öğretmek ile cümle
öğretmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunu öğretmek zordur.Этому трудно научить.
Bunu öğretmek zordur.זה קשה ללמד.
Bunu öğretmek zordur.وهذا يصعب تدريسه.
Bunu öğretmek zordur.数学を志すかどうかに関わらず
Bu sebeple eğlence ve gösterilerin ötesinde, destanların görevi bize kayıplarla başa çıkmayı öğretmektir.Oltre a intrattenerci, la funzione del mito è insegnarci a far fronte alla perdita.
Bu sebeple eğlence ve gösterilerin ötesinde, destanların görevi bize kayıplarla başa çıkmayı öğretmektir.אז מעבר לבידור ולמופעים הפונקציה של מיתוס היא ללמד אותנו כיצד להתמודד עם אובדן.
Bu sınıf size bu projeyi oluşturmak için gerekli konseptleri öğretmek için oluşturuldu.Deze cursus is ontworpen om je de begrippen te leren die nodig zijn voor dit project.
Bu sınıfta fizikteki bazı büyük keşifleri öğreneceğiz. Size fiziğin önemli hatlarını öğretmek içinВ курсе мы используем некоторые знаковые открытия в физике чтобы изучить основные концепции физики.
Bu yüzden eğitimin ilk aşaması köpeğe ESL yi yani ikinci dil olarak İngilizceyi öğretmek gerek.그러니까 훈련할 때 제일 먼저 할 일은 개에게 외국어를 가르치는 것이지요. 제2외국어로서의 영어를 말이지요.
Bu yüzden eğitimin ilk aşaması köpeğe ESL yi yani ikinci dil olarak İngilizceyi öğretmek gerek.Also ist der erste Schritt, dem Hund EaF beizubringen -- Englisch als Fremdsprache.
Bu yüzden eğitimin ilk aşaması köpeğe ESL yi yani ikinci dil olarak İngilizceyi öğretmek gerek.Así que lo primero es enseñarle al perro a entender nuestro idioma a entender el español.
Bu yüzden eğitimin ilk aşaması köpeğe ESL yi yani ikinci dil olarak İngilizceyi öğretmek gerek.Az első lépés a képzésben megtanítani a kutya-ESL -t -- az angolt, mint második nyelvet.
Bu yüzden eğitimin ilk aşaması köpeğe ESL yi yani ikinci dil olarak İngilizceyi öğretmek gerek.Deci, prima etapă din dresaj este să învăţăm câinele o limbă străină.
Bu yüzden eğitimin ilk aşaması köpeğe ESL yi yani ikinci dil olarak İngilizceyi öğretmek gerek.Dlatego pierwszą fazą tresury jest nauczenie psa języka... Języka angielskiego jako obcego.
Bu yüzden eğitimin ilk aşaması köpeğe ESL yi yani ikinci dil olarak İngilizceyi öğretmek gerek.Dus is de eerste stap in training om de hond een nieuwe taal te leren: Engels als tweede taal.
Bu yüzden eğitimin ilk aşaması köpeğe ESL yi yani ikinci dil olarak İngilizceyi öğretmek gerek.La première étape est donc de lui apprendre l'anglais ou la langue de son maitre.
Bu yüzden eğitimin ilk aşaması köpeğe ESL yi yani ikinci dil olarak İngilizceyi öğretmek gerek.Portanto, a primeira etapa do treino é ensinar ISL ao cão — Inglês como Segunda Língua.
Bu yüzden eğitimin ilk aşaması köpeğe ESL yi yani ikinci dil olarak İngilizceyi öğretmek gerek.Quindi il primo passo nell'addestramento è insegnare al cane
Bu yüzden eğitimin ilk aşaması köpeğe ESL yi yani ikinci dil olarak İngilizceyi öğretmek gerek.Επομένως, το πρώτο στάδιο στην εκπαίδευση είναι να διδάξουμε στο σκύλο τη γλώσσα του ιδιοκτήτη του.
Bu yüzden eğitimin ilk aşaması köpeğe ESL yi yani ikinci dil olarak İngilizceyi öğretmek gerek.Така че първият етап при обучението е да се научи кучето на АВЕ... английски като втори език.
Bu yüzden eğitimin ilk aşaması köpeğe ESL yi yani ikinci dil olarak İngilizceyi öğretmek gerek.Так, что первый этап в дрессировке, это научить собаку английскому - английскому как второму языку.
Bu yüzden eğitimin ilk aşaması köpeğe ESL yi yani ikinci dil olarak İngilizceyi öğretmek gerek.אז השלב הראשון באילוף הוא ללמד את הכלב מיומנות הקשבה לאנגלית אנגלית כשפה שנייה.
Bu yüzden eğitimin ilk aşaması köpeğe ESL yi yani ikinci dil olarak İngilizceyi öğretmek gerek.لذا فالمرحلة الأولي في التدريب هي تعليم الكلب الإنجليزية كلغة ثانية -- الإنجليزية كلغة ثانية.
Bu yüzden eğitimin ilk aşaması köpeğe ESL yi yani ikinci dil olarak İngilizceyi öğretmek gerek.第二言語としての、英語です。 そして、食べ物をおとりに使うのです。
Çocuk: Ebeveynlerimiz cahiller ve biz onlara okuma yazma öğretmek istiyoruz."A szüleink írástudatlanok, meg akarjuk tanítani őket írni-olvasni."
Çocuk: Ebeveynlerimiz cahiller ve biz onlara okuma yazma öğretmek istiyoruz. KBS:地元の学校で開かれた集会と青空演劇を通して
Çocuk: Ebeveynlerimiz cahiller ve biz onlara okuma yazma öğretmek istiyoruz.아이: 우리 부모는 문맹입니다. 읽고 쓰는 것을 가르쳐 드리고 싶어요.
Çocuk: Ebeveynlerimiz cahiller ve biz onlara okuma yazma öğretmek istiyoruz."Naši rodičia sú negramotní a my ich chceme naučiť čítať a písať"
Çocuk: Ebeveynlerimiz cahiller ve biz onlara okuma yazma öğretmek istiyoruz.Nasi rodzice nie umieją czytać.
Çocuk: Ebeveynlerimiz cahiller ve biz onlara okuma yazma öğretmek istiyoruz.ילד: ההורים שלנו לא יודעים קרוא וכתוב ואנחנו רוצים ללמד אותם.
Çocuk: Ebeveynlerimiz cahiller ve biz onlara okuma yazma öğretmek istiyoruz.طفل: أبآونا أميون ونحن نريد أن نعلمهم القراءة والكتابة.
Çocuklara kola ve turta-tostun kahvaltı olmadığını öğretmek zorundayız.Dobbiamo insegnare ai ragazzi che la Coca Cola e le merendine Pop Tarts non sono una colazione.
Çocuklara kola ve turta-tostun kahvaltı olmadığını öğretmek zorundayız.아이들에게 가르쳐야만 합니다. 콜라나 팝타츠는 결코 아침식사가 아니라는 것을요.
Çocuklara kola ve turta-tostun kahvaltı olmadığını öğretmek zorundayız.Meg kell tanítanunk a gyerekeknek, hogy a Cola és a Pop Tarts nem reggeli.
Çocuklara kola ve turta-tostun kahvaltı olmadığını öğretmek zorundayız.Musimy nauczyć dzieci, że cola i ciastka to nie śniadanie.
Çocuklara kola ve turta-tostun kahvaltı olmadığını öğretmek zorundayız.Otroke moramo naučiti, da Cola in Pop Tarts zavitki niso zajtrk.
Çocuklara kola ve turta-tostun kahvaltı olmadığını öğretmek zorundayız.Ta phải dạy cho trẻ em rằng Coke và Pop Tarts không phải bữa sáng.
Çocuklara kola ve turta-tostun kahvaltı olmadığını öğretmek zorundayız.Temos que ensinar às crianças que Coca-Cola e bolachas com recheio não são um pequeno-almoço.
Çocuklara kola ve turta-tostun kahvaltı olmadığını öğretmek zorundayız.Tenemos que enseñar a los chicos que Coca Cola y Pop Tarts no son un desayuno.
Çocuklara kola ve turta-tostun kahvaltı olmadığını öğretmek zorundayız.Trebuie sa-i invatam pe copii ca, Coca-Cola si Pop Tarts nu reprezinta micul dejun.
Çocuklara kola ve turta-tostun kahvaltı olmadığını öğretmek zorundayız.We moeten kinderen leren dat Coke en Pop Tarts geen ontbijt zijn.
Çocuklara kola ve turta-tostun kahvaltı olmadığını öğretmek zorundayız.Wir müssen Kindern beibringen, dass Cola und Plunderteilchen kein Frühstück sind.
Çocuklara kola ve turta-tostun kahvaltı olmadığını öğretmek zorundayız.Мы должны научить детей что кола и сладкие магазинные тосты - это не завтрак.
Çocuklara kola ve turta-tostun kahvaltı olmadığını öğretmek zorundayız.Трябва да научим децата, че кока-колата и шоколадовите кексчета не са закуска.
Çocuklara kola ve turta-tostun kahvaltı olmadığını öğretmek zorundayız.אנחנו צריכים ללמד ילדים שקולה ופופ טארטס אינם ארוחת בוקר.
Çocuklara kola ve turta-tostun kahvaltı olmadığını öğretmek zorundayız.يجب علينا تعليم الأبناء أن الكولا وفطائر البوب ليست بافطار
Çocuklara kola ve turta-tostun kahvaltı olmadığını öğretmek zorundayız.コーラやポップターツは 朝食ではないと 白砂糖の入った食べ物を食べる習慣があると
Çocuklara, ormanları korumayı öğretmek için... ...okullar inşa etti.A construit şcoli pentru a-i învăţa pe copii să aibă grijă de pădure.
Çocuklara, ormanları korumayı öğretmek için... ...okullar inşa etti.Anh đã xây dựng trường học để dạy trẻ em biết chăm sóc rừng
Çocuklara, ormanları korumayı öğretmek için... ...okullar inşa etti.Buduje szkoły żeby uczyć dzieci troski o dżunglę.
Çocuklara, ormanları korumayı öğretmek için... ...okullar inşa etti.Er baute Schulen um den Kindern zu lehren den Wald zu pflegen.
Çocuklara, ormanları korumayı öğretmek için... ...okullar inşa etti.Ha contruído escuelas para enseñar a los niños a cuidar el bosque.
Çocuklara, ormanları korumayı öğretmek için... ...okullar inşa etti.Ha costruito scuole per insegnare ai bambini a curarsi della foresta.
Çocuklara, ormanları korumayı öğretmek için... ...okullar inşa etti.Hij heeft scholen gebouwd om kinderen te leren zorgen voor het bos.
Çocuklara, ormanları korumayı öğretmek için... ...okullar inşa etti.Il a construit des écoles pour apprendre aux enfants à prendre soin de la forêt.
Çocuklara, ormanları korumayı öğretmek için... ...okullar inşa etti.그는 학교를 세워 아이들에게 숲을 보호하는 것을 가르쳤습니다.
Çocuklara, ormanları korumayı öğretmek için... ...okullar inşa etti.Он строит школы, чтобы учить детей заботиться о лесе.
Çocuklara, ormanları korumayı öğretmek için... ...okullar inşa etti.Той построил училища, за да учи децата да се грижат за гората.
Çocuklara, ormanları korumayı öğretmek için... ...okullar inşa etti.הוא בנה בתי ספר כדי ללמד את הילדים לדאוג ליער.
Çocuklara, ormanları korumayı öğretmek için... ...okullar inşa etti.قام ببناء مدارس لكي يعلم الأطفال رعاية الغابة.