Ana içeriğe geç
Sözlük

öbek ile cümle

öbek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Her öbek (grup) aynı zamanda birliktir.כמו כן קיימים (או היו) גם תת-ניבים בכל ניב.
Blowfish, 64-bit öbek büyüklüğüne ve 32 bit'ten 448 bit'e kadar anahtar uzunluğuna sahiptir.Blowfish (от англ. издуваща се риба) е кодиращ алгоритъм с променлива дължина на ключа до 448 бита.
Bu öbek de kendi arasında ikiye ayrılmaktaydı.Taj je stalež bio podijeljen između sebe.
Eğer oklar birbirine yakın bir öbek oluşturmamışsa hepsi birden hedef merkezine yakın olamaz.Če ne bi bile vse puščice zbrane skupaj na enem mestu, ne bi mogle biti tudi blizu sredine tarče.
Ayrıca, öbek yapısının işleyişi, onlar çok sayıda kombinasyon üretirler.전달한다는 점입니다. 또한, 구의 구조 룰이 적용되는 방식 때문에, 우리는 가능한 새로운 조합을 어마어마하게 많이 만들 수 있죠.
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekBłąd składni: Brak ';' lub bloku
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekChyba analýzy: Chybějící ';' nebo blok
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekChyba spracovania: Chýbajúca ';' alebo blok
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekEinlesefehler: Fehlendes‚ ;‘ oder fehlender Block
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekErreur d'analyse & #160;: bloc ou virgule manquant.
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekErro de processamento: Falta um ';' ou um Bloco
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekError al analizar: Falta un «; » o un bloque
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekErrore di interpretazione: manca il ';' o il blocco
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekFeldolgozási hiba: hiányzó ';' vagy blokk
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekFortolkningsfejl: Manglende ';' eller blok
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekJäsennysvirhe: merkki ';' puuttuu tai lohko
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekOntleedfout: ';' ontbreekt of falend blok.
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekRazčlenjevalna napaka: Manjka »; « ali blok
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekTolkningsfel: Saknar ";" eller block
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekΣφάλμα ανάλυσης: Λείπει ';' ή Block
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekГрешка при анализ: Липсващ знак точка и запетая (;) или блок.
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekОшибка обработки: отсутствует «; » или блок
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da ÖbekПомилка аналізу: відсутній символ «; » або блок
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da Öbekيُعرْب:: تُعرب خطأ مفقود أو منع
Ayrıştırma hatası: Kayıp ';' ya da Öbek解析エラー: ';' またはブロックが欠けています
Bir öbekteki dalların geometrisi, kimin, kime ne yaptığını anlamamız için şarttır.누가 누구에게 무엇을 했는지 알아내는데에 아주 중요한 것들이죠.
Bir öbekteki dalların geometrisi, kimin, kime ne yaptığını anlamamız için şarttır.La géométrie des branches dans une phrase structure est essentielle pour déterminer qui a fait quoi à qui.
Bir tanesi kontrol öbeğiydi. Diğeri de enzimlerle işlenmiş bir öbek.1つはバクテリアで処理
Bir tanesi kontrol öbeğiydi. Diğeri de enzimlerle işlenmiş bir öbek.하나는 기준 더미, 하나는 효소 처리된 더미,
Bir tanesi kontrol öbeğiydi. Diğeri de enzimlerle işlenmiş bir öbek.ערימה אחת הייתה ערימת בקרה, ערימה אחת טופלה באנזימים,
Bir tanesi kontrol öbeğiydi. Diğeri de enzimlerle işlenmiş bir öbek.واحدة كانت كومة تحكم، واحدة عولجت بالانزيمات
Buzun üzerinde bu şekilde öbekler de var.Het ijs heeft bulten.
Buzun üzerinde bu şekilde öbekler de var.Lód zgromadził się na tym.
Buzun üzerinde bu şekilde öbekler de var.Ten led má na sobě vybouleniny.
Buzun üzerinde bu şekilde öbekler de var. Ve burası da tabanı.얼음은 이렇게 경사가 져있습니다
Buzun üzerinde bu şekilde öbekler de var.Лід має бугорки.
Buzun üzerinde bu şekilde öbekler de var.На льду имеются неровности.
Buzun üzerinde bu şekilde öbekler de var.שיש בו כל מיני פיתולים.
Diğer daha karmaşık kural, yani yapıya dayalı kural ise, cümlenin öbek yapısı ağacının geometrisine bakar.좀 더 복잡한 룰이 있습니다. 구조 의존적인 룰이라고 부르는,
Diğer üç öbekse ölü, kararmış ve kokuşmuştu.다른 더미들은 전부 썩고, 냄새가 났는데 말이죠.
Diğer üç öbekse ölü, kararmış ve kokuşmuştu.Toiset kolme olivat elottomia, synkkiä ja löyhkääviä.
Diğer üç öbekse ölü, kararmış ve kokuşmuştu.בעוד ששלוש הערימות האחרות היו מתות, כהות ומסריחות.
Diğer üç öbekse ölü, kararmış ve kokuşmuştu.بينما الأكوام الثلاثة الأخرى كانت مينة، مظلمة و ذات رائحة كريهة
Diğer üç öbekse ölü, kararmış ve kokuşmuştu.多環芳香族炭化水素は
Doğa bu kayıpla başa çıkmayı öğrenmiş, ve dişiler şansı artırabilmek için öbek öbek yumurta bırakıyorlar.하지만, 자연은 이를 보상하는 것을 알고 있기에 암컷은 다수의 한 아름의 알을 낳습니다. 천적에 의한 피해를 극복하기 위해서죠.
Doğa bu kayıpla başa çıkmayı öğrenmiş, ve dişiler şansı artırabilmek için öbek öbek yumurta bırakıyorlar.La natura ha imparato a compensare, e le femmine depongono più covate per sopperire a queste eventualità.
Doğa bu kayıpla başa çıkmayı öğrenmiş, ve dişiler şansı artırabilmek için öbek öbek yumurta bırakıyorlar.La nature a appris à compenser cela, et les femelles ont de multiples pontes. pour battre ces probabilités.
Doğa bu kayıpla başa çıkmayı öğrenmiş, ve dişiler şansı artırabilmek için öbek öbek yumurta bırakıyorlar.Natura potrafi sobie z tym radzić, samice zakładają wiele gniazd, by przezwyciężyć te trudności.
Doğa bu kayıpla başa çıkmayı öğrenmiş, ve dişiler şansı artırabilmek için öbek öbek yumurta bırakıyorlar.Tự nhiên đã đền bù cho việc này với việc các con rùa cái đẻ rất nhiều trứng để vượt qua sự mất mát này.
Doğa bu kayıpla başa çıkmayı öğrenmiş, ve dişiler şansı artırabilmek için öbek öbek yumurta bırakıyorlar.Но природа предусмотрела это, самки производят кладки с большим количеством яиц, чтобы компенсировать утраты.
Doğa bu kayıpla başa çıkmayı öğrenmiş, ve dişiler şansı artırabilmek için öbek öbek yumurta bırakıyorlar.Природа навчилась боротись з цим: самки мають численні кладки з яйцями, аби компенсувати втрати.
Doğa bu kayıpla başa çıkmayı öğrenmiş, ve dişiler şansı artırabilmek için öbek öbek yumurta bırakıyorlar.הטבע למד לפצות על כך, ולנקבות יש מספר הטלות של ביצים על מנת להתגבר על הסיכויים האלה.
Doğa bu kayıpla başa çıkmayı öğrenmiş, ve dişiler şansı artırabilmek için öbek öbek yumurta bırakıyorlar.وقد تعلمت الطبيعة ان تعوض هذا النقص حيث ان بيوض الاناث تحوي عدة انوية .. للتغلب على تلك الصعاب.
Doğa bu kayıpla başa çıkmayı öğrenmiş, ve dişiler şansı artırabilmek için öbek öbek yumurta bırakıyorlar.メスは多数の卵巣を持っており 困難を乗り越えられるように出来ています。 しかし、人為的ストレスには対処出来ません。
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.A galaxisok nem véletlenszerűen szétszóródva helyezkednek el; hajlamosak halmazokba összeállni.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Bản thân các thiên hà không nằm ngẫu nhiên trong không gian, chúng có xu hướng co cụm lại.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Galakser selv er ikke strøget tilfældigt i rummet; de har det med at hænge i hobe.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Galaksi itu sendiri tidak terpencar secara acak di alam; mereka cenderung berkelompok.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Galaktyki występują w gromadach. Galaktyki występują w gromadach.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Galaxien selber sind nicht zufällig im Universum verstreut; sie tendieren dazu, in Clustern aufzutreten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod