Öbürleri de kralın kölelerini yakalayıp hırpaladılar ve öldürdüler.og de øvrige grebe hans Tjenere, forhånede og ihjelsloge dem.
Öbürleri de kralın kölelerini yakalayıp hırpaladılar ve öldürdüler.Weer anderen grepen de knechten van de koning en mishandelden hen. Sommigen zo erg dat ze stierven.
Öbürleri de kralın kölelerini yakalayıp hırpaladılar ve öldürdüler.y los otros tomaron a sus siervos, los afrentaron y los mataron
Öbürleri de kralın kölelerini yakalayıp hırpaladılar ve öldürdüler.οι δε λοιποι πιασαντες τους δουλους αυτου υβρισαν και εφονευσαν.
Öbürleri de kralın kölelerini yakalayıp hırpaladılar ve öldürdüler.а останалите хванаха слугите му и безсрамно ги оскърбиха и убиха.
Öbürleri de kralın kölelerini yakalayıp hırpaladılar ve öldürdüler.а останнї, взявши слуг його, знущались із них, та й повбивали.
Öbürleri de kralın kölelerini yakalayıp hırpaladılar ve öldürdüler.прочие же, схватив рабов его, оскорбили и убили их .
Öbürleri de kralın kölelerini yakalayıp hırpaladılar ve öldürdüler.והנשארים תפשו את עבדיו ויתעללו בם ויהרגום׃
Öbürleri de kralın kölelerini yakalayıp hırpaladılar ve öldürdüler.والباقون امسكوا عبيده وشتموهم وقتلوهم.
Öbürleri de kralın kölelerini yakalayıp hırpaladılar ve öldürdüler.其 餘 的 拿 住 僕 人 、 凌 辱 他 們 、 把 他 們 殺 了
Öbürleri de kralın kölelerini yakalayıp hırpaladılar ve öldürdüler.其餘 的 拿住 僕人 、 凌辱 他 們 、 把 他 們殺了
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.A drudzy mówili: Zaniechaj; patrzajmy, jeźli przyjdzie Elijasz, aby go wybawił.
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Ale jiní pravili: Nech tak, pohledíme, přijde-li Eliáš, aby ho vysvobodil.
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Ale ostatní hovorili: Nechaj tak; vidzme, či prijde Eliáš, aby mu spomohol.
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.A többiek pedig ezt mondják vala: Hagyd el, lássuk eljõ-é Illés, hogy megszabadítsa õt?
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Dar ceilalţi ziceau: ,,Lasă, să vedem dacă va veni Ilie să -L mîntuiască.``
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Die andern aber sprachen: Halt, laß sehen, ob Elia komme und ihm helfe.
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Drugi pa pravijo: Pusti, da vidimo, če pride Elija in ga reši.
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Gli altri dicevano: «Lascia, vediamo se viene Elia a salvarlo!»
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.그 남은 사람들이 가로되 가만 두어라 엘리야가 와서 저를 구원하나 보자 하더라
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Maar de anderen zeiden: "Wacht! Laten we eens zien of Elia Hem komt redden."
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Mais les autres disaient: Laisse, voyons si Élie viendra le sauver.
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Men de andra sade: »Låt oss se om Elias kommer och hjälper honom.»
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Men de andre sagde: "Holdt! lader os se, om Elias kommer for at frelse ham."
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Men de andre sa: Vent, la oss se om Elias kommer for å frelse ham!
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Mutta muut sanoivat: "Annas, katsokaamme, tuleeko Elias häntä pelastamaan".
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Nhưng kẻ khác thì lại nói rằng : Hãy để vậy , coi thử có Ê - li đến giải_cứu nó chăng .
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Nhưng kẻ khác thì lại nói rằng: Hãy để vậy, coi thử có Ê-li đến giải cứu nó chăng.
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Os outros, porém, disseram: Deixa, vejamos se Elias vem salvá-lo.
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Pero otros decían: --Deja, veamos si viene Elías a salvarlo
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Tetapi orang-orang lain berkata, "Tunggu, mari kita lihat apakah Elia datang menyelamatkan Dia!
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Οι δε λοιποι ελεγον Αφες, ας ιδωμεν αν ερχηται ο Ηλιας να σωση αυτον.
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.а другие говорили: постой, посмотрим, придет ли Илия спасти Его.
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.А другите казваха: Остави! да видим дали ще дойде Илия да Го избави.
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.Останні ж казали: Нехай: побачимо, чи прийде Ілия спасати Його.
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.ושאר האנשים אמרו הניחו לו ונראה אם יבוא אליהו להושיעו׃
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.واما الباقون فقالوا اترك. لنرى هل يأتي ايليا يخلّصه.
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.其 餘 的 人 說 、 且 等 著 、 看 以 利 亞 來 救 他 不 來
Öbürleri ise, ‹‹Dur bakalım, İlyas gelip Onu kurtaracak mı?›› dediler.其餘 的 人說 、 且 等 著 、 看 以利 亞來救 他 不 來
Öbürlerine dört ayaklı eşek yetişir. Onu da bilmeyen yayan yürürsün.حمير بأربعة أرجل كفاية لهم . من لا يركبه يمشي على رجليه .
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.Drugim pa reče, da sem slišal: Idite po mestu za njim in pobijajte; oko vaše ne prizanesi in ne usmilite se!
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.나의 듣는데 또 그 남은 자에게 이르시되 너희는 그 뒤를 좇아 성읍 중에 순행하며 아껴보지도 말며 긍휼을 베풀지도 말고 쳐서
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.Og til de andre hørte jeg ham si: Gå gjennem staden efter ham og slå ned! Vis ikke skånsel og spar ingen!
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.Og til de andre hørte jeg ham sige: "Gå efter ham ud gennem Byen og hug ned! Vis ingen Medynk eller Skånsel!
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.А тем сказал в слух мой: идите за ним по городу и поражайте; пусть не жалеет око ваше, и не щадите;
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.ולאלה אמר באזני עברו בעיר אחריו והכו על תחס עיניכם ואל תחמלו׃
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.وقال لاولئك في سمعي اعبروا في المدينة وراءه واضربوا. لا تشفق اعينكم ولا تعفوا.
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.我 耳 中 聽 見 他 對 其 餘 的 人 說 、 要 跟 隨 他 走 遍 全 城 、 以 行 擊 殺 . 你 們 的 眼 不 要 顧 惜 、 也 不 要 可 憐 他 們
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.我 耳 中聽見 他 對其餘 的 人說 、 要跟隨 他 走遍 全城 、 以 行 擊殺 . 你 們 的 眼 不 要 顧惜 、 也不 要 可 憐他們
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.A többiek a sivatagban vagy a dzsungelben vannak.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.De anderen zijn in de woestijn of in de jungle.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.De anderen... zijn in de woestijn of in de jungle.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.De andre er i ørkenen eller junglen et sted.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Die anderen sind in der Wüste oder im Dschungel.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Gli altri sono nel deserto o nella giungla.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Les autres sont dans le désert ou dans la jungle.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Los otros están por el desierto o por la jungla.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Mấy tay kia thì đang ở rừng rú hay sa mạc rồi.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Muut ovat aavikolla tai viidakossa.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Những người khác trong sa mạc hoặc rừng.