacak.O justo se alegrará quando vir a vingança; lavará os seus pés no sangue do ímpio.